ABD'de yapılan geniş kapsamlı sosyal istatistik araştırmaları evlilik yaşıyla boşanma riski arasındaki ilişkinin doğrusal olmadığını gösterdi.
Toplumsal yapıda ve evlilik istatistiklerinde uzun yıllardır kabul gören “Evlilik yaşı ne kadar gecikirse boşanma riski o kadar düşer” anlayışı yeni verilerle değişecek. ABD Ulusal Aile Büyümesi Taraması (NSFG) verileri üzerinden yürütülen sosyolojik analizler erken yaştakiler kadar geç yaştaki evliliklerin de yüksek boşanma riski taşıdığını belgeledi.
Sosyoloji literatüründe masaldaki “ne çok sıcak ne çok soğuk, tam kıvamında” ifadesine atıfla “Goldilocks Teorisi” olarak adlandırılan araştırma en ideal evlenme yaşını istatistiksel olarak ortaya koydu.
10 binden fazla katılımcının yer aldığı verilerin incelenmesiyle elde edilen sonuçlar ergenlik döneminden ve 20’li yaşların başından 20’li yaşların sonuna doğru ilerledikçe boşanma olasılığının istikrarlı şekilde düştüğünü gösteriyor. Ancak grafik 32 yaştan sonra tersine dönüyor.
Veriler 30’lu yaşların ortalarına (35 yaş ve üzeri) gelindiğinde evlenen çiftlerin boşanma oranlarının 28-32 yaş aralığında evlenenlere kıyasla belirgin şekilde yeniden artışa geçtiğini doğruluyor.
Araştırmacılar katılımcıların cinsiyetini, ırkını, eğitim düzeyini, dini inanç ve ibadet sıklığını, yaşadıkları kentin büyüklüğünü ve evlilik öncesi çocuk sahibi olma durumlarını kontrol değişkeni olarak hesaba kattığında da U şeklindeki grafik varlığını koruyor.
Demografik ve sosyo-ekonomik tüm yan faktörler nötralize edildiğinde 30’lu yaşların ortasından itibaren yapılan ilk evliliklerde boşanma eğrisinin yukarı doğru tırmandığı saptanıyor.
Söz konusu sosyolojik bulgular akademik çevrelerde tartışmaları da beraberinde getirdi. Amerikan Toplum Taraması (ACS) verilerini kullanan bazı sosyologların eleştirilerine yanıt veren araştırmacılar ‘zamana bağlı olay geçmişi’ analizlerinin (event history analysis) gerekliliğini vurguladı.
2006-2010 ve 2011-2013 dönemlerini kapsayan iki farklı ulusal veri setiyle tekrarlanan araştırmalar 28-32 yaş grubunun boşanma riskine karşı en korunaklı aralık olduğunu tartışmasız şekilde kanıtlıyor. Sosyologlar geç yaş evliliklerindeki bu risk artışının psikolojik ve davranışsal nedenlerini ortaya çıkarmak için yeni araştırmaların yürütülmesi gerektiğini bildiriyor.