İleri yaşta akciğerlerin savunma mekanizmasının zayıfladığını belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Merda Erdemir Işık, özellikle 65 yaş üzerindeki bireylerde zatürrenin alışılmış belirtiler göstermeyebileceğine dikkat çekti.
Yaşın ilerlemesiyle birlikte solunum sisteminde meydana gelen fizyolojik değişimler, akciğerlerin enfeksiyonlara karşı direncini azaltırken kronik solunum yolu hastalıkları açısından da risk oluşturuyor.
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Merda Erdemir Işık, 65 yaş sonrasında akciğer dokusunun esnekliğini kaybettiğini, solunum kaslarının zayıfladığını ve bağışıklık sistemindeki değişimlerin enfeksiyonlara karşı savunmayı güçleştirdiğini belirtti.
İleri yaşla birlikte akciğer dokusunun esnekliğinin azaldığını ve hava keseciklerinin genişlemesi nedeniyle gaz alışverişi kapasitesinin düştüğünü belirten Işık, göğüs kafesindeki değişimlerin de solunumu olumsuz etkilediğini ifade etti.
Göğüs kafesindeki kıkırdakların kireçlenmesi, kaburgaların sertleşmesi ve diyafram kasının güç kaybetmesiyle akciğerlerin yedek solunum kapasitesinin azaldığını aktaran Işık, bu durumun özellikle enfeksiyon dönemlerinde ciddi sorunlara yol açabileceğini söyledi.
Akciğerlerin mikropları uzaklaştırmasını sağlayan doğal temizleme mekanizmasının da yaşla birlikte yavaşladığını belirten Işık, şu ifadeleri kullandı:
“İleri yaşla birlikte bu tüysü yapıların hareketi belirgin şekilde yavaşlar, öksürük refleksi zayıflar, salgılar koyulaşır ve balgamın dışarı atılması zorlaşır. Temizleme mekanizması aksadığı için mikroplar hava yollarına daha kolay tutunur.”
Işık, genç bireylerde hafif seyreden bir solunum yolu enfeksiyonunun, ileri yaşta azalan akciğer kapasitesi ve eşlik eden kronik hastalıklar nedeniyle ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.
Yaşlı bireylerde zatürrenin klasik belirtiler göstermeyebileceğine dikkat çeken Işık, yüksek ateş ve şiddetli öksürük görülmemesinin enfeksiyon olmadığı anlamına gelmediğini belirtti.
Işık “İleri yaştaki bireylerde bağışıklık yanıtı farklı olduğu için zatürre her zaman klasik yüksek ateş, şiddetli öksürük ve bol balgamla seyretmeyebilir. Çoğu zaman ani bilinç bulanıklığı, sersemlik, sebepsiz halsizlik, düşme vakalarında artış veya ateş yükselmesi yerine vücut sıcaklığının düşmesi gibi silik belirtilerle ortaya çıkar” dedi.
Bu belirtilerin tanıda gecikmelere neden olabileceğini ifade eden Işık yaşlı bireylerde ortaya çıkan ani sağlık durumu değişikliklerinin akciğer enfeksiyonu açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
İleri yaşta günlük aktiviteler sırasında yaşanan nefes darlığının normal kabul edilmemesi gerektiğini belirten Işık özellikle merdiven çıkarken, düz yolda yürürken veya giyinirken ortaya çıkan solunum güçlüğünün araştırılması gerektiğini vurguladı.
Ağır fiziksel efor sırasında hafif nefes nefese kalmanın görülebileceğini ancak günlük yaşamı etkileyen nefes darlığının altta yatan bir sağlık sorununa işaret edebileceğini aktardı.
Akciğer sağlığının korunmasında sigaranın bırakılmasının, düzenli fiziksel aktivitenin ve aşılama programlarının önemli olduğunu belirten Işık şu önerilerde bulundu:
“Sigara hangi yaşta bırakılırsa bırakılsın akciğerdeki enfeksiyon riski düşer ve kan oksijenlenme düzeyi iyileşir. Akciğer sağlığını korumak adına 65 yaş üzeri herkese zatürre ve her yıl sonbaharda grip aşıları önerilmektedir. Bunun yanı sıra düzenli tempolu yürüyüşler yapmak ve bol sıvı tüketmek solunum yollarının temiz kalmasını sağlar.”
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Merda Erdemir Işık özellikle iki haftadan uzun süren öksürük, hırıltılı solunum, balgam renginde değişiklik ve yılda ikiden fazla tekrarlayan alt solunum yolu enfeksiyonlarının dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Işık bu belirtilerin görülmesi durumunda vakit kaybetmeden bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurulması gerektiğini kaydetti.