Özgür Özel’den Ataşehir tepkisi: Milletin vermediği İstanbul’u alacaklar

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Ataşehir Başkanvekili Murat Güneş'in gözaltına alınması için "Milletin vermediği Ataşehir'i, milletin vermediği İstanbul'u alacaklar, Tayyip Erdoğan kazanmış olacak" dedi.

Siyaset 3 Ekim 2026

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Artvin Kemalpaşa’da yaptığı konuşmada, “Milletin vermediği Ataşehir’i, milletin vermediği İstanbul’u alacaklar, Tayyip Erdoğan kazanmış olacak. Buradan Tayyip Erdoğan’a söylüyorum; Yeni Parti’nin bu garibanlık içindeki bu kalemine, Adem abimin de bu gözyaşlarına teslim olacaksın. Bu ülkede önce bu iktidar yenilenecek, sonra her şey yenilenecek” dedi.

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel Artvin ziyaretinde Kemalpaşa ilçesinde yurttaşlarla bir araya geldi. Kemalpaşa’da tulum ve davulla karşılanan Özel’in konuşmasını kadınlar en önde izledi.

Yurttaşların kendisini büyük bir coşkuyla karşıladığını söyleyen Özel kendisine hediye edilen bir kalemi göstererek “Normalde siyasetçilerin pahalı kalem koleksiyonları olur. Şuradan geliyordum. ‘Benden partiye bu kalem hediye’ dedi bak verdiği kaleme bak. İşte Yeni Parti’nin gücü bu. Siyasetçilerin 10 bin dolarlık 50 bin dolarlık üstünde markası olan kalemleri, koleksiyonları var. İşte Yeni Parti’ye partinin kalemi diye verilen kalem bu. Bizim gücümüz bu kalem” dedi.

Özel, Rize mitinginde bayılan Adem isimli bir yurttaşı göstererek “Bizim gücümüz nerede biliyor musunuz? Burada Adem ağabey var. Rize mitinginde güneşin altında biri düştü bayıldı. O bayılan hastaneye kaldırılan Adem ağabeydi. Ben Adem ağabeyi aradım dedim ‘inşallah Kemalpaşa’ya geleceğim seni ziyaret edecem.’ O mitingde orada düşen Adem abi bana ne dedi biliyor musun? Geldi. Bak bir kolu tutmuyor öbür koluyla tuttu beni dedi ki, ‘ölene kadar arkamdayım.’ Ben daha ne diyeyim ya?” dedi.

Ataşehir Belediye Başkan Vekili Murat Güneş’in sabah saatlerinde gözaltına alınmasına tepki gösteren Özel milletin iradesinin gasp edilmeye çalışıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“İstanbul’da pırıl pırıl evladımız Ataşehir Belediye Başkanımızı Onursal’ı almışlardı. 12 farkla öndeydik. 6 belediye meclis üyesini baskıyla, şantajla, parayla yanlarına çektiler geçen hafta. Eşitlik yaptılar güya. Başkan vekilimize ‘istifa et, istifa et’ diye baskı yaptılar. Dün açıklama yaptı ‘teslim olmayacağım’ diye. Bu sabahleyin gittiler onu evinden aldılar. Milletin vermediği Ataşehir’i, milletin vermediği İstanbul’u alacaklar, Tayyip Erdoğan kazanmış olacak. Buradan Tayyip Erdoğan’a söylüyorum; Yeni Parti’nin bu garibanlık içindeki kalemine, Adem ağabeyimin de bu gözyaşlarına teslim olacaksın. Bu ülkede önce bu iktidar yenilenecek, sonra her şey yenilenecek.”

Dün yapılan Rize mitinginde olduğu gibi Kemalpaşa’da da kadınların yoğun ilgisi olduğunu söyleyen Özel kadınların sosyal ve siyasal hayatın dışına itilmek istendiğini vurgulayarak şöyle konuştu:

“Yeni Parti elbette emeklinin, emekçinin, esnafının, balıkçının, arıcının yeni umududur. Ama en çok da Yeni Parti gençlerimizin umududur, kadınlarımızın umududur. AK Parti’nin hep geri plana bıraktığı, evde otur çocuk doğur, evde otur çocuk bak, evde otur hastana, engelline bak deyip sosyal hayatın dışında tuttuğu. 19 bakan görevlendiriyor; 18’i erkek, biri kadın, o da aileden sorumlu. ‘Senin işin evdir, ailedir diyen.’ Elbette aile bakanı kadın olacak ama, ‘sen dışişlerinden anlamazsın, içişlerinden anlamazsın, milli eğitimden anlamazsın, kültürden anlamazsın, ormandan, bayındırlıktan anlamazsın’ deyip kadını siyasetin dışında, hükümetin dışında, sosyal hayatın dışında tutanlara inat yarı yarıya kadınlarla Artvin buradan tüm Türkiye’ye sesleniyor. Yeni Parti bilhassa da kadınların partisidir. Onun için kimse umutsuzluğa kapılmasın.”

