Müebbet getiren delil 40 yıl sonra çürük çıktı

Eşini öldürdüğü iddiasıyla 1985'te müebbet hapis cezası alan Charles McCrory'nin davasında tarihi karar: Tek fiziki delil olan diş izi analizi ‘güvenilmez' olarak tanımlandı.

Popüler 4 Ekim 2026

Eşini öldürdüğü iddiasıyla 1985’te müebbet hapis cezası alan Charles McCrory’nin davasında tarihi karar… Tek fiziki delil olan diş izi analizinin ‘hurda bilim’ yani güvenilmez bilimsel yöntem olduğu ortaya çıkınca federal yargıç kapıyı açtı. Peki acılı eş hiçbir delil olmadan nasıl hapse mahkûm edildi? Adalet 40 yıl sonra da olsa tecelli ediyor mu, yoksa giden bir ömrün telafisi imkânsız mı?

Mayıs 1985’te eşi Julie Bonds McCrory’nin vahşice katledilmesinde baş şüpheli olarak görülen Charles McCrory soruşturma sonucunda müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. O dönem 26 yaşında olan Charles gönüllü paramedik olarak görev yapıyordu. 

Charles’ın aleyhinde ne bir DNA kanıtı ne bir itiraf ne de cinayeti işlemesi için bir neden vardı. Genç adamın kıyafetlerinde veya evinde tek bir kan izine bile rastlanmamıştı.

Ancak dava maktulün sağ üst kolunda bulunan iki küçük lekeyle sonuca bağlandıı. İddia makamı ve mahkemeye çağrılan uzman izlerin Charles McCrory’e ait diş izleri olduğunu öne sürdü. 1979 yılında ünlü seri katil Ted Bundy’nin davasında da benzer bir diş izi analizi sunan Adli Diş Hekimi Dr. Richard Souviron duruşmada bu izlerin McCrory’nin dişleriyle birebir eşleştiğini iddia etti. Mahkeme de bu beyanı davanın tek fiziki kanıtı olarak kabul etti. 

Geçen yıllar içinde adli tıp dünyası diş izi analizinin bilimsel verilerden ve veri tabanından yoksun olduğunu kabul ederek yöntemi ‘tamamen güvenilmez’ ilan etti. 2019 yılında Dr. Souviron da yeminli beyanla ifadelerini geri çekti.

Souviron, Julie’nin cesedini hiçbir zaman bizzat incelemediğini, yalnızca fotoğraflara dayanarak karar verdiğini belirterek “Bu vakada sunduğum diş izi karşılaştırma ifadesinin artık güvenilir veya doğru olduğuna inanmıyorum. Bugün olsa aynı ifadeyi vermezdim” itirafında bulundu. Ayrıca bu izlerin diş izi olduğundan da emin olamadığını ekledi.

Altı yıl önce eyalet savcılığı Charles’a cezaevinden çıkıp gitmesi teklifte bulundu. Ama eşini öldürdüğünü itiraf etmeliydi. Charles teklifi kesin bir dille reddetti: “Ne yapacaktım, yalandan bir hikâye mi uyduracaktım? Bu teklife güldüm bile… Yapmadığım bir şeyi kabul edip suçlu olduğunu söylemeyeceğim.”

Ve nihayet ABD Bölge Başyargıcı Austin Huffaker Jr. geçen hafta tarihi kararla eyalet mahkemelerinin yaklaşımını çok sert bir dille eleştirdi:

“Bir adli tıp uzmanı bile ‘hurda bilim’ olduğu için diş izi hakkında tanıklık edemiyorsa bir jürinin bunu değerlendirmesine asla izin verilmemeliydi. Bir adli uzmanının varamadığı bir sonuca meslekten olmayan bir jürinin ulaşabileceğini savunmak gerçeklikle bağdaşmıyor.”

Yargıç Huffaker diş izi kanıtının duruşmanın sonucunu açıkça önyargılı hale getirdiğini ve bu delil dışındaki unsurların McCrory’i mahkûm etmek için son derece “zayıf” kaldığını vurguladı. Eyaletin mahkûmiyet kararını “temel hak ihlali ve adil olmayan bir yargılama” olarak niteledi.

Olayın meydana geldiği 30 Mayıs 1985 gecesinde Charles McCrory ve Julie boşanma aşamasındaydı. Charles eşinin ve küçük oğlunun yaşadığı evin yakınlarında bir dairede kalıyordu.

Charles’ın verdiği ifadeye göre o gece önce çift terapisine gitmiş, ardından oğullarıyla vakit geçirmişlerdi ve Charles eşiyle beraber olduktan sonra kendi dairesine dönmüştü. Hatta Julie’nin ajandasındaki notlar eşinin eve geri taşınma ihtimali olduğunu gösteriyordu.

Charles cinayeti ertesi sabah telsizine gelen bir yardım çağrısıyla öğrendiğini söyledi. Olay yerine gidildiğinde Julie evinin ön girişinde feci şekilde dövülmüş halde bulundu; kafasında 5 balta yarası, göğsünde 11 delik yara vardı, çene kemiği kırılmıştı, morluklar ve kolunda o iki küçük iz vardı. Göğsündeki deliklerin nedeni hiçbir zaman açıklanamadı.

1985 Ekim ayındaki duruşmada karar tamamen dolaylı kanıtlara ve görgü tanıklarının çelişkili ifadelerine dayandırıldı. Tek fiziki kanıt olan diş izi de geçersiz kalınca cinayete dair somut hiçbir şey kalmadı.

Charles McCrory’nin avukatları tıp dünyasında geçerliliğini yitiren diş izi adli tıbbına dayanılarak geçmişte 39 kişinin haksız yere mahkûm edildiğini veya suçlandığını belgeledi. Bu vakaların ikisinde yine Dr. Souviron’un hatalı ifadeleri başrol oynamıştı.

Federal Yargıç Huffaker’ın yeni kararına göre Alabama Başsavcılığı’nın için 180 gün içinde ya yeni yargılama süreci başlatması ya da 40 yılı aşkın süredir parmaklıklar ardında tutulan adamı derhal serbest bırakması gerekiyor.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.