Ünlü Süleymancılar Cemaatinin liderine ve cemaate bağlı 33 şirkete operasyon yapıldı; şirketler arası para trafiği MASAK raporlarına konu edildi. Nakşibendiliğin bir kolu olan Süleymancılar için İçişleri Bakanı, "Merkezlerini Köln'e taşımaya hazırlanıyorlardı, operasyonu yaptık" dedi.
Türkiye’nin çoğu zaman sessiz ve perde arkasında iş görmeyi tercih eden ama önde gelen dini yapılanmalarından biri olan Süleymancılar Cemaati perşembe sabahı bir polisiye operasyonla sarsıldı. Polisin operasyonlarında, Nakşibendiliğin kollarından biri olan bu cemaatin lideri Alihan Kuriş dahil 30 kişi gözaltına alındı. Operasyonu sıradışı yapan şey bir dini cemaate yönelik olmasından çok, bu dini cemaatin şirketlerinin ve o şirketler arasındaki para trafiğinin suç kapsamına alınması.
Savcılık tarafından yapılan açıklamada açık bir suç tarifi yer almadı ama açıklamanın içeriğinden esas hedefin cemaatin 33 şirketi, bu şirketlerin birbirleriyle ilişkileri ve para trafiğinin suç kapsamına alındığı anlaşılıyor. Bazı şirketlere orada gerçek bir ticari faaliyet olmadığı halde ciddi para girişleri olmuş, savcılık bunlar için bir MASAK raporu hazırlatmış.
Türkiye’de askeri darbe dönemleri dışında dini cemaatlere böyle polisiye operasyon yapılması, FETÖ hariç pek bilinen ve rastlanan bir şey değil. Türkiye’deki bütün dini cemaatlerin parayla ve ticaretle ilişkisinde ise karanlık yönler olduğu, cemaatlerin özellikle kayıt dışı olarak topladığı bağışları bir zenginliğe dönüştürdüğü bilinen şeyler ama bunlara MASAK aracılığıyla, polis ve savcılık eliyle bakıldığı pek görülmedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Alihan Kuriş’in liderliği yaptığı Süleymancılar cemaatine 17 ilde operasyon düzenlendi.
Suç örgütü kurma iddiasıyla yapılan operasyonda 49 kişi hakkında gözaltı kararı verildi, Kuriş ile birlikte 30 kişi gözaltına alındı. Toplam 123 adreste arama ve el koyma tedbirlerinin uygulandığı öğrenildi. Söz konusu adreslerin 43’ü doğrudan ev, 80’i ise 33 şirkete ait farklı yerlerden oluştu.
Dosyanın örgütlü mali suçlar kapsamında yürütüldüğü, şüphelilere yöneltilen iddialar arasında yolsuzluk, kara para aklama, yüksek sermayeli şirketler üzerinden olağan dışı nakit hareketleri oluşturma ve milyarlarca liralık ticari hacme ilişkin usulsüzlüklerin bulunduğu belirtildi.
Soruşturma dosyasında bazı şirketlerin sermaye yapıları ile gerçekleştirdikleri para hareketleri arasında olağan dışı ilişkiler bulunduğunun değerlendirildiği kaydedildi.
Soruşturma kapsamında Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan mali analizlerin de incelemeye alındığı öğrenildi.
Dosyadaki iddialara göre, örgütle bağlantılı olduğu değerlendirilen bazı kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar liranın üzerinde para hareketinin yurt dışına çıkarıldığı yönündeki tespitler araştırılıyor.
Yurt dışı kaynaklı para transferlerinin de mercek altına alındığı, para trafiğinde İsrail bağlantılı hareketler bulunduğu yönündeki iddiaların da soruşturma kapsamında araştırıldığı ifade edildi.
Süleymancılar tarikatına yönelik operasyonda gözaltına alınan isimler arasında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Gökçen de yer aldı. Gökçen geçmişte Hakimler ve Savcılar Kurulu üyesi olarak da görev yapmıştı.
Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre “suç örgütü kurma ve yönetme”, “suç örgütüne üye olma”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık”, “vergi usul kanununa muhalefet” suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, şüpheliler ve suç örgütüne ait şirketler hakkında MASAK raporu hazırlandı.
MASAK raporuna göre, örgüte ait şirketlerin birçoğunun 2020’den sonra finansal işlem hacimlerinin belirgin şekilde arttığı, şirketlerin bölünme ve devir işlemi gerçekleştirdiği, şirket bölünmelerinde oldukça yüksek sermayeyle yeni şirket kurulduğu, kurulan yeni şirketlerin bölünmeyi gerçekleştiren şirketlerden farklı ilde ve bölünen şirketten farklı faaliyet alanlarına sahip olduğu tespit edildi.
Raporda, bazı şirketlerin sermaye dışında herhangi bir kaynağının bulunmadığı, aktif ticaret yapılmadığı ancak söz konusu sermayeyle bağlı ortaklıklar kaleminin finanse edildiği, suç örgütünün bu yöntemle şirketlerin kayıtlarına ulaşılmasını engellemeyi ve finansal işlemlerinin takibini zorlaştırmayı amaçladığı kaydedildi.
Şirketlerin çoğunda çeşitli ödeme kuruluşları aracılığıyla transfer alımlarının tespit edildiği aktarılan raporda, şirketlerde yüksek nakit sirkülasyonunun bulunduğu, ortakları tarafından şirketlere kaynağı izaha muhtaç yüksek miktarda nakit girişleri gerçekleştirildiği ve şirket ortakları tarafından şirketlerin sermaye artırımlarında bu nakit girişlerinin kaynak olarak kullanıldığı belirtildi.
Raporda ayrıca şirket hesaplarına yatırılan yüksek tutarların, analiz konusu şirketlere dikkat çekici şekilde aktarıldığı, ödeme kuruluşlarından gelen transferlerden ve nakit yatırılan tutarlardan çeşitli şirketlere yüksek miktarda para transferleri gerçekleştirildiği aktarıldı.
Şirketlerin mal alım-satım kayıtlarında diğer tüzel kişilerle yüksek meblağda işlem yapıldığının gözlemlendiği kaydedilen raporda, çeşitli tüzel kişilerle yüksek meblağda mal alım-satım işlemlerinin bulunmasının sahte faturalaşma açısından dikkat çekici olduğu, şirket hesaplarında kayıtlarla uyumsuz şekilde yurt dışında bulunan çeşitli şirketlerden döviz cinsi transfer girişlerinin bulunduğu, şirketlerden bazılarının yüksek vergisel iadeler aldığı ve finansal işlemlerin organize şekilde çalışılması sonucunda gerçekleştirilmiş olabileceği tespitlerine yer verildi.
Bu kapsamda, Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik İstanbul, Ankara ve Antalya başta olmak üzere 17 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi.
Operasyon kapsamında bir kısmı yurt dışında olduğu tespit edilen 49 şüphelinin gözaltına alınmasına, şüphelilere ait 43 adresle 33 şirkete ait 80 adreste arama el koyma işlemi yapılmasına karar verildi.
Operasyonlarda, 49 şüpheliden, aralarında Alihan Kuriş’in de bulunduğu 30’u gözaltına alınırken, 9’unun yurt dışında olduğunun tespit edildiği, 10’unun yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği bildirildi.
