Aile hekimliği bilgi sistemindeki değişiklik sağlık çalışanlarının iş yükünü artırdı. Hekimlerin yüzde 84,7’si çalışma koşullarının ve iş yükünün arttığını, hastaya ayrılan zamanın azaldığını söyledi.
Aile sağlığı merkezlerinde (ASM) kullanılmaya başlanılan Sağlık Bakanlığı Aile Hekimliği Bilgi Sistemi’nin (SB-AHBS) sağlık çalışanlarının iş yükünü arttırdığı ortaya çıktı. Birlik ve Dayanışma Sendikası’nın (BDS) 75 ilden 3 bin 632 sağlık çalışanının katılımıyla gerçekleştirdiği araştırmaya göre, sağlık çalışanlarının yüzde 80,7’si başına işlem süresinin, yüzde 84,7’si ise çalışma koşulları ve iş yükünün ağırlaşarak zorlaştığını bildirdi. Koruyucu sağlık takibinde sorun yaşadığını belirtenlerin oranı ise yüzde 81,1 oldu.
Eylül 2026’da gerçekleştirilen araştırmaya bin 723 ile bin 909 aile sağlığı ebe ve hemşiresi katıldı. Katılımcıların yüzde 84,8’i hasta başına işlem süresinin uzadığını, yüzde 83,9’u ise günlük iş akışının kötüleştiğini bildirdi. Hasta kayıtlarına erişimde kötüleşme olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 83,8, genel kullanıcı deneyiminde kötüleşme bildirenlerin oranı yüzde 83,7 oldu. Araştırmaya göre çalışanların yüzde 80,7’si hasta başına işlem süresinin, yüzde 79,6’sı ise günlük iş yükünün arttığını belirtti. Aynı bilgilerin tekrar girilmesi gerektiğini söyleyenlerin oranı yüzde 75,2 olurken, kesintileri nedeniyle yeniden veri girişi yapmak zorunda kaldığını belirtenlerin oranı yüzde 68,8 olarak kaydedildi.
BDS Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, araştırma sonuçlarının yalnızca bir yazılım sorunu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek “Biz bugün bir yazılımın güzel olup olmadığını tartışmıyoruz. Sağlık çalışanının hastasına ayırdığı zamanı, iş yükünü ve koruyucu sağlık hizmetlerinin işleyişini konuşuyoruz” dedi. Mehlepçi, sağlık bilişim sistemlerinin sağlık çalışanına zaman kazandırması gerektiğini vurgulayarak “Sistemlerin temel amacının sağlık hizmetlerinin işleyişini kolaylaştırmak olması gerekir. Bir sağlık bilişim sisteminin amacı sağlık çalışanına zaman kazandırmak olmalıdır. Burada ise katılımcıların yaklaşık yüzde 81’i hasta başına işlem süresinin arttığını söylüyor. Bilgisayara ayrılan zaman arttığında, hastaya ayrılabilecek zaman üzerinde de baskı oluşuyor” dedi. Araştırma raporunun Sağlık Bakanlığı ve il sağlık müdürlüklerine iletileceğini belirten Mehlepçi, “Bizim talebimiz yeni bir yazılım tartışması değil; sağlık çalışanının zamanını hastasına ve koruyucu sağlık hizmetlerine ayırabildiği, güvenilir ve işlevsel bir sistem” değerlendirmesini yaptı.
Araştırmada aile hekimleri ile aile sağlığı ebe ve hemşirelerinin sistem deneyimleri arasında da farklılıklar görüldü. Programın hızını yetersiz bulanların oranı aile hekimlerinde yüzde 53,6 iken ebe ve hemşirelerde yüzde 75,4 oldu. Yoğun çalışma sırasında yavaşlama veya kilitlenme yaşadığını belirtenlerin oranı aile hekimlerinde yüzde 56,8, ebe ve hemşirelerde yüzde 81 olarak belirlendi. Hasta başına işlem süresinin arttığını söyleyen aile hekimlerinin oranı yüzde 73,5, ebe ve hemşirelerin oranı yüzde 87,3 oldu. Günlük iş yükünün arttığını belirtenlerin oranı ise sırasıyla yüzde 73,3 ve yüzde 85,3 olarak kaydedildi.
Araştırmada sağlık çalışanlarının kayıt ve veri erişimine ilişkin bildirimleri de dikkat çekti. Katılımcıların yüzde 64,4’ü daha önce kayıtlı hasta bilgilerinde eksiklik gördüğünü, yüzde 59,9’u klinik notlarda eksiklik veya kayıp yaşadığını, yüzde 55,2’si ise eski izlem kayıtlarında eksiklik gözlemlediğini belirtti. Girdiği verinin daha sonra kaydedilmediğini fark ettiğini söyleyenlerin oranı yüzde 50,2 oldu.
Araştırmada çocuk, gebe ve kadın sağlığı izlemlerinin dijital sistem üzerinden yürütülmesine ilişkin sorunlar da ele alındı. Katılımcıların yüzde 63,2’si çocuk aşı ve izlemlerinin farklı ekranlarda yer almasını sorun olarak değerlendirdi. 15-49 yaş kadın izlemlerinin geçmişine erişimde zorluk yaşadığını belirtenlerin oranı yüzde 64,7 olurken, yeni gebelik bildirimlerinin ana ekranda yeterince belirgin olmadığını söyleyenlerin oranı yüzde 64,3 oldu. Mehlepçi, aile hekimliğinde dijital sistemlerin yalnızca kayıt tutma işlevi görmemesi gerektiğini belirterek, “Aşının, gebe izleminin ve çocuk izleminin zamanında yapılmasını desteklemesi gerekir. Burada konuştuğumuz şey yalnızca bilişim değil, koruyucu sağlık hizmetlerinin günlük iş akışıdır” ifadelerini kullandı.
BDS, araştırmanın sonuçlarının Sağlık Bakanlığı tarafından değerlendirilmesini istedi. Sendikanın talepleri şöyle sıralandı:
• Sahadan gelen bildirimler değerlendirilmeli.
• Veri bütünlüğü teknik olarak denetlenmeli.
• SB-AHBS’nin gerçek aile sağlığı merkezi koşullarında performans testlerinden geçirilmeleri gerekir.
• Aile hekimleri ile aile sağlığı ebe ve hemşireler sistemin geliştirilme sürecine doğrudan katılmalı.