İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü fon soruşturması kapsamında hakkında yakalama çalışması sürdürülen Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik’in damadı ve eski BDDK Kurul Üyesi Mustafa Balcı’nın oğlu, Özata Denizcilik Yönetim Kurulu Üyesi İskender Balcı teslim oldu.
Fon soruşturması kapsamında hakkında yakalama çalışmaları devam eden İskender Balcı’nın, 26 Eylül 2026’da Karadağ’a çıktığı tespit edilmişti. Balcı’nın Türkiye’ye döndüğü ve adli makamlara teslim olduğu öğrenildi.
Balcı, hakkında ‘yurt dışına kaçtığı’ yönündeki iddiaların ardından sosyal medya hesabından bir açıklama yayınlamıştı.
Hakkında çıkarılan yakalama kararı ve basına yansıyan haberlerin ardından açıklamada bulunan İskender Balcı, yurt dışına kaçtığı yönündeki iddiaları reddederek Türkiye’de bulunduğunu ve adresinin belli olduğunu ifade etmişti.
Yetkili makamlardan çağrı gelmesi halinde derhal icabet edeceğini vurgulayan Balcı, Özata Denizcilik’te icrai bir yetkisinin bulunmadığını, şirket operasyonlarında ve borsa pay işlemlerinde hiçbir rol almadığını dile getirmişti. Hayatı boyunca hiçbir bankada yatırım hesabı dahi açmadığını belirten Balcı, borsada herhangi bir hisse alım-satım işlemi gerçekleştirmediğini söylemişti.
Şirkette yaklaşık 3 yıl boyunca Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev aldığını ve yalnızca sembolik düzeyde huzur hakkı kazandığını belirten Balcı, gündeme gelen pay satışının Yönetim Kurulu üyesi olduğu Özata Denizcilik’in tasarrufunda olmadığını kaydetti. Satışın ana şirket Özata Tersanecilik tarafından Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) onayıyla yapıldığını bildiren Balcı, işlemden 15 gün sonra haberdar olduğunu aktardı.
Durumu öğrendikten sonra rahatsızlığını yönetim kurulunda dile getirdiğini belirten Balcı, sürecin ilerleyiş biçiminden duyduğu ilkesel rahatsızlık nedeniyle Ağustos ayı sonunda görevinden resmen istifa ettiğini duyurdu. Balcı, şahsını ve ailesini hedef alan asılsız iddialara karşı gerekli hukuki süreçleri başlatacağını ifade etti.
İskender Balcı’nın açıklaması şu şekilde:
“Son günlerde şahsımı hedef alan asılsız iddia ve haberlere ilişkin kamuoyunu doğrudan ve doğru bilgilendirme zorunluluğu doğmuştur.
Öncelikle bilinmesini isterim ki yurt dışında değil, Türkiye’deyim. İletişim kanallarım açık, adresim bellidir. Yetkili makamların tarafıma her an ulaşması mümkündür; herhangi bir çağrı yapıldığında da tereddütsüz icabet edeceğim açıktır.
Konuya ilişkin gerçekler aşağıda maddeler halinde yer almaktadır:
Özata Denizcilik Bağımsız Yönetim Kurulu Üyeliğim Hakkında:
1- İcrai bir yetkim yoktur: Bağımsız yönetim kurulu üyeliği icrai bir görev değildir. Şirketin günlük ticari veya operasyonel faaliyetlerini yürütme, yönetme ya da borsadaki pay işlemlerini gerçekleştirme yetkim ve görevim bulunmamaktadır.
2- Borsada hiçbir işlemim olmamıştır: Bugüne kadar hayatım boyunca hiçbir bankada yatırım hesabım dahi açılmamış, hiçbir hisse senedi alım-satım işlemi yapılmamıştır. Dolayısıyla söz konusu şirketin paylarına ilişkin de herhangi bir yatırımım veya işlemim kesinlikle söz konusu değildir.
İstifa sürecim:
1-Şirkette yaklaşık 3 yıl boyunca Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptım ve bu süre zarfında yalnızca sembolik düzeyde bir huzur hakkı aldım.
2- Basına yansıyan pay satışı, Yönetim Kurulu üyesi olduğum Özata Denizcilik’in tasarrufunda olan bir işlem değildir. Bu satış, Özata Tersanecilik (Özata Denizcilik şirketinin sahibi) tarafından SPK onayıyla gerçekleştirilmiş olup, YK üyesi olduğum Özata Denizcilik’te bu doğrultuda alınmış bir Yönetim Kurulu kararı da bulunmamaktadır.
3- Söz konusu işlemden, işlem gerçekleştikten yaklaşık 15 gün sonra haberdar oldum.
4- Bilgi sahibi olduktan ve hisse hareketliliklerini gördükten sonra durumdan duyduğum derin rahatsızlığı Yönetim Kurulu nezdinde defaatle dile getirdim.
5- Sürecin bu şekilde seyretmesinden duyduğum ilkesel rahatsızlık sebebiyle istifa kararımı Ağustos ayı başında Yönetim Kurulu’na sözlü olarak ilettim; Ağustos ayı sonu itibarıyla da görevimi tek taraflı olarak resmen sonlandırdım.
Süreç bundan ibarettir.
Şahsımı ve ailemi mesnetsizce töhmet altında bırakan, itibarsızlaştırma amacı taşıyan yalan haber ve paylaşımlara karşı tüm yasal haklarımı kullanacağımı, ilgililer hakkında gerekli hukuki süreçleri derhal başlatacağımı kamuoyuna saygılarımla duyururum.”