Alzheimer devrimi: Hastalığı 7 yıl önce teşhis etmenin bir yolu bulundu

Norveç'te yapılan bir araştırma, Alzheimer teşhisini kesinleştiren beyinde plak oluşumundan 7 yıl önceden başlayarak yapısal değişimler olduğunu gösterdi. Böylece hastalığın erken teşhisi mümkün olacak, ilaç tedavileriyle hastalığın gelişimi yavaşlatılabilecek.

Popüler 3 Eylül 2026

Yeni yapılan çarpıcı bir araştırma, beyin görüntüleme yöntemlerinin Alzheimer hastalığıyla bağlantılı değişimleri araştırmacıların daha önce tahmin ettiği tarihten en az 7 yıl daha erken ortaya çıkarabileceğini gösteriyor. Oslo Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden bilim insanlarının liderlik ettiği bu heyecan verici çalışma, alanın saygın yayınlarından Nature Neuroscience dergisinde yayımlandı.

Çalışmanın sonuçları, günümüzde Alzheimer görüntülemesinde “altın standart” kabul edilen yöntemlerin (Amyloid-PET taramaları), hastalıkla ilişkili en erken beyin değişimlerini yakalamada yetersiz kalabileceğine işaret ediyor. Bu değişimler, beyinde oluşan amiloid plak birikimleriyle ilgili süreçleri de kapsıyor. Araştırmacılar, söz konusu plaklar taranan beynin üzerinde henüz gözle görülür hale gelmeden en az 7 yıl önce beyinde yapısal değişikliklerin başladığını tespit etti.

Çalışmanın başaraştırmacısı James Michael Roe, bulguları şöyle özetliyor:

“Günümüzde Alzheimer’ın en erken belirtilerini tespit etmek için kullanılan PET taramalarında yüksek düzeyde plak görülmeden yıllar önce, beyinde yapısal değişimlerin meydana geldiğini saptadık.”

Araştırmanın yürütüldüğü dönemde Oslo Üniversitesi Yaşam Boyu Beyin ve Bilişsel Değişimler Merkezi’nde (LCBC) doktora sonrası araştırmacı olarak görev yapan Roe, günümüzde Cercare Medical’de Uluslararası Bilimsel Lider olarak çalışmalarını sürdürüyor.

Erken Teşhiste Yeni Bir Dönem Başlayabilir

James Michael Roe’ye göre elde edilen sonuçlar, hastalıkla ilgili süreçlerin bugün kullanılan en hassas görüntüleme yöntemleriyle bile tespit edilemeden çok önce beyinde gelişmeye başladığını gösteriyor.

Roe, “Bugüne kadar beyin taramalarında tespit edilen en erken sinyali yakaladık. Bu durum, henüz hiçbir hastalık belirtisi ortaya çıkmadan önce süreci takip etmek ve çok daha erken teşhis koyabilmek açısından son derece faydalı olabilir” ifadelerini kullanıyor.

Bilim insanları bu çok erken değişimleri gün yüzüne çıkarabilmek adına, düzenli olarak beyin emarları (MR) çekilen sağlıklı bireyleri yaklaşık 20 yıl boyunca adım adım takip etti. Bu denli uzun bir dönemi kapsayan görüntüleme verileri, ekibin plakların ilk ne zaman tespit edilebilir hale geldiğini ve hangi katılımcılarda zamanla bu plakların oluştuğunu kesin olarak belirlemesini sağladı.

Ardından araştırmacılar, katılımcıların son 10 yılda çekilen MR taramalarını geriye dönük olarak incelemeye aldı. İlerleyen yıllarda beyninde plak oluşan kişilerdeki yapısal değişimler ile plak oluşmayan kişilerin beyin değişimleri kıyaslandı.

LCBC Başkanı ve Psikoloji Bölümü Profesörü Anders Martin Fjell, elde edilen sonucu şöyle değerlendiriyor:

“Bu çalışmanın en çığır açıcı yönü; Alzheimer’ın bilinen en erken belirtisi sayılan plak birikiminin ilk işaretlerinden bile yıllar önce beyinde yapısal değişimler bulmuş olmamızdır. Üstelik bu kişiler bilişsel olarak son derece sağlıklı, normal yaşamına devam eden yaşlı bireylerdi. Burada benzersiz olan nokta, ilk taramada plak görünmeden önceki yıllarda beyin yapısındaki değişimleri inceleyebilmiş olmamızdır.”

Alzheimer’ın En Erken Evrelerini Yeniden Düşünmek

Prof. Dr. Fjell, Alzheimer hastalığının tedavi edilmesinin hâlâ son derece zor olduğuna dikkat çekiyor. Bunun en büyük nedenlerinden biri; hastalığın yaşlanma süreciyle iç içe geçmesi ve muhtemelen birden fazla farklı biyolojik faktörden etkilenmesi.

Fjell, “Bu bulgular, hastalığın en erken evresi kabul edilen ve zihinsel/bilişsel belirtiler ortaya çıkmadan uzun yıllar önce başlayan plak birikiminden bile daha önce gerçekleşen birtakım beyin değişimleri olduğunu gösteriyor” diyor.

Araştırmacıların gözlemlediği bu durum için bilim insanları iki olası açıklama üzerinde duruyor:

  1. Plak birikimine yol açan ya da bu birikimin sonucunda ortaya çıkan zararlı süreçler, plakların kendisi henüz taramalarda görülemese bile beyinde halihazırda aktif hale geçiyor olabilir.

  2. Ya da henüz amiloid plaklar birikmeye başlamadan çok daha önce, tamamen farklı başka biyolojik süreçler beyinde değişimlere neden oluyor olabilir.

İlaç Tedavileri İçin Ne Anlama Geliyor?

Eğer ikinci ihtimal doğruysa, bu durum gelecekteki Alzheimer tedavilerinin ve ilaç geliştirme çalışmalarının yönünü tamamen değiştirebilir. Beyindeki değişimler amiloid plak birikiminden bağımsız mekanizmalarla başlıyorsa, araştırmacıların sadece plaklara odaklanmak yerine diğer biyolojik süreçleri hedefleyen tedavileri de geliştirmeye devam etmesi gerekecek.

Prof. Dr. Anders Martin Fjell sözlerini şöyle tamamlıyor:

“Eğer ikinci senaryo doğruysa, amiloid plak birikimi dışındaki süreçleri hedef alan ilaçlar geliştirmeye devam etmenin ne kadar kritik olduğu ortaya çıkıyor. Ancak elbette bu konuda çok daha fazla araştırmaya ihtiyacımız var.”

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.