Bir başbakanın ilk günü: Andy Burnham’ın ilk vaadi, sokakta uyumayı bitirmek

Andy Burnham sabah güne erken saatlerde bir evsizler barınağına gidip mantar doğrayarak başladı. Ardından Kral Charles’dan başbakanlık görevini aldı. Akşamına hükümetini belirlemeye başlamış, ilk uluslararası temaslarını yapmıştı bile. İşte o ilk günün öyküsü.

Dünya 21 Temmuz 2026

Andy Burnham’ın günü, Londra’nın merkezindeki bir evsizler barınağını ziyaret ederek başladı; burada mantar doğradı ve kahvaltı hazırlayan diğer yardımcılarla sohbet etti.

Birkaç saat sonra, artık takım elbise ve kravat giymiş halde, Buckingham Sarayı’nın altın yaldızlı ihtişamında Kral III. Charles ile el sıkıştı. Cuma günü iktidardaki İşçi Partisi’nin lideri olarak atanan Burnham, kralın hükümet kurma talebini kabul ederek, on yıllık olağanüstü bir çalkantıdan sonra İngiltere’nin yedinci başbakanı oldu.

The New York Times’ın haberine göre, Burnham’ın evsizlere yardım kuruluşuna yaptığı sabah erken saatlerdeki ziyareti, ülkeye öncelikleri hakkında bir sinyal göndermek ve sosyal sorunlarla mücadele etme ve İngiliz siyasetini yeniden şekillendirme sözünü vurgulamak için tasarlanmış gibi görünüyordu.

Tören ve törenlerle dolu bir günde, Burnham, Başbakanlık binası ve konutu olan Downing Street 10 numaranın önünde yaptığı kısa bir konuşmada, “yaptığım her şeyin merkezine insanların bakımını koyacağım” sözünü verdi. İngiltere’nin en üst düzey görevine gelmesini, son kırk yıldır özelleştirmeyi ve ülkeyi sanayisizleştirmeyi destekleyen bir dizi neoliberal hükümetin izlediği yönü değiştirmek için bir “dönüm noktası” olarak nitelendirdi.

Burnham, sabah erken saatlerde bir evsizler barınağında kahvaltı hazılanmasına yardım etti.

Başbakan, Downing Street’te halka şöyle seslendi: “Biliyorum ki evdeki insanlar siyasetten bıkmış durumda. Sizi duyuyorum ve size karşı dürüst olmak istiyorum: Yeterince iyi değildik ve daha iyi olmalıyız. Olacağız da.”

Burnham’ın İngiliz siyasetinde en üst göreve yükseliş hızı dikkat çekici. Bu yılın başlarında, Başbakan Keir Starmer’a meydan okumak için ihtiyaç duyduğu parlamento koltuğuna aday olmasının engellenmesiyle Downing Street’e giden yolu tıkanmış gibi görünüyordu. Ancak Mayıs ayında İskoçya, Galler ve İngiliz belediyelerinde yapılan ve İşçi Partisi açısından felaket niteliğindeki seçimlerin ardından, Starmer pes etmek zorunda kaldı ve Burnham’ın özel bir seçime katılmasına izin verdi – ve bu seçimi ezici bir şekilde kazandı.

Bu durum, 2024’te genel seçimleri kazanmasından sadece iki yıl sonra popülaritesi neredeyse tamamen yok olan Starmer’ın yerini almak için onu en güçlü konuma getirdi.

Destekçileri, popülist sağcı parti Reform U.K.’nin bir yıldan fazla bir süredir kamuoyu anketlerinde önde olmasına rağmen, seçmen desteğinin yaklaşık %25’ini elinde tuttuğu bir dönemden sonra, Burnham’ın partisinin şansını yeniden canlandıracağını umuyor.

Burnham’ın yükselişi, seçmenlerin Avrupa Birliği ile bağlarını kopardığı 2016’daki Brexit oylamasıyla başlayan siyasi çalkantı döneminin ardından geldi. Konuşmasında, İngiltere’nin ilk doğma büyüme Katolik başbakanı olan Burnham, durgunlaşan yaşam standartlarından bıkmış ve değişim için sabırsızlanan seçmenlerin üzerindeki yükü hafifletmek için hızla önlemler açıklayacağını söyledi.

“İnsanlara şimdi biraz nefes alma alanı vereceğim” sözünü veren Burnham, bu önlemlerin nasıl finanse edileceğini önümüzdeki günlerde açıklayacağını söyledi. Ayrıca, bu yılın sonlarında ülke için 10 yıllık bir plan önereceğini de belirtti.

Kralla sohbet.

