Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesi 9 senedir tutuklu olan iş insanı Osman Kavala'nın mahkum edildiği suçların Avrupa İnsan hakları Sözleşmesince korunan eylemler olduğuna, Kavala'nın mahkumiyetinin geçersiz olduğuna hükmetti. Karar kesin ve itiraz edilemiyor.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi AİHM Büyük Dairesi Osman Kavala’nın hak ihlaliyle ilgili başvurusunda karar açıkladı. AİHM Büyük Dairesi 17 yargıçtan 15’inin oyuyla Türkiye’nin AİHS’yi ihlal ettiğine karar verdi. İki yargıç karara karşı oy kullandı.
Mahkeme ifade özgürlüğünü düzenleyen 10. madde ile toplantı ve dernek kurma özgürlüğünü düzenleyen 11. maddenin ihlal edildiğine karar verdi. Adil yargılanma hakkını düzenleyen 6. maddenin 1. fıkrası, özgürlük ve güvenlik hakkını düzenleyen 5. maddenin 1. fıkrası ve haklara getirilen sınırlamaların amacıyla ilgili 18. maddenin de ihlal edildiği belirtildi.
AİHM ayrıca, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının koşullu salıverilme imkânı olmaksızın uygulanmasının AİHS’nin işkence ve insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele yasağını düzenleyen 3. maddesine aykırı olduğuna karar verdi.
Mahkeme, Kavala’nın tutukluluğunun 10 Aralık 2019’dan bu yana bütünüyle keyfi olduğunu belirtti. AİHM, bu sürenin Sözleşme’de öngörülen meşru amaçlardan herhangi birini izleyen makul gerekçelere dayanmadığını kaydetti.
Kavala’nın, adil yargılanma hakkının ağır biçimde ihlal edildiği bir yargılama sonucunda verilen cezanın infazı kapsamında tutulmasının da AİHS kapsamında “hukuka uygun” kabul edilemeyeceği belirtildi.
AİHM, ihlallerin ağırlığı ve bunlara son verilmesinin acil olması nedeniyle Türkiye’nin Kavala’nın “mümkün olan en kısa sürede” serbest bırakılmasını sağlaması gerektiğine hükmetti.
Mahkeme ayrıca Türkiye’nin, Kavala hakkında alınan önlemlerin sonuçlarını ortadan kaldırmak ve tespit edilen ihlalleri etkili biçimde gidermek için mümkün olan en kısa sürede gerekli tüm önlemleri alması gerektiğini belirtti.
AİHM, Kavala’nın mahkûmiyetinin Sözleşme hukuku bakımından geçersiz kabul edilmesi gerektiğini bildirdi.
Mahkeme, Kavala’nın 25 Nisan 2022’de Gezi Parkı olaylarıyla ilgili suçtan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldığını, kararın 28 Aralık 2022’de istinaf mahkemesi, 28 Eylül 2023’te ise Yargıtay tarafından onandığını hatırlattı.
AİHM’ye göre Kavala’nın mahkûmiyeti, Sözleşme tarafından korunan özgürlüklerin kullanılmasına ilişkin eylemlere dayandırıldı. Mahkeme, iç hukuk mahkemelerinin Kavala’nın üçüncü kişilerin gerçekleştirdiği şiddet eylemlerine doğrudan katılımını ortaya koymadan, kamuoyu tartışmalarına katılması, sivil toplum girişimlerine destek vermesi ve Gezi Parkı eylemlerine yönelik faaliyetlerini ağır bir suçun maddi unsurlarıyla eşleştirdiğini belirtti.
AİHM, bu yaklaşımın Kavala’ya “açıkça orantısız ve keyfi” bir cezai sorumluluk yüklediği sonucuna vardı.
Mahkeme, Kavala hakkında yürütülen ceza yargılamasında yargılamanın adilliği ile mahkemelerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı açısından ciddi eksiklikler bulunduğunu belirtti.
Kararda, Türkiye’de yargı sisteminin bağımsızlığını zayıflatan daha geniş bir yapısal bağlama da dikkat çekildi. AİHM, bu eksikliklerin Kavala’nın adil yargılanma hakkının özünü zedelediğini ifade etti.
Mahkeme ayrıca kararın, siyasi muhalifler, insan hakları savunucuları ve gazetecilerin kapsamı geniş yorumlanan ceza hükümleri üzerinden tutuklanması ve yargılanmasıyla bağlantılı daha geniş bir bağlamın parçası olduğunu belirtti.
Kavala’nın susturulmak istendiği sonucuna vardı
AİHM, Kavala hakkında yürütülen ceza soruşturması, tutukluluk ve mahkûmiyetin esas olarak başka bir amaç taşıdığı sonucuna vardı.