Ekonomik kriz, usulsüzlükler ve fon vurgunları üzerinden iktidara yüklenen Özel konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Kimse bu ekonomik zorlukların, bu yoksulluğun kalıcı olduğunu düşünmesin. Onlar bu ülkenin varlıklarını kendi yandaşlarına, açıktan peşkeş çektiler; ihalelerle, yaptıkları haksız mülakatlarla işi de aşı da yandaşlarına layık gördüler. Ama bir yiyip yiyip doymayan insan yiyen bir mikrop gibi en sonunda bizde yiyecek bir şey kalmayınca döndüler kendilerine oy veren seçmenlerini, kendi üyelerini kazıklamaya, kurdukları fona ‘Güvenin buna, Bakanlar burada, hepimiz buradayız’ deyip fona paraları yüklettiler, kendileri paralarını katladılar. 27 daire parası koyup 367 daire parası çekip kaçtılar. Ama çaldıkları o 367 daireyi kendilerine oy verenlerin küçücük hesaplarından alıp kaçtılar. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Bakanları bu işin içindedir, yöneticileri bu işin içindedir. Listesi Tayyip Erdoğan’ın önündedir. Daha son seçimde ‘Türkiye Yüzyılı’ diye kampanya yapan adam suçüstü yakalanmıştır. İki dönem milletvekili. Yurt dışına kaçmasın diye çıkış yasakları konmuştur. Ama herkes şunu bilsin ki… Şimdi bir hesap numarası açtılar. Diyorlar ki ‘Sen fondan para kazandıysan, bu garibanları çarptıysan, kendi kendine bu hesaba bu parayı koy. Bu işin üstünü kapatalım. Sen de duyulma, AK Partili olduğun da duyulmasın.’ Ey Erdoğan; hırsız yakalanana kadar para hırsızın, yakalanınca ‘Çaktırmadan şuraya koy, seni de söylemeyeyim millet duymasın. Bizden olduğunu millet duymasın.’ Vallahi de duysun, billahi de duysun. Bize dünya kadar iftira attın, 2 kuruş bulamadın. Biz senin bakanında 2 milyar lirayı ispatladık.

Dünya kadar operasyon yapıyorlar. Bizim arkadaşlarımızın ne evlerinden ne başka bir yerden kör kuruş, hesabını veremeyeceği para çıkmazken; bunların her tarafından akıyor. 17 – 25 Aralık’ta bakanlarının evlerinden, odalarından ayakkabı kutularıyla paralar çıktığında, önce ‘FETÖ’cüler koydu’ dedi sonra faiziyle bakanlara, evlatlarına paraları geri verdi. Elbise torbalardan para çıkan adamı yurt dışında, döndü Türkiye’yi temsil etsin diye büyükelçi yaptı. Bütün AK Partililer biliyor ki onların payı verilmeden ne ihale alınır, onlara pay vermeden hiçbir şeye sahip olunmaz. Kişi kendinden bilir işi. Türlü iftirayla Cumhurbaşkanı adayımıza, suçsuz belediye başkanlarımıza saldırdılar. Biz buna teslim olmadık. Biz teslim olmadıkça; hızlandılar, partimize saldırdılar, partimizi elimizden aldılar. Hep yendiklerini geri getirip, ilk seçimde onları yenmeye, ötelemeye, bizi siyasetin dışına itmeye kalktılar. Ama bir yerde yanıldılar. Adem Amcayı hesaba katamadılar. Kemalpaşa’yı hesaba katamadılar. Artvin’i hesaba katamadılar. Buradan bütün Türkiye’nin önünde sesleniyorum. Bu kadar haksızlık, bu kadar hukuksuzluk, bu kadar vicdansızlığa rağmen teslim olmadık, olmayacağız. Asla ve asla birimiz düşse öbürümüz onun düştüğü yerden yola devam edeceğiz. Bu iktidarı değiştirecek, bu ülkedeki yoksulların, garibanların, geride kalmışların yani aslında bu memleketin gerçek sahiplerinin umudu olmaya, onların iktidarını kurmaya kadar mücadeleye devam edeceğiz. Erdoğan arkanda, yanında, emrinde; yargıçlar, savcılar, ordular, polisler olabilir. Benim arkamda Kemalpaşa var. Gerisini sen düşün.”

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.