Günün erken saatlerinde Keir Starmer başbakan olarak son kez sahneye çıktı. Kısa bir veda konuşmasında, “Görevim bitti,” diyerek “iyi niyetle ve gülümseyerek” ayrıldığını söyledi.

Pazartesi akşamına kadar, Burnham kabinesini kurmaya başlarken, Starmer’ın en yakın müttefiklerinin çoğu hükümetten uzaklaştırılmıştı. Sürpriz bir atamayla, eski savunma bakanı John Healey, kabineden ayrılan Rachel Reeves’in yerine, ülkenin maliyesini denetleyen kritik bir görev olan Maliye Bakanlığı görevine getirildi.

Siyasi tecrübesi olan Healey, güvenilir bir isim olarak görülüyor ve Başbakan Tony Blair’in hükümetinde Hazine Bakanlığı’nda genç bir bakan olarak görev yapmıştı. Healey, Haziran ayında savunma bakanlığı görevinden istifa ederek, İngiliz askeri harcamalarında önerilen artışın yetersiz olduğunu savundu; bu da Starmer’ın liderliğini istikrarsızlaştırdı.

Yeni görevinde Healey, İngiliz silahlı kuvvetlerini modernize etmek için gereken parayı bulmak zorunda kalacak. Ancak atanması, bu görevin, İşçi Partisi’nde Reeves’ten daha solcu olarak görülen Ed Miliband’a verilebileceği yönündeki spekülasyonlardan endişe duyan bazı finans piyasalarındaki kişileri rahatlatabilir.

Eski bir İşçi Partisi lideri olan Miliband, dışişleri bakanı olarak atanırken, Shabana Mahmood içişleri bakanlığı görevini korudu; bu da Burnham’ın yasal ve yasadışı göçle mücadele çabalarını büyük ölçüde desteklediğinin bir işareti. Starmer döneminde başbakan yardımcısı olan David Lammy ise hükümetten ayrılacağını açıkladı. Burnham’ın ayrıca Starmer’ın enerji gündeminin bazı yönlerini değiştirmesi bekleniyor. İşçi Partisi’nin genel başkan yardımcısı ve Burnham’ın yakın müttefiki Lucy Powell, Pazar günü yaptığı açıklamada, Burnham’ın Kuzey Denizi gazı ve petrolüne Starmer’dan “daha pragmatik bir yaklaşım” sergileyeceğini söyledi, ancak “Bunun bir politika değişikliği değil, daha çok vurgu değişikliği olduğunu düşünüyorum” diye ekledi.

Başkan Trump, Pazar günü Truth Social’da yaptığı bir paylaşımda, enerji politikasındaki beklenen değişikliği -abartılı olsa da- memnuniyetle karşılamış gibi göründü. İskoçya’nın Aberdeen liman kentindeki insanların, “Yeni Başbakan Andy Burnham’ın paha biçilmez Kuzey Denizi petrolünü tamamen kullanıma açacağını söylemesi üzerine sokaklarda dans ettiklerini” iddia etti.

Downing Street’ten yapılan açıklamaya göre, Burnham, Trump’la başbakan olduktan kısa bir süre sonra görüştü. Görüşmenin özetine göre, Burnham, başkanı Dünya Kupası’nın ortak ev sahipliğindeki başarısından dolayı tebrik etti. Ayrıca, son dokuz yıldır Büyük Manchester Belediye Başkanı olan Burnham, Trump’ı şehre bir ziyaret için davet etti.

Konuşmasında Burnham, hemen somut bir yeni politika açıkladı ve evsizlik anlamına gelen İngilizcede kullanılan “sokakta uyuma” durumuna son vereceğini söyledi. Bu, iddialı ve bazılarına göre imkansız bir hedef, ancak Burnham’ın kalbine yakın bir hedef; Büyük Manchester Belediye Başkanı olarak geçirdiği dokuz yıl boyunca yıllık maaşının %15’ini evsizlere yardım kuruluşlarına bağışladı.

Burnham, belediye başkanlığı döneminde de evsizliğe son vereceğine söz vermişti. Şehrindeki sokakta uyuyanların sayısı 2020 yılına kadar önemli ölçüde azaldı, ancak Manchester gazetesi The Mill’de bu yılın başlarında yayınlanan bir raporda, son dört yılda istikrarlı bir şekilde arttığı belirtildi.

Pazartesi sabahı evsizler barınağında Burnham bu konuya değindi.

“Her gece 600 yataklık bir program yürütüyorduk, buna ‘Her gece bir yatak’ diyorduk,” diye anlattı, “ve bunu çeşitli yollarla finanse ediyorduk. Ama bunu yapan tek yer bizdik ve tek yer sizseniz sayıları azaltamazsınız.”

Diğer evsizlerin de Manchester’a, sunulan destek nedeniyle geldiğini söyledi.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.