Çölün ortasına kanal açtılar: Toprağın kalitesi eskiyi aratır oldu

Hindistan'ın en uzun su kanalı olan Indira Gandhi Kanalı, Thar Çölü'nde tarımsal üretimi artırırken yükselen yer altı su seviyesi ve tuzlanma nedeniyle toprak kalitesini tehdit ediyor. Bölgenin yüzde 34,25'inde su birikintisi oluştu ve toprak bozuldu.

Çevre 3 Ekim 2026

Hindistan’ın en uzun su yolu olan 837 kilometrelik Indira Gandhi Kanalı, Batı Racastan’daki Thar Çölü’ne su taşımaya devam ederken bölgede tarımsal verim artışının yanı sıra ciddi toprak bozulmaları kaydedildi.

1958 yılında başlatılan ve 1984’te “Indira Gandhi Nahar Pariyojana” adını alan proje, arat ve kumlu arazileri tarıma kazandırma amacını taşıyordu. Uygulanan ağaçlandırma ve sulama faaliyetleri sonucunda rüzgar erozyonu azalırken bölgede buğday ve pamuk ekimi yaygınlaştı. Kanal ayrıca çevredeki yerleşim yerlerine içme suyu sağlamaya başladı.

Kanal hatlarından ve tarım parsellerinden sızan fazla su, bölgedeki derin yer altı su seviyesinin yüzeye yaklaşmasına neden oldu. Yüksek sıcaklık ve buharlaşma oranları sebebiyle toprağın alt katmanlarındaki çözünmüş tuzlar yüzeyde birikerek toprak kalitesini düşürdü.

Topoğrafik yapının doğal su tahliyesine izin vermediği Tibbi ve Rawatsar gibi alanlarda, biriken durgun suların komşu tarım arazilerindeki yer altı suyunu da beslediği ve engelleme oluşturduğu belirlendi.

Hindistan Tarımsal Araştırma Konseyi (ICAR) bünyesindeki Annals of Arid Zone dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, Hanumangarh ilçesine bağlı Rawatsar bölgesinde yürütülen saha ve IRS-1B uydu analizleri sonucunda yaklaşık 165 kilometrekarelik alanın su doygunluğu ve tuzlanmadan etkilendiği tespit edildi.

Söz konusu veri, incelenen alanın yüzde 34,25’ine karşılık gelirken araştırmacılar etkilenen yüzölçümün her yıl genişleme eğiliminde olduğunu kaydetti.

Tarım ve yerleşim alanlarının kanala bağımlılığı nedeniyle su akışının kesilmesi bir yöntem olarak değerlendirilmiyor. Uzmanlar ve araştırmacılar, bölgedeki dengenin sağlanması adına entegre drenaj altyapısının kurulmasını, okaliptüs, kavak, Salvadora ve Tamarix gibi yüksek su tüketen ağaç türleriyle biyo-drenaj yapılmasını ve tasarruflu sulama tekniklerine geçilmesini öneriyor.

Bölgeye yönelik özel düzeltme programına ilişkin sayısal veriler henüz eyalet hükümeti resmi kaynaklarınca teyit edilmemiş olsa da uzmanlar altyapı yetersizliğinin projenin sürdürülebilirliğini kısıtladığını vurguladı. 

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.