Hayati Yazıcı, ‘Oğlumdan şüphem yok, Ak Parti’yi karalamak için yapıyorlar’ dedi, Yeni Parti’den 600 milyonluk soru geldi

Fon soygunu bağlantısı şüphesiyle savcılığın oğlu Mustafa Yazıcı'nın mal varlığına tedbir koyup birkaç saat sonra kaldırmasından sonra Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı açıklama yaptı, oğluna ve Ak Parti'ye karşı bir çeşit komplodan söz etti. Yeni Parti ise yeni sorular sordu.

Ekonomi 2 Ekim 2026

Fon soygununun en çok konuşulan taraflarından bir tanesi, yaklaşık 455 bin yatırımcının fonlarda batan 17 milyar doları ile iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’nden bazı önde gelen isimlerin arasındaki bağlantı. Bu isimlerden biri de Ak Parti’nin Siyasi ve Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı oldu.

Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı, hafta sonunda fon soygununu soruşturan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yayımlanan ve mal varlığına tedbir getrilen isimler listesinde her aldı. Ancak listedeki Mustafa Yazıcı2nın hayati yazıcı’nın oğlun olduğunun duyulmasından kısa süre sonra, birkaç saat içinde savcılık Mustafa Yazıcı’nın mal varlığıyla ilgili tedbiri kaldırdı, yerine ona yurt dışı çıkış yasağı koymakla yetindi.

Oğlu Mustafa Yazıcı’nın adının fon skandalıyla gündeme gelmesinin ardından Hayati Yazıcı sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada oğlu hakkında bir “kuşkusu olmadığını” kaydetti. Yazıcı, “AK Parti’mizi karalama çabası içinde olanlara da geçit vermeyeceğimizin bilinmesini istiyorum” diye yazdı.

Yazıcı’nın açıklaması şu şekilde:

“Farik ve mümeyyiz olduğum günden bu yana temel ilke olarak kabul ettiğim hakkaniyet, hukuk, adalet ve helal-haram ayrımı her zaman değişmez ölçüm olmuştur.

Merhum anne ve babamdan ve eğitim hayatımda ders aldığım tüm hocalarımdan edindiğim en önemli değerler bunlardır.

Bu kavramların algılanan ve bilinen anlamları itibariyle hesap veremeyeceğim hiçbir eylem ve işlemim olmamıştır.

Hukuk, kendi mecrasında hiçbir etki ve müdahale altında kalmadan işleyecektir. Gerçeklerin bütün açıklığıyla ortaya çıkacağına inancım tamdır.

Ancak birkaç hususu dile getirmek istiyorum: Yargısal faaliyetlerde karar mercii, tarafsız ve bağımsız yargıdır.

İddiaların bütün yönleriyle araştırılması ve vatandaşlarımızın birikimlerinin korunması temel hedefimizdir.

Sosyal medya unsurları, hüküm kurgulamaya kalkışmamalıdır.

Oğlumun ticari eylem ve işlemlerinin legaliteye ve ahlakiliğe uygunluğu konusunda zerre kuşkum yoktur.

Gerçeklerin ortaya çıkmasından zerre kadar çekincem yoktur ancak bir itibar suikastine de asla ve asla müsaade etmem.

Soruşturma bahane edilerek şahsımıza ve hazırlık evresinden bu yana kurucularından birisi olduğum AK Parti’mizi karalama çabası içinde olanlara da geçit vermeyeceğimizin bilinmesini istiyorum.

Siyaset anlayışımızın temeli milletimize karşı taşıdığımız sorumluluk ve temsil ettiğimiz değerlerdir. Dün olduğu gibi bugün de yolumuza başımız dik ve aynı kararlılıkla devam ediyoruz.”

600 milyon iddiası

26 Eylül’de yaptığı açıklama ile AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya’nın ‘Özata Denizcilik’ hisselerine toplam 163 milyon TL para yatırdıklarını ve 5 ay sonra 2,2 milyar TL para çektiklerini ifşa eden Yeni Parti sözcüsü Zeynel Emre, bu kez Hayati Yazıcı’nın oplu Mustafa Yazıcı ile ilgili iddiaları soru şeklinde sordu..

Zeynel Emre, fon soygunu bağlamında gündeme gelen Ali Emre Ballı ve Mustafa Yazıcı isimleri hakkında iktidara şu soruları yöneltti:

“Adı geçen Ali Emre Ballı ile Mustafa Yazıcı’nın ortak faaliyette bulunduğuna yönelik ciddi iddialar bize ulaşmış durumda. Ve bu iddialar içerisinde de yine Ali Emre Ballı’nın yaklaşık 9 milyar TL’ye yakın bir işlem yapması söz konusu. Ne ne kadar para çıkartıldı, çıkartılmadı; bu fonlardan bazıları kapalı fon, oralara ilişkin bilgi almak diğerlerine göre elbette biraz daha zor oluyor. Ama bu 9 milyara TL’ye yakın bir işlem yaptığı bilgisi ortada. Bir diğer bilgi de Mustafa Yazıcı’nın da 600 milyon TL kendi adına işlem yaptığı bilgisi.

Öyleyse biz buradan üç soru yöneltelim, gerek soruşturmayı yürüten yetkililere gerekse iktidar partisine: Soru bir, Türk hukuk tarihinde, yargı tarihimizde gece yarısı böyle bir el koyma işlemi yapılıp da bir saat geçmeden bundan vazgeçildiği başka bir örnek var mı? Arada bir hafta olsa, on gün olsa bile tartışma konusu yapılır. Çünkü genelde bizde bir soruşturmada tedbir kararı konulduğunda soruşturma sonucuna kadar genelde kalır. Dava açarsa dava sonuna kadar bakar. Çünkü olası bir mahkumiyet halinde aynı zamanda Suç Gelirlerinin Aklanması Kanunu kapsamında işlem yapılacağından ilgili mal varlığı ortadan kaçırılmasın diye. Aynı gün gece yarısı, iki işlem. Bu kendiliğinden olamaz. Böyle bir örnek başka var mı? Arada ne gerçekleşti? Hangi işlem, hangi belge bilgiler oldu da savcılık bunu kaldırdı?

İkinci sorumuz, bizim bahsettiğimiz şekilde Ali Emre Ballı ve Mustafa Yazıcı’nın ortaklığı var mı? HTS kayıtları, görüşme trafiği, birlikte ticaret var mı? Bu verdiğimiz rakamlar özelinde baktığımızda da Ali Emre Ballı’nın 9 milyara yakın bir işlem yaptığı, Mustafa Yazıcı’nın da 600 milyonluk bir alım yaptığı doğru mudur?”

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.