Mahkemeye göre bu tedbirler, Kavala’yı Gezi Parkı eylemlerindeki rolü ve bir insan hakları savunucusu olarak görüşlerini ifade etmesi nedeniyle cezalandırmayı ve susturmayı amaçladı.
AİHM, Kavala’nın iç hukukta verilen bir beraat kararına ve kendisiyle ilgili ciddi ihlaller tespit eden iki bağlayıcı AİHM kararına rağmen özgürlüğünden uzun süre yoksun bırakılmasının hukuk devleti açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu belirtti.
Karar 15’e karşı 2 oyla alındı. Bosna Hersek temsilcisi yargıç Faris Vehabović ve Türkiye’yi temsil eden Saadet Yüksel karara karşı oy kullandı. İki yargıç ortak karşı oy yazarken Yüksel ayrıca ayrı bir karşı oy da kaleme aldı. Karşı oyların gerekçeleri kararın ekinde yer aldı.
AİHM, Türkiye’nin Kavala’ya manevi zarar karşılığında 70 bin avro, yargılama giderleri ve masraflar için ise 43 bin 342,57 avro ödemesine karar verdi.
Büyük Daire kararları kesin nitelik taşıyor. AİHM’nin kesin kararları, uygulanmasının denetlenmesi için Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne gönderiliyor.
Osman Kavala 18 Ekim 2017’den bu yana kesintisiz olarak cezaevinde tutuluyor.
İş insanı ve insan hakları savunucusu Kavala insan hakları, kültür, sosyal çalışmalar, tarihsel uzlaşma ve çevrenin korunması alanlarında faaliyet gösteren çok sayıda sivil toplum kuruluşu ve sivil toplum hareketinin kuruluşunda yer aldı.
Kavala hakkında AİHM daha önce de karar vermişti. Mahkeme, 10 Aralık 2019 tarihli kararında Kavala’nın tutukluluğuna dayanak gösterilen şüphelerin makul olmadığına ve tutukluluğun devamının AİHS’ye aykırı olduğuna karar vermişti.
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin başvurusu üzerine AİHM, 11 Temmuz 2022’de verdiği kararında Türkiye’nin 2019 tarihli karara uyma yükümlülüğünü yerine getirmediğine hükmetmişti.
Bugünkü Büyük Daire kararı Aralık 2019 sonrasında yaşanan gelişmeleri inceledi ve Kavala’nın tutukluluğu ile mahkûmiyetinin AİHS’ye aykırı olduğu sonucuna vardı. Mahkeme önceki kararlarındaki tespitlerini de teyit etti.
Kavala’nın başvurusu 18 Ocak 2024’te AİHM’ye yapıldı. 16 Aralık 2025’te AİHM İkinci Dairesi davayı Büyük Daire’ye gönderdi. Duruşma ise 25 Mart 2026’da Strasbourg’daki İnsan Hakları Binası’nda yapıldı.
AİHM Büyük Dairesi, Kavala davasında aralarında MLSA’nın da bulunduğu çok sayıda uluslararası ve ulusal kuruluşun üçüncü taraf (amicus curiae) olarak yazılı görüş sunduğunu belirtti. Büyük Daire önündeki sürece müdahil olan kuruluşlar arasında şunlar yer aldı:
European Criminal Bar Association
Rights Defenders Initiative (RDI)
İnsan Hakları Ortak Platformu (İHOP)
Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA)
European Association of Administrative Judges (AEAJ)
European Association of Judges (AEJ)
Judges for Judges Foundation
Magistrats européens pour la démocratie et les libertés (MEDEL)
Büyük Daire’nin kararı olması nedeniyle Türkiye’nin karara itiraz yolu da kapanmış oldu. AİHM Büyük Daire söz konusu yargı organının en üst mahkemesi. Bu nedenle AİHM sözleşmesine taraf ülke olan Türkiye’nin Kavala için itiraz yolları tükendi.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Osman Kavala hakkında verdiği yeni kararı açıkladı. AİHM Başkanı Mattias Guyomar, tespit edilen ihlallerin ciddiyetine dikkat çekerek Türkiye’nin Kavala’yı mümkün olan en kısa sürede serbest bırakması gerektiğini bildirdi.
Kararda Kavala’nın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ihlal edilmemiş olsaydı bulunacağı hukuki duruma getirilmesi istendi. AİHM, Kavala hakkındaki mahkûmiyet kararının Sözleşme hukuku bakımından hükümsüz ve geçersiz sayılması gerektiğini belirtti.