Soruşturmada suç örgütüyle ilişkili olduğu değerlendirilen şirketler şöyle:
1.ELF Yapı Anonim Şirketi
2.Altun Mimarlık İnşaat Ticaret Anonim Şirketi
3.Güldeniz İnşaat Anonim Şirketi
4.Ardeniz Emlak Anonim Şirketi
5.Garanti Gayrimenkul Geliştirme Ticaret Limited Şirketi
6.Arden Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
7.ŞMS Kopuz Gıda Pazarlama ve Sanayi Ticaret Anonim Şirketi
8.Tasfiye Halinde TEB Denizcilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
9.Özgür Giyim Tekstil Ürünleri Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi
10.Armine Giyim Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
11.Hisar Sağlık Hizmetleri Eğitim-Araştırma ve Tıbbi Cihazlar İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
12.Ayakkabı Dünyası Kundura Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
13.Akdeniz Toros Et ve Et Mamülleri Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketi
14.İstanbul Hisar Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi
15.MKM Taş Ocağı Hafriyat İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
16.Perka Yapı İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi
17.Günso İnşaat Gıda Eğitim ve Yurt Hizmetleri Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi
18.Seli Kaynak ve Meyve Suları İşletmeleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi
19.MKM Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
20.Asya Otomotiv ve Tekstil Pazarlama Ticaret Limited Şirketi
21.MKM Elektronik Ekipmanları ve Güvenlik Sistemleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi
22.Seli Turizm Otelcilik İnşaat Ticaret Anonim Şirketi
23.Ada Nakış Desen Dokuma Giyim İmalat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi
24.Verona Ev Tekstil Ürünleri Ticaret ve Pazarlama Anonim Şirketi
25.Ada Dokuma İmalat Sanayi Ticaret Limited Şirketi
26.Güleryüz Kuyumculuk Turizm ve Otomotiv Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
27.Asya Süs Bitkileri Fidancılık ve Tarım İşletmeleri Pazarlama Ticaret Limited Şirketi
28.Sakarya Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Yönetici Anonim Şirketi
29.Han Yapı Grubu Mühendislik Mimarlık İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
30.Bolu Yıldız Eğitim İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
31.Doğu Marmara Avrupa Birliği İş Geliştirme Merkezi (ABİGEM) Anonim Şirketi
32.Göknur Gıda Maddeleri Enerji İmalat İthalat İhracat Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi bu sabah başlatılan Süleymancılar odaklı soruşturmayla ilgili “Köln şehrinde 70 milyon dolarlık yatırımla dev bir genel merkez inşa ettiklerini biliyoruz. Tüm faaliyetlerini oraya taşımayı planlıyorlardı” dedi.
Bakan Çiftçi operasyonla ilgili şunları söyledi:
“Dün akşam (12 Ağustos) Adalet Bakanı’mızla (Akın Gürlek) da konuyu değerlendirip bu sabah operasyon için düğmeye bastık.
* Alihan Kuriş 2016 yılında bu örgütün başına geçti, daha doğrusu bu akımın başına geçti ve o tarihten itibaren faaliyetlerini çok daha büyük bir gizlilik içinde yürüttüler.
* Almanya’nın Köln şehrinde 70 milyon dolarlık (yaklaşık 3 milyar 344 milyon lira) yatırımla dev bir genel merkez inşa ettiklerini biliyoruz. Bu bina tamamlandığında tüm faaliyetlerini oraya taşımayı planlıyorlardı. Örgütün finansal ayaklarına yönelik olarak uzun süredir üzerinde çalışılan bir operasyondu.”
Cemaatin temelleri Süleyman Hilmi Tunahan’ın, 1920 yılında Daru’l-Hilafeti’l-Aliyye medresesinde Kur’an öğretmenliğiyle başlar. 1924 yılında Tevhîd-i Tedrîsât Kanunu’nun çıkmasıyla medrese usulü eğitim yasaklanır. Tunahan, Müderrisler Cemiyeti’nin kaldırılması üzerine bir araya gelen 520 müderrisle toplanarak, orada hazır olan herkesin, memleketin her tarafında bir-iki öğrenci okutmak suretiyle İslam’ı öğretmelerini öğütledi.
