Güllü’nün kızı için ağırlaştırılmış müebbet istendi

Yalova'da sanatçı Güllü'nün evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmesine ilişkin hazırlanan iddianamede tutuklu Tuğyan Ülkem Gülter'in annesini önceden planlayarak pencereden attığı öne sürüldü. 

Gündem 2 Ağustos 2026
Bu haber 2 ay önce yayınlandı

Yalova’da evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden Gül Tut’un (Güllü) ölümüne ilişkin iddianame hazırlandı. Güllü’nün tutuklu kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakkında “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

Sanatçının ölümünden önce dijital ortamda seri katil ve suçlu bulma oyunları incelediği, olay gecesi ise 7 saniyelik sessizliğin ardından kaçış planları yaptığı belirlendi.

İlk aşamada olayın kaza olduğunu söyleyip daha sonra vicdan azabıyla cinayeti itiraf eden tek tanık Sultan Nur Ulu hakkında ise “Yalan Tanıklık” suçundan ayrı bir iddianame hazırlandı.

İddianamede neler yer aldı?

İddianameye göre Gül Tut, 26 Eylül 2025 gecesi saat 01:26 sıralarında Yalova’nın Çınarcık ilçesindeki evinde, kızı Tuğyan’a ait odanın penceresinden düştü.

Sanatçının 18,17 metre yükseklikten beton zemine çarptığı, kafatası ve omur kırıkları ile çok sayıda iç organ ve büyük damar yaralanmasına bağlı iç kanama sonucu hayatını kaybettiği belirlendi.

Toksikoloji incelemesinde Gül Tut’un kanında 3,53 promil alkol tespit edilirken, kullanılan ilaçların toksik seviyede olmadığı ve zehirlenerek öldürüldüğüne ilişkin tıbbi delil bulunmadığı bildirildi.

Sabah’ın haberine göre savcılığın değerlendirmesine göre Tuğyan Ülkem Gülter, olay gecesi arkadaşı Sultan Nur Ulu’dan annesinin çok sevdiği “Malkata” isimli roman havasını açmasını istedi.

Şarkının, Gül Tut’un banyodan çıktığı sırada cep telefonundan başlatıldığı belirlendi. Müziği duyan Gül Tut’un “O ne?” diyerek kızının odasına geldiği, odadakilerle birlikte müziğe eşlik ettiği ve bir süre roman havası oynadığı kaydedildi.

Savcılık, şarkının özellikle Gül Tut’u olayın meydana geldiği odaya getirmek amacıyla açıldığını ve bunun tasarlanan eylemin bir parçası olduğunu belirtti.

İddianamede, olay anına ait kamera ses kayıtları üzerinde İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından ayrıntılı inceleme yapıldığı belirtildi.

Bilirkişi raporunda, düşmenin hemen öncesinde genç bir kadın sesi tarafından alaycı ve neşeli bir tonla “Hadi görüşürüz” dendiğinin değerlendirildiği aktarıldı.

Savcılık, bu sözün Tuğyan Ülkem Gülter tarafından söylendiği kanaatine vardı. İddianamede, şüphelinin bu sözlerin hemen ardından annesini kalça altından iki eliyle kavradığı, ayaklarını yerden keserek pencereden aşağı attığı ileri sürüldü.

Olay sırasında odada bulunan Sultan Nur Ulu’nun soruşturmanın ilk aşamalarında Gül Tut’un alkollü olduğunu ve pencereden düştüğünü söylediği, ancak daha sonra verdiği ifadede olayın farklı şekilde gerçekleştiğini anlattığı belirtildi.

Sultan Nur Ulu, Gül Tut’un yüzü pencereye dönük halde bulunduğu sırada Tuğyan’ın annesini kalça altından iki eliyle kavradığını, ayaklarını yerden keserek aşağı attığını söyledi.

Tanığın avukatıyla yaptığı kayda alınmış telefon görüşmesinde de “Tuğyan’ın yaptığı şeylerin bedelini ödemek istemediğini” ve savcılığa giderek gerçekleri anlatacağını söylediği tespit edildi. Savcılık, bu ses kaydının tanığın sonradan verdiği ifadesini desteklediğini değerlendirdi.

İddianamede Tuğyan Ülkem Gülter’in olaydan aylar önce annesinin ölmesini istediğini gösterdiği ileri sürülen çok sayıda mesaj ve tanık anlatımına yer verildi.

3 tanık, Tuğyan’ın kendilerine annesini “bir gün camdan atıp öldüreceğini” söylediğini öne sürdü. Bir başka tanık ise şüphelinin annesi veya kendisinden birinin öleceği yönünde sözler sarf ettiğini anlattı.

Şüphelinin yakınlarına gönderdiği mesajlarda “Bıktım bu annemden”, “Gebersin”, “Bu kadın ölsün”, “Ölmüyor, ne zaman?” ve “Ona büyük bir şey yapacağım” şeklinde ifadeler kullandığı belirtildi.

Tuğyan’ın olaydan yaklaşık iki ay önce eski erkek arkadaşına “Annem birazdan kendini atıyor” şeklinde mesaj gönderdiği de iddianamede yer aldı.

Savcılık, bu mesajı şüphelinin eylemine ilişkin “zihinsel hazırlık sürecinin” göstergelerinden biri olarak değerlendirdi.

Ağırlaştırılmış müebbet istendi

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı; mesaj kayıtları, tanık anlatımları, ses çözümleri, bilirkişi raporları ve olay sonrasındaki davranışları birlikte değerlendirerek Tuğyan Ülkem Gülter’in annesini önceden tasarlayarak öldürdüğünü bildirdi.

Savcılık, tutuklu şüphelinin “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti.

Yalan tanıklık iddianamesi

Olay anında evde bulunan ve dosyanın tek tanığı olan Sultan Nur Ulu hakkında ise Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “Yalan Tanıklık” suçundan ayrı bir iddianame hazırlandı.

İlk ifadesinde Gül Tut’un alkollü olduğunu ve ayağının kayarak pencereden düştüğünü beyan eden Ulu’nun, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında vicdan azabı çektiğini belirterek ifadesini değiştirdiği aktarıldı.

Cinayeti tüm çıplaklığıyla itiraf eden Ulu, ilk aşamada gerçeği sakladığı ve adli makamları yanılttığı gerekçesiyle Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanacak. Ayrıca Ulu hakkında uygulanan ev hapsi şeklindeki adli kontrol tedbiri de kaldırıldı.

Bilirkişi incelemesi

Bilirkişi incelemesinde, olay anına ait kamera ses kayıtlarında Gül Tut’un yere düşmesinden önce üç farklı darbe sesi duyulduğu saptandı. İlk darbe sesinin ardından odada bulunan iki kişiden yedi saniye boyunca herhangi bir kurtarma refleksi veya bağırma sesinin gelmemesi, olayın ani bir kaza olmadığına işaret eden bulgular arasında gösterildi. Olay yerinde yapılan incelemelerde zeminde kayganlaştırıcı madde bulunmadığı, maktulün yükseklik korkusu olduğu ve geriye doğru düşmesi için dışarıdan bir kuvvet uygulanmasının gerektiği raporlandı.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.