Eski kocamla yeniden evleniyoruz. Arada hayatıma giren adamı anlatmalı mıyım?

26 Eylül 2026

İrem Hanım merhaba,
43 yaşındayım. Eski eşimle 16 yıl evli kaldıktan sonra iki yıl önce boşandık. Bir kızımız var. Son altı aydır yeniden görüşmeye başladık ve açıkçası ikimiz de çok değişmişiz. Şimdi tekrar bir araya gelmeyi, hatta yeniden evlenmeyi konuşuyoruz. Ama benim içimi kemiren bir şey var. Boşandığımız dönemde yaklaşık sekiz ay süren bir ilişkim oldu. Eski eşimin bundan haberi yok. Onu aldatmadım. O sırada gerçekten boşanmıştık ve birbirimize karşı hiçbir yükümlülüğümüz yoktu. O ilişki de çoktan bitti. Şimdi eski eşim bana ‘Bu iki yıl bana seni ne kadar sevdiğimi öğretti’ dediğinde kendimi suçlu hissediyorum.Geçmiş geçmişte mi kalmalı, yoksa yeniden evleneceğim adama arada başka birini sevdiğimi söylemeli miyim?

Değerli Okurum,
Önce suçlulukla başlayalım. Boşanmıştın. Birini tanımış, sevmiş, yakınlaşmış ve sonra ayrılmış olman eski eşine karşı işlenmiş bir suç değil. Ama şimdi yeniden bir araya gelince zihnin çok ilginç bir şey yapıyor. Bugünkü ilişkinin kurallarını geçmişe doğru işletmeye başlıyor. Sanki yeniden onunla olduğun için o iki yıl boyunca da ona ait olman gerekiyormuş gibi. Gerekmiyordu. Bence asıl konuşmamız gereken yer başka.

Sen eski evliliğine geri dönmüyorsun. Aynı insanla yeni bir ilişki kuruyorsun. O iki yıllık ayrılık ikinizi de değiştirdi. Yani arada yaşananlar yeni ilişkinin rakibi değil. Bir anlamda seni bugünkü halinize getiren hayat deneyimleri. Burada dürüstlük ile sınırsız açıklığı birbirine karıştırma. Eğer eski eşin açıkça “Bu iki yılda hayatında biri oldu mu?” diye sorarsa gerçeği saklamanı doğru bulmam. Çünkü o zaman mesele geçmişte yaşadığın ilişki olmaktan çıkar, bugün söylediğin yalana dönüşür.

Ama başka bir tehlike daha var. Bazen insanlar “Her şeyi anlatmalıyım” derken aslında dürüst olmaya değil, kendi suçluluklarından kurtulmaya çalışırlar. İtiraf eden rahatlar, dinleyen ise o bilgiyle yaşamaya başlar. Bu yüzden kendine çok dürüst bir soru sor. Bunu ona anlatman aranızdaki yakınlığı mı artıracak, yoksa sadece senin içini mi rahatlatacak?

Bu sorunun cevabı önemli. Anlatacaksan da ilişkinin bütün ayrıntılarını masaya dökmek zorunda değilsin. Bazen gereksiz ayrıntı sadece zihinde karşılaştırma yaratır. “Boşandığımız dönemde hayatımda biri oldu. Bir süre devam etti ve bitti. O dönem bana kendimle ilgili bazı şeyler öğretti. Bugün ise seninle yeniden bir hayat kurmayı seçiyorum” yeterli olabilir.

Bir de şu ihtimali kabul etmek gerekiyor. Bunu duyduğunda eski eşinin canı yanabilir. İnsan bazen hakkı olmayan bir geçmişi bile kıskanabilir. Çünkü sevdiğimiz kişinin biz yokken de bir hayat yaşamış olduğunu kabul etmek kolay değildir. İkinci kez bir araya gelmenin olgunluğu biraz da burada başlar.

Ben sizin yerinizde olsam ikinci evliliğe başlamadan önce sadece “Arada biri oldu mu?” konuşmasını değil, çok daha önemli bir konuşmayı yapardım. O da “Biz ilk evliliğimizde neyi kaybettik ve bu kez neyi farklı yapacağız?” Çünkü sizi ikinci kez ayırabilecek şey geçmişte hayatınıza giren adam değil, ilk evliliğinizi bitiren dinamiklerin yeniden sessizce eve dönmesi olur.

Sevgilim beni herkesten kıskanıyor. Evlenince düzelir mi?

İrem Hanım merhaba,
38 yaşındayım, bekarım. İki yıldır birlikte olduğum kız arkadaşım 35 yaşında. Birbirimizi seviyoruz ve son aylarda evlilik konuşmaya başladık. Ama beni ciddi şekilde düşündüren bir konu var. Sevgilim beni çok kıskanıyor. İş seyahatine gitsem huzursuz oluyor. Hafta sonu tek başıma bir şey yapmak istediğimde hemen ‘Benden sıkıldın mı?’ diye soruyor. İlişkinin başında açıkçası biraz hoşuma gidiyordu. ‘Demek ki beni çok seviyor’ diyordum. Şimdi ise kendimi sürekli açıklama yaparken buluyorum. Geçenlerde ‘Evlenince bunların hiçbiri kalmaz, kendimi daha güvende hissederim’ dedi. Ben de gerçekten merak ediyorum. Evlilik insana bu güveni verir mi? Yoksa bugün beni herkesten kıskanan kadın, yarın karım olduğunda daha da mı kıskanç olur?

Değerli Okurum,
Ben olsam “Evlenince geçer” cümlesine fazla güvenmezdim. Çünkü nikah kıskançlığın ilacı değildir. Bugün arkadaşların sorun olur. Yarın iş yemeği, sonra telefonun. Çünkü asıl mesele çoğu zaman çevrenizdeki insanlar değildir. “Benden başka biriyle mutlu olabiliyorsan, bana gerçekten ihtiyacın var mı?” korkusudur.

Bu nedenle “Beni çok seviyor” ile “Beni kaybetmekten çok korkuyor” arasındaki farkı iyi görmek gerekir. İkisi dışarıdan birbirine çok benzeyebilir. Ama biri yakınlık yaratır, diğeri zamanla alanını daraltabilir.

Kavga çıkmasın diye bazı planlardan vazgeçiyorsan ilişkinin dengesi değişmeye başlamış demektir.  Sevgilinizin kıskanması onun duygusudur. O duyguyu yönetmek de onun sorumluluğudur. Senin görevin hayatını küçülterek onu sürekli güvende hissettirmek değil.

Evlilik güveni artırabilir. Ama insanın içindeki güvensizliği tek başına iyileştirmez. Çünkü bir süre sonra iki taraf da nefessiz kalır. Hatta evlilik kıskançlığı tedavi etmez. Sadece kıskanacak daha fazla ortak alan yaratabilir.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.