Öğretmenliği bırakıp İstanbul vaizliğine atanan Tunahan bu sırada Gedikpaşa ve Lüleburgaz gibi yerlerde topladığı öğrencileri işçi olarak göstererek onlara ders verdi. Bu faaliyeti nedeniyle 1939 yılında üç, 1944 yılında ise sekiz gün gözaltında tutuldu. 1943 yılında vaizlik yetkisi elinden alındı.
1949’da Kur’an kurslarının açılmasına yasal olarak izin verildi. Tunahan 1951 yılında Çamlıca’da cemaatin ilk Kur’an kursunu açtı. 1950’lerde değişen siyasi koşullar sayesinde cemaat hızla diğer şehirlere yayıldı. Tunahan’ın öncelikli hedefi, Türkiye’deki eğitim sisteminin sekülerleşmesine karşı öğrencilerine dinî eğitim vermekti. Tunahan’ın başlangıçta karşı çıktığı İmam Hatip okullarından İmam-Hatip Okulu mezunlarıyla gerginlikler yaşanmasına yol açmıştır. “Süleymancı” ismi de bu dönemden kalmadır.
Tunahan’ın ölümünden sonra cemaatin liderliğine damadı Kemal Kacar geçmiştir. 1966 yılının Ocak ayında Cemaat Kur’an Kursları Kurma, Koruma ve İdame Ettirme Dernekleri Federasyonu’nu kurdu.
17 Ekim 1971 tarihinde yayımlanan Kur’an Kursu Yönetmeliği gereğince, Kur’an Kursu derneklerinin inşa ettirdiği Kur’an kursu binalarıyla yeni yapılacak binaların Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredilmek istenmesi cemaat arasında huzursuzluk yarattı. Bunun üzerine dernekler Kur’an kursuyla birlikte orta, lise ve yüksek öğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilere yardım etmeyi amaç edinip adını Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Dernekleri şeklinde değiştirdi.
Cemaat, Federasyonun adını 26 Nisan 1980 tarihinde Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Dernekleri Federasyonu şeklinde değiştirdi. Cemaat 1971 yılından sonra ilk öğrenci yurtlarını inşa ederek Millî Eğitim Bakanlığı bünyesindeki öğrencilere hizmet eden bir konuma geldi. Cemaat, aynı zamanda Almanya’daki Türk işçilere din eğitimi verilmesi konusunda Türk Diyaneti’nin alamadığı izni Alman hükûmetinden 1974 yılında aldı.
12 Eylül Darbesi sonrası cemaatin önde gelen isimleri yargılandı. 1983 yılında Antalya Cumhuriyet Savcılığı, bu kişileri halifelik ve şeriat kanunlarına uygun bir hükûmet kurmak istemek ve yasadışı Kur’an kursları açmakla suçladı. Kemal Kacar ve Ali Ak ikişer yıl hapis cezasına çarptırıldı. Dernekler yasaklandı ve mal varlıklarına el konuldu. Ancak bir yıl sonra karar bozuldu.
1986 yılında cemaatin Türkiye’de Kur’an kursları için 1.000’den fazla binası ve yurtdışında 215 İslami kültür merkezi vardı. Kemal Kacar’ın 2000 yılında ölümü üzerine cemaatin başına Tunahan’ın torunu bir dönem Mesut Yılmaz hükümetinde Ulaştırma Bakanlığı da yapmış olan Arif Ahmet Denizolgun geçti. Denizolgun’un 2016 yılındaki ölümünün ardından cemaatin lideri, Tunahan’ın bir başka torunu 34 yaşındaki Alihan Kuriş oldu. 2017 yılı itibarıyla Türkiye genelinde yaklaşık 900 civarında dernek ve bu derneklerce işletilen 1300 civarında yurt ve pansiyon 20 civarında vakıf ve 30’un üzerinde şirketle yurt içinde ve yurt dışında organize durumdalar ve yıl içinde tahmini ortalama 100.000 öğrenciye İslami eğitim veriyorlar.