Herkesin sorduğu soru şu: "Fon soygunu göz göre göre nasıl yaşandı?" Adalet Bakanı, "Biz Şubat 2025'te SPK'ya yazdık ve sorduk" dedi. Ama SPK Savcılara ancak Ağustos 2026'da izin vermiş. Borsa savcılığa "Biz 2025'te SPK'ya 130 kez yazdık" dedi. SPK "Gelen bütün yazıların gereği yapıldı" diye açıklama yaptı. Bürokrasi yazışırken borsada manipülasyon yapılmış, fonlarda milyarlarca dolar el değiştirmiş.
Yaşadığımız fon soygunu, Cumhuriyet tarihin en büyük finansal dolandırıcılık olayı. Olayı çarpıcı yapan, her şeyin herkesin gözünün önünde, görevi böyle olayları engellemek olan kurumların da birbirleriyle soygunu yazışırken yaşanması.
Bugüne kadar ortaya çıkan belgeler ve gerçekler, fon soygununa seyirci kalınmasının arkasında başlıca sorumlu kurum olarak Sermaye Piyasası Kurulu’nu gösteriyor.
Adalet Bakanı Akın Gürlek salı sabahı Anadolu Ajansı’nda Editör Masası’nın konuğuydu ve kendisinin İstanbul’da görev yaptığı sırada, 2025 yılının Şubat ayında bazı hisse senetlerinde şişmeleri fark edip SPK’ya yazı yazıp durumu sorduklarını anlattı.
Yasaya göre savcılıkların borsada manipülasyon iddialarını kendi başlarına soruşturma yetkisi yok; bu konuda SPK’nın suç duyurusunda bulunması gerekiyor. Ama Şubat 2025’te savcılıktan yazı alan SPK hiç kimse için suç duyurusunda bulunmamış.
Akın Gürlek, savcılığın SPK’dan beklediği iznin ancak Ağustos 2026’da, yani ilk yazı yazıldıktan tam 19 ay sonra geldiğini söyledi. Bugün tanık olduğumuz soruşturmanın başlangıcı, savcılığın 18 Ağustosta SPK’ya yazdığı bir yazı. SPK ancak bu yazıya olumlu karşılık veriyor, halen tutuklu olan Pusula Holding patronu Muhammed Yarız dahil bazı kişiler için savcılık o zaman harekete geçebiliyor.
SPK ile ilgili bir başka itham da Hürriyet gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi’nin köşesinde yer aldı. Selvi, yazısında Borsa İstanbul yönetiminin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığa bir yazı yazarak, 2025 yılında SPK’ya 130 kez borsa manipülasyonu ve fonlarla ilgili şikayet iletildiğini bildirdiğini yazdı.
SPK salı günü bu yazıyla ilgili bir açıklama yayınlayıp kendini savundu ve Selvi’nin yazısını yalanlamak istedi ama SPK açıklamasında pek çok şey karanlıkta kaldı. SPK pek çok para cezası kestiğini söyledi.
Kurulun Borsa İstanbul tarafından gelen tüm bildirimleri titizlikle değerlendirdiği ve gerekli denetim ve gözetim işlemlerini yerine getirdiği belirtilen açıklamada “Kurulumuz gözetim ve denetim çalışmalarında Borsa İstanbul tarafından elektronik posta yoluyla iletilen bilgi notlarını dahi dikkate almakta ve ilgililer hakkında gerekli yaptırımları uygulamaktadır.” ifadesi kullanıldı.
Açıklamada habere konu fonlara ilişkin bilgi notları sayısının gerçeği yansıtmadığı kaydedilerek, geçen yıl ve bu yılın 9 ayında uygulanan idari para cezası tutarı ve yapılan suç duyurularına ilişkin, şu bilgilere yer verildi:
“Kurulumuz, denetimleri neticesinde gerçek ve tüzel kişilere 2025 yılında toplam 2 milyar 741 milyon lira ve 2026 yılının 9 ayında 948 milyon lira idari para cezası uygulamıştır. 2025 yılında 152 kişiye, 2026 yılı başından bu yana 174 kişiye suç duyurusunda bulunulmuştur. 2026 yılında yapılan suç duyurularının 96’sı fonlarla ilgili işlemler nedeniyledir.”
Akın Gürlek: Borsada olanlar bizim dikkatimizi çekti
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen “fon soruşturması”nın nasıl başladığı ve ne aşamada olduğuna ilişkin soru üzerine Gürlek, gelen ihbarlar, şikayetler bulunduğunu, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) konuyla ilgili soruşturma izni verdiğini, bu olmadan resen soruşturma yürütülmesinin imkanının bulunmadığını ifade etti.
Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde 2025 Şubat’ta bazı fonlarda ve hisselerde hareketlilik olduğunu fark ettiklerini ve yazı yazdıklarını, 2026 Ağustos’ta ise vatandaşlardan şikayetler geldiğini anlattı.
Meşru kazanç ile haksız kazancı ayırmak gerektiğine işaret eden Gürlek, haksız, anormal bir şekilde, “balon hisse” diye tabir edilen hisselerden kısa sürede gir çık yapılarak elde edilen bir kazancın olduğuna dikkati çekti.
