Dün güne Instagram’daki çok güzel bir paylaşımla başladım.
Trabzonspor kulübünün yaptığı bir paylayışımdı.
Bu sezon sosyal medya kullanımına en başarılı giren kulüp Trabzonspor oldu.
Paylaşımdaki hikayenin başını iyi bildiğim için çok hoşuma gitti ve “Bravo Trabzonspor’a” dedim içimden.
Bir de Türk Hava Yollarına bravo dedim.
Ben de o hikayeyi sizle paylaşayım.

Hikaye Liverpool’da başlıyor.
Liverpool’un harika bir taraftarı var.
Adı Isaac Kearney.
2018 doğumlu, yani 8 yaşında.
Wolf-Hirschhorn sendromu adı verilen ender bir genetik durumla doğmuş.
Tam bir Liverpool fanı.

Onu dünyaca tanınmış hale getiren olay; Liverpool’un iki oyuncusu, Muhammed Salah ve Virgil Van Dijk’in, okuluna sürpriz bir ziyaret yapması oldu.
Daha sonra Isaac, Liverpool’un AXA Spor Eğitim Merkezine davet edildi.
Orada teknik direktör Arne Slot ve futbolcularla tanıştı.
Antremanı izledi.
Bu futbolcularla buluşma videosu sosyal medyada paylaşılınca büyük olay haline geldi ve bütün dünya Liverpool fanı bu çocuğu tanıdı.
O medyada gördük ki Isaac Liverpool’un bütün futbolcularını tanıyor ve onlara isimleriyle “Merhaba” diyordu.
Bu paylaşım 122 milyon görüntülenme ve 12 milyon sosyal medya etkileşimi aldı.
Böylece Isaac bir anda kulübün sembolü haline geldi.
O videonun en sıcak anı Isaac’in Muhammed Salah’a “Hi Salah”(Merhaba Salah) deyip, çak yaptığı sahneydi.
Salah Muhammed artık Trabzonspor futbolcusu.
Ve Trabzonspor harika bir şey yaptı.
Isaac ve ailesini Trabzon’a davet etti.
Yolculuklarını Türk Hava Yolları sağladı.
Isaac geldi ve Trabzon’da Muhammed Salah’la buluştu birbirlerine sarıldılar.
Trabzonspor’un antremanını da izledi.
Isaac daha uçakta gelirken üzerine Trabzonspor formasını giydi.
Trabzon’da hep üstünde bu formayla gezdi.
Evet dün beni en çok duygulandıran olay işte buydu…
Kapkaranlık bir siyasetin üzerimize çöktüğü şu günlerde içime güneş gibi doğdu.
Isaac’in Liverpool’daki paylaşımını iki üç kaç defa ağlayarak seyrettim.
Başka paylaşımlar vardı onları da gördüm.
Dünden beri Instagram’da sık sık karşıma geliyor ve her defasında gözlerim yaşarıyor.
Sulu gözüm. Kolay ağlıyorum.
Bu paylaşımı bir çok arkadaşıma gönderirken kendi kendi kendime düşündüm.
Bunun yanına hangi emojiyi koymalıyım.

İçimde bir ağlama duygusu da var ama basit bir ağlama emojisi koyamazdım.
Benimki biraz da bu videonun bana verdiği güzel duyguya sevinme vardı.
Öyleyse bir gülücük mü?
Yoksa, iki damla gözyaşı ile gülen bir yüz mü…
“Gözlerim yaşarıncaya kadar güldüm” emojisi yani…
Yoksa iki elin dua gibi birleştiği “Çok teşekkür ederim” emojisi mi…
Bu kararsızlık içinde bir duygu bocalaması yaşarken imdadıma New York Times gazetesi yetişti.
İki gün önce harika bir “Emojiler sosyolojisi” yazısı yayınlamıştı.
Okurum diye bir yere kaydetmiştim.
Okumaya başladım.
Gazete Google Android uygulaması üzerinden kullanılan 665 milyon emojiyi incelemiş.
Ve çok ilginç bir sonuç çıkmış.

2025’e kadar yazışmalarda gençlerin en çok kullandığı emoji, gözünde iki damla gözyaşı ile gülen yüz emojisiymiş.
Kahkahadan gözümden yaş geldi anlamına gelen bir emoji bu.
İkincisi ise, hafif eğik bir yüzde kısık gözler, bir sırıtma ifadesi ve dudakların kenarına kondurulmuş iki damla gözyaşı…
“Gülmekten yerlere yatıyorum” anlamında kullanılıyor.
Daha güçlü bir kahkaha anlamına geliyor.
Sonuncusu ise gülen bir yüz üzerinde gözlerin altında aşağı doğru inen çok kalın iki çizgi halinde akan gözyaşı…
Ben onu hep ağlama emojisi olarak biliyordum.
Meğer gençler arasında sevinç gözyaşları, neşe gözyaşları anlamına geliyormuş.
Kahkahadan ağlıyorum emojisiymiş.
Bence karışık, hatta karmaşık bir emoji.
Ancak 2025 yılında bu sonuncusu, yani karmakarışık dediğim emoji bütün ötekileri geçip, birinci sıraya yerleşmiş.
Yani bir yandan oluk oluk akan gözyaşı bir yandan gülen bir yüz.
Sanki tiyatro sanatının sembolü olan gülen ve ağlayan maskeler aynı yüze monte edilmiş.
Sanki Isaac’in paylaşımını izlerken bende yarattığı duygunun ifadesi.
Bir yandan sevginin getirdiği gözyaşları…
Umut…
Ama bir tarafımda da hüzünlü bir şey var.
Engelli çocuklar, büyükler bende hep bu hüznü de beraberinde getiriyor.
Düşündüm, bu emojinin yanına bir emoji daha eklemem gerekiyor duygusuna kapıldım….
Galiba onun cevabı da New York Times araştırmasında vardı.
Bu yıl 4 numarada kırmız kalp emojisi var.
O da karmaşık bir emoji.
Aşk da var…
Sevgi de…
Sevgiline de gönderebilirsin.
“Seni seviyorum” diyebileceğin herkese de…
Bu hünsa karakteri yüzünden mesajlaşmalarda çok yanlış anlamalara da yol açabilen tehlikeli bir emoji bu.
Benim sabahki duygumla hiç alakası yok.
Karar veremedim…

Yine imdadıma New York Times’daki yazı yetişti.
2025 yılında bütün emojiler arasında en hızla yükseleni “Solmuş bir gül” emojisiymiş.
Geçen yıl en çok kullanılan emojiler sıralamasında 93’üncü sıradaymış ama kullanımı bir yılda yüzde 190 artmış.
Bu emoji, hızla ortasından kırılmış kırmızı kalp (Kırık kalp) şeklindeki emojinin yerini alıyormuş.
Bu yeni emojinin anlamları şöyle anlatılıyor:
“Hüzün, kalp kırıklığı, ayrılık, kayıp veya bir şeyin sona ermesi…”
“Karşılıksız aşk” veya “Özlem” duygusunu da ifade edebiliyormuş.
Sonunda iki emoji ile anlatabildim derdimi.
Oluk oluk akan gözyaşları, gülen bir yüz…
Yanına zarif biçimde kondurulmuş solmuş bir gül.
Birincisi beni sevinçten ağlatacak kadar güzel bir olay anlamında.
İkincisi, ama bunun yanında küçük bir çocuğun dünyaya böyle bir sorunla gelmesinin bende bıraktığı hüzün.
İkisi de çok insani…
21’inci Yüzyılın lanetlenmiş kaderinin bizlerdeki izdüşümü sanki…
Benimki oldu mu…
Bana göre oldu da, size göre de oldu mu…
Galiba emojilere hepimiz kendimize göre bir anlam veriyoruz.
O nedenle ne zaman bir emoji kullansam aklımda hep şu şüphe oluyor:
Acaba karşıdaki ne demek istediğimi anladı mı?..
Ne olursa olsun emojiler artık günlük küresel dilimizin vazgeçemeyeceğimiz bir parçası.
Emoji dilinin kurlarını “Z Kuşağı” belirliyor.
Çünkü en çok emoji kullanan nesil, 1997-2012 yılları arasında doğanlar.
Yani hangi emojilerin daha çok kullanılacağına, hangi anlamlarla yükleneceğini, davranışları ile bu kuşakta 18-19 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yönlendiriyor.
Bugün dijital sözlükte kullanılan 3500 emoji varmış.
Yazışmalarda mesajlaşmalarda, sosyal medya paylaşımlarında kullandığımız emojilerin yüzde 36’sı listedeki en çok kullanılan 10 emojiymiş.
Yani günlük dil gibi emoji dilimizi de çok kısıtlı bir vokabülerle konuşuyoruz.
Ama bu 10 emoji, hepimizin bütün duygularını anlatabileceğimiz güçte…
Çoğu kez tek emoji yeterli olmuyor.
İşte o zaman siz de benim gibi bir “Emoji kokteyli” yapın.
Ama birine kırmızı kalp gönderirken dikkat edin.
İki defa düşünün….
19 Ağustos 2026 - Türklerin ve Kürtlerin yüzde kaçı ‘Konuşan kafa’ kafasında?