Maden suyu: Yanlış bilinen doğrular

Maden suyunun magnezyum oranından böbrek sağlığına etkilerine, doğru ürün seçimine merak edilenler uzman değerlendirmeleriyle açıklandı.

Sağlık 10 Ekim 2026

Günlük yaşamda sıklıkla tüketilen maden suları mineral deposu olma niteliği, sindirime etkileri ve böbrek sağlığı üzerindeki olası riskleriyle kamuoyunda farklı tartışmalara konu oluyor. Yeraltı kaynaklarından doğal mineral ve gaz içeriğiyle çıkarılan maden sularına ilişkin uzman değerlendirmeleri, doğru bilinen bazı algıların gerçeği yansıtmadığını ortaya koyuyor.

Magnezyum ihtiyacını karşılamada yetersiz 

Maden sularının yüksek miktarda magnezyum içerdiği yönündeki yaygın inancın aksine, bir şişe maden suyunda ortalama 10 ila 20 miligram magnezyum bulunuyor. Vücuttaki emilim süreçleriyle birlikte bu miktar yaklaşık 5 miligrama kadar geriliyor. Yetişkin bir bireyin günlük ortalama 300 ile 400 miligram arasındaki magnezyum gereksinimi dikkate alındığında, bir şişe maden suyunun bu ihtiyacın yalnızca küçük bir kısmını karşıladığı belirtiliyor.

Örnek olarak, bir avuç kabak çekirdeğinin sağladığı yaklaşık 150 miligramlık magnezyum değerine ulaşabilmek için ortalama 15 şişe maden suyu tüketilmesi gerekiyor.

Bikarbonat ve karbondioksit sindirimi rahatlatır 

Ağır yemeklerin ardından hissedilen rahatlamanın temel kaynağını maden suyunun içeriğindeki bikarbonat ve karbondioksit oluşturuyor. Bikarbonat mide asidini tamponlayarak mide rahatsızlıklarını hafifletirken karbondioksit gazı mide ve bağırsak hareketlerini uyararak hazımsızlık ve kabızlık şikayetlerinin azalmasına yardımcı oluyor.

Böbrek taşı riski

Maden suyunun böbrek taşına yol açtığı yönündeki kaygılara karşın yapılan araştırmalar günlük 1-2 şişe tüketimin kalsiyum oksalat taşı oluşumuna sebebiyet vermediğini gösteriyor. Bu tür bir taş oluşumu riskinin ancak günlük 20 ila 30 şişe gibi olağandışı tüketim seviyelerinde gündeme gelebileceği ifade ediliyor.

Sodyum oranına dikkat edilmeli 

Uzmanlar, maden suyu satın alırken ve tüketirken şu hususlara dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor:

– Vücutta ödem ve aşırı sodyum yüklemesini önlemek adına düşük sodyum içeren ürünler tercih edilmeli.

– Renklendirici ve tatlandırıcı içermeyen doğal ürünlere yönelinmeli.

– Yalnızca işlenmiş suya az miktarda mineral eklenerek sunulan “mineralli sular” ile doğal maden suları arasındaki farka dikkat edilmeli.

– Maden suyunun ferahlatıcı ve sindirimi kolaylaştırıcı bir içecek olduğu, ancak hiçbir koşulda günlük su ihtiyacının yerini tutamayacağı unutulmamalı.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.