Konuyla ilgili SPK’ye soruşturma izni için yazı yazıldığını belirten Gürlek, şöyle devam etti:
“Bizim dikkatimizi çekmişti, arkadaşlarımız da soruşturma izni için SPK’ye yazı yazdı, hatta şahsen de görüştük. Tabii sağ olsun Sayın Bakanımız da bu süreci takip ediyordu, fonlarla ilgili açıklamaları vardı. Ağustos ayında yazdığımız müzekkereye en son soruşturma izni verildi. Fon soruşturması bu şekilde başladı. Başsavcılık sadece soruşturma izni verildiği zaman bu suçlara bakabiliyor. Şu an devam eden bir soruşturma süreci var. Ben şunu ifade etmek istiyorum; Türk piyasası, Türk ekonomisi çok güçlü. Bizim göz bebeğimiz. Buradaki küçük bir kısmında meydana gelen bir hadiseyi genele yaymamak gerekiyor.
Burada sürecin ilk başından beri Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan süreci takip ediyor. Anlık olarak bilgilendirme yapıyoruz. Maliye Bakanımızla sürekli olarak bu konuda görüşmeler, toplantılar yaptık. En son Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Fon Koordinasyon Kurulu kuruldu. Maliye Bakanımız da bu kurulda, biz de bu kuruldayız. Günlük rutin işlemler, bunlar tamamen serbest piyasa ekonomisi kapsamında, kurulların takdirinde. Gelen ihbarlar, şikayetler ya da verilen soruşturma izinleri kapsamında başsavcılarımız bunlara bakıyor. Şu an devam eden süreçler var.”
“Mal kaçırmasının önlenmesi için tedbirler alındı”
Bakan Gürlek, “soruşturmanın derinliğine” ilişkin soru üzerine, “17 Eylül itibarıyla SPK tarafından fonların tasfiyesine karar verildi. Karar verildiği an, biz Başsavcılık olarak verilen soruşturma izinleri kapsamında bütün önleyici tedbirleri aldık. Özellikle şu an itibarıyla 85 şüpheli tutuklandı, 207 kişi hakkında işlem yapıldı ve birçok kişinin mal varlığı donduruldu. Aynı şekilde mal kaçırmasının önlenmesi için de arkadaşlarımız gerekli tedbirleri aldılar.” yanıtını verdi.
Mal kaçırmanın çok yoğun yapılabildiğini belirten Gürlek, soruşturmanın başlamasında 2 gün sonra tutuklu olan bir kişinin eşinin yurt dışına 40 milyon liralık havale talimatı verdiğini, bunun önlendiğini ifade etti.
Konuyla ilgili Devlet Denetleme Kurulunun da devreye girdiğini anımsatan Gürlek, kurumların ihmalinin olup olmadığı konusunun da incelendiğini, bir ihmal, kusur, kasıt ya da kötü niyet varsa kurumlarla ilgili de bir çalışma yapılacağını söyledi.
Kapalı ya da açık fonlarda alınan tüyolarla, kısa sürede girdi çıktı yapılarak fahiş miktarda kazanılan paraların olduğuna dikkati çeken Gürlek, şunları kaydetti:
“Biz, şu an zaten bunlarla ilgili soruşturmayı başlattık. Biz, SPK ve İstanbul Borsası aynı zamanda merkezi kayıt kuruluşu var. Oradan gelen bütün listeler uyarınca İstanbul Başsavcılığı, manipülatif hareket yapan, kısa sürede fahiş ya da olağan dışı kazanç sağlayan kişilere karşı, tabii şirketler de var, normal kişiler de var, bunlarla ilgili tedbir kararları koydu, mal varlıklarını dondurdu. Bunların bir kısmı tutuklandı, bir kısmı firari. Yurt dışı çıkış yasakları var. Devam eden bir süreç var. Bu tamamen bağımsız yargının gözetiminde.”
“5 kişi bu hesaplara iadede bulunmuş”
Adalet Bakanı Gürlek, Türk piyasasının, fonların ve İstanbul Borsasının göz bebekleri olduğunun altını çizerek, “Burada yürüyen bir süreç var. Biz titizlikle yürütüyoruz. İyi niyetli yatırımcılarımızın, hisselerimizin, şirketlerimizin özellikle bu süreçten etkilenmemesi lazım.” dedi.
Başsavcılık olarak süreci takip ettiklerini belirten Gürlek, Başsavcılığın, SPK tarafından gönderilen listeler, Borsa İstanbul ve Merkez Kayıt Sistemi tarafından gönderilen listeler kapsamında işlem yapabildiğini söyledi.
“Para iadesine” ilişkin yöneltilen soru üzerine Gürlek, SPK’nin iyi niyetli yatırımcının 1 milyon liraya kadar olan paralarının iadesi konusunda karar aldığını anımsattı.
Başsavcılığın konuyla ilgili tespitlerine dikkati çeken Gürlek, şunları kaydetti:
“Kısa sürede manipülatif hareketlerle, inanılmaz, mesela 2 ayda girilmiş çok yüksek miktarlarda çıkış yapmış. Yani bir kar çıkışı yapmış. Bunlarla ilgili bir çalışmamız var. Listemiz var. Zaten bu kişiler tutuklandı. Mal varlığına el koyduk. Buralarda özellikle kurulan kurulun kararları ve SPK’nin kararları uyarınca şahsi mallara da el koyduk. Portföy yöneticilerinin, fon yöneticilerinin bütün mal varlığına el koyduk. Bunlar belirlenen ilkeler çerçevesinde TMSF’de de bir hesap iadesi açıldı, özellikle gönüllülük esasına göre iade etmek isteyen kişilere karşı. Dün TMSF Başkanımıza görüştüm, 5 kişi bu hesaplara iadede bulunmuş.”
Bakan Gürlek, söz konusu mal varlıklarının hukuk çerçevesinde TMSF’ye devredildiğini, TMSF’nin de iadenin ardından savcılığa gerekli yazıyı yazacağını ifade etti.
“Halen de şu an araştırdığımız konular var”
Konuyla ilgili Sermaye Piyasası Kanunu’nun bulunduğunu belirten Gürlek, “Zararın iki katını karşılaması etkin pişmanlık sebebi ama bu soruşturmanın kapanması, dosyanın kapanması anlamına gelmiyor. Sadece kanunda düzenlenen bir indirim sebebi. Yani zararı giderenler hakkında bir işlem yapılmayacak algısı yanlış. Mutlaka onlarla ilgili işlem yapılacak.” dedi.
Bakan Gürlek, konuyla ilgili ellerinde listelerin bulunduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kısa sürede fahiş kazanan kişiler, tüzel kişiler, şirketler vesaire bunlarla ilgili elimizde bilgiler var. Zaten adımları da attık. Ben buradan şunu söylemek istiyorum; Sayın Cumhurbaşkanımızın da konuşmalarında çok açık ve net. Kesinlikle milletimizin cebine el uzatan, haksız kazanç sağlayan bu kişilerden biz hukuk çerçevesinde hakkımızı sonuna kadar arayacağız. Bu haksız kazançları da TMSF büyümesinde kurulan fona devredeceğiz. Daha sonradan da SPK’nin ve işte kurulan kurulun almış olduğu kararlar çerçevesinde de bir kısım iyi niyetli yatırımcının zararları karşılanacak ama hukuk çerçevesinde mutlaka kaçırılan mallar, bir kısım para transferleri yapmışlar, biz bunların getirilmesi için de İsviçre’ye gönderilen paranın getirilmesi için de adli süreçleri başlattık. Şahsi mallarına el koyduk, tedbir koyduk, tapuya tedbir koyduk. Halen de şu an araştırdığımız konular var.”
“Üzerimize ne düşüyorsa yapacağız”
Gürlek, vatandaşların hakkının korunacağını vurgulayarak, “Ben şunu vatandaşlarımıza kesinlikle söylüyorum. Hukuk çerçevesinde, kısa sürede fahiş kazanan, işte tüyo alıp içeri giren kişilerden sonuna kadar vatandaşlarımızın hakkını koruyacak şekilde paralarını tahsil etmek için elimizden geldiğince, üzerimize ne düşüyorsa yapacağız.” dedi.
Konunun, devletin takibinde olduğunu dile getiren Gürlek, “Biz de hukuk çerçevesinde bunların sonuna kadar takipçisi olacağız.” ifadelerini kullandı.
“Devlet kurumlarının bu konuda bir koordinasyon mekanizması inşa edip etmediğinin” sorulduğu Gürlek, şunları kaydetti:
“Elbette. Sürecin en başından beri sürekli olarak Maliye Bakanımızla, Sayın Cumhurbaşkanımız da zaten süreci en başından beri takip ediyor. Sürekli istişare halindeyiz. Şu an fon kurulu kuruldu. Biz de katılıyoruz. Yani devletin tüm kurumları istişare halinde. Ben buradan vatandaşlarımıza şunu söylemek istiyorum; müsterih olsunlar. Yani burada devam eden soruşmalar sebebiyle bizim piyasamız, İstanbul Borsamız, yatırımcılarımız kesinlikle etkilenmez bu süreçten dolayı. Bunlar devam eden süreçler ama bir yandan da Maliye Bakanlığımızın almış olduğu önlemler var. SPK’nin, bağımsız kurumlarımızın almış olduğu önlemler var. Devletin tüm kurumları en başından beri Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla işbirliği ve koordinasyon içerisinde yürütüyor. Ben, vatandaşlarımızdan kesinlikle Türk ekonomisine, Türk sermayesine, piyasalarına güvenmesini istiyorum. Bu konuda süreç devam ediyor. Biz, sadece adli sürece bakıyoruz ama günlük borsanın rutin işlemleri vesaire onlar bağımsız kurullar tarafından devam eden bir süreç.”
Bakan Gürlek, “Fon Kurulunun kararları vatandaşlarımıza bir külfet getirmeyecek. Ucu kime giderse gitsin, ismi ne olursa olsun, kararlılıkla mücadele ediyoruz.” dedi.