Gelecek Partisi, delegelerin katılımıyla gerçekleştirilen kongrede yapılan oylamayla resmen feshedildi. Partiden yapılan açıklamada, "Bugün aldığımız karar bir vazgeçiş değil; inandığımız değerleri ve siyasetin ahlaki zeminini koruma iradesidir" dendi.
Gelecek Partisi, delegelerin katılımıyla gerçekleştirilen kongrede yapılan oylamayla resmen feshedildi. Partiden yapılan açıklamada, “Gelecek Partimizin siyasi faaliyetlerine son verme ve partimizi feshetme kararını resmen almış bulunuyoruz. Bugün aldığımız karar bir vazgeçiş değil; inandığımız değerleri ve siyasetin ahlaki zeminini koruma iradesidir” dendi.
Partinin kongresinde delegelerimin katılımıyla oylama yapıldı. Parti, oylama sonucunda resmen feshedildi.
Kongrenin ardından yapılan açıklamada, Gelecek Partisi’nin siyasi faaliyetlerine son verme ve partiyi feshetme kararı alındığı belirtilerek bugün aldığımız karar bir vazgeçiş değil; inandığımız değerleri ve siyasetin ahlaki zeminini koruma iradesidir” denildi.
Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“22 Ağustos 2026 (Bugün) tarihinde gerçekleştirdiğimiz fesih kongremizde; delegelerimizin katılımıyla yaptığımız oylama sonucunda Gelecek Partimizin siyasi faaliyetlerine son verme ve partimizi feshetme kararını resmen almış bulunuyoruz. Bizler, Gelecek Partisini nasıl samimiyetle, vakarla ve büyük bir heyecanla kurduysak; bugün de aynı samimiyet, vakar, ortak akıl, ortak irade ve izzetle kapatıyoruz. Bugün aldığımız karar bir vazgeçiş değil; inandığımız değerleri ve siyasetin ahlaki zeminini koruma iradesidir.”
Partinin siyasi faaliyetlerinin sonlanacağına ilişkin karar Ahmet Davutoğlu tarafından Temmuz 2026’da duyurulmuştu. Davutoğlu 29 Temmuz’da X hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, siyasetin kirlendiğini ve parti kurullarıyla yaptıkları değerlendirmede kirlenmiş siyasetin bir parçası olmak istemedikleri için Gelecek Partisi’ni feshetme kararı aldıklarını bildirmişti.
Davutoğlu’nun kararını açıkladığı metinden öne çıkanlar şu ifadeler olmuştu:
• Merkezi ve yerel yönetimlerde karşı karşıya bulunduğumuz yolsuzluk iddiaları, çürümüşlüğün tek bir siyasi kimliğe değil, bütün bir siyaset kurumuna sirayet etmiş olduğunu ortaya koymuştur.
• Milletvekili ve belediye başkanı transferleri ile kayyum uygulamalarının artık günlük siyasi pratikler haline gelerek normalleşmesi, halkın sandıkta ortaya koyduğu iradeyi anlamsızlaştıran, demokrasi ahlakına ve milli irade kavramına vurulan büyük bir darbedir.
• Siyaset kirlenmekte, ahlaklı insanların siyasette kalmasının maliyeti her geçen gün artmakta ve milletimizin geleceğe ilişkin karamsarlığı derinleşmektedir.
• Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” ile birlikte kuvvetler ayrılığı ilkesinin zayıflaması, denge ve denetim mekanizmalarının tümüyle ortadan kalkması ile güçlenen otoriterleşme eğiliminin hızlanması sonucunda zaten büyük zaaf gösteren çoğulcu demokratik hukuk düzeni yerini kalıcı bir otoriter yapıya bırakabilir.
• Biz, bir otoriterliğin başka bir otoriterlikle; bir kayırmacılığın başka bir kayırmacılıkla, bir yolsuzluğun başka bir yolsuzlukla yer değiştirmesini değişim olarak görmüyoruz. Bu, bir teslimiyet kararı değildir. Bu, ahlaki bir mesafe koyma kararıdır. Bu, siyasetten vazgeçiş değil; herkese, siyaseti yeniden düşünme çağrısıdır.