ABD’den Suudilere nükleer santral şartı: İbrahim Antlaşmalarına katıl

ABD ile Suudi Arabistan arasında barışçıl nükleer iş birliği anlaşması imzalandı. ABD Başkanı Donald Trump anlaşmanın onayını Suudi Arabistan'ın İsrail ile normalleşmeyi öngören İbrahim Anlaşmaları'na katılması şartına bağladı.

Dünya 23 Temmuz 2026

ABD Enerji Bakanı Chris Wright ve Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman, iki ülke arasında “barışçıl nükleer iş birliği anlaşması” ile “ikili güvence anlaşması” imzaladı.

ABD Enerji Bakanlığı tarafından duyurulan anlaşmaya göre ABD’li nükleer şirketlerinin Suudi Arabistan’da reaktörler inşa etmek için harekete geçecek.

Ancak ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan’ın hiç beklemediği bir maddeyi bu anlaşmanın arasına sıkıştırdı.

Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“ABD Enerji Bakanlığı ile Suudi Arabistan arasında imzalanmakta olan Sivil Nükleer Anlaşma İran ve BAE’nin halihazırda sahip olduğu gibi yalnızca sivil kullanımla ilgili olup onaylanacaktır”

“Ancak bu anlaşma Suudi Arabistan’ın son derece saygın ve başarılı İbrahim Anlaşmaları’na katılmasına tamamen bağlıdır. ABD, sivil (zenginleştirilmemiş) nükleer tesislere karşı değildir.”

İsraille diplomatik ilişkilere normalleşme ve ticareti şart koşan İbrahim Anlaşmaları’na katılımı zorunlu bir şart olarak sunan Trump’a, Suudi Arabistan’dan bir yanıt henüz gelmedi.

On milyarlarca dolar değerindeki anlaşma Suudi Arabistan’ın kendi nükleer reaktör yakıtını zenginleştirmesinin de önünü açıyor.

ABD Enerji Bakanı Wright, anlaşmanın iki ülke arasındaki ticari ilişkileri güçlendirme, ABD’de refahı ve müttefiklerin güvenliğini sağlama taahhüdünü yansıttığını ifade etti.

Wall Street Journal’da yer alan bilgilere göre anlaşmanın kritik bir parçası ABD ve Suudi tarafının ortaklaşa yürüteceği bir inceleme sonucunda gerekli görülmesi halinde, ABD şirketlerinin Suudi Arabistan’da bir uranyum zenginleştirme tesisi kurmasına izin veriyor.

Buna rağmen ABD Başkanı, uranyumun Suudi Arabistan içinde zenginleştirilmeyeceğini vurguladı.

Nitekim Wright, anlaşmanın nükleer güvenlik ve silahların yayılmasını önleme konusunda en yüksek standartları içerdiğini belirtti. 

Beyaz Saray’ın bu yıl Kongre’ye sunduğu üç sayfalık raporda da uranyum zenginleştirme ve plütonyumun yeniden işlenmesi konularındaki olası iş birliğinin ABD’nin güvenlik çıkarlarını ilerleteceği ve Washington’a, Riyad’ın programı üzerinde daha fazla denetim imkanı vereceği savunulmuştu.

Bu anlaşmaya İsrail ve ABD Kongresi’nden art arda tepkiler gelse de, anlaşmayı durdurmak için yeterli olmadı.

Kongre’ye gönderilen anlaşmanın engellenebilmesi için veteroyu aşacak bir çoğunluk gerekiyor.

Söz konusu adım, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın nükleer programını yok etme ve nükleer silahların yayılmasını önleme gerekçesiyle Orta Doğu’da askeri operasyonlar yürüttüğü bir dönemde atıldı.

Anlaşmanın ABD firmalarının rakip ülkelerin aktif olduğu bölgede konumlanmasına yardımcı olması bekleniyor.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.