Türk iş insanı Turan Mildon, Trump'ın yakını Alina Habba ile evlendi. Habba, Trump'ın danışmanı ve eski düşmanı John Grenell'in kocası Mildon'dan 5,6 milyon dolar aldığını iddia edip Trump'a şikayet etti. Ardından Alina Habba'nın Venezuelalı zenginden aldığı 50 milyon dolar medyaya yansıdı.
Julio Herrera Velutini, itibarını temizlemek için Amerikan Başkanı tarafından bütün sicilinin silineceği bir başkanlık affını her şeyden çok istiyordu.
Önemli bir Venezuelalı aileden gelen milyarder bankacı Herrera, Amerika Birleşik Devletleri’nde ağır rüşvet suçlamalarıyla karşı karşıya kalmış ve Ağustos 2025’te, kampanya finansmanı ihlaliyle ilgili hafif bir suçlamayı kabul ederek oldukça müsamahakar bir uzlaşma anlaşmasına varmıştı. Ancak buna rağmen, bu hafifletilmiş suçlamanın bile sicilinde bir leke olarak kalacağını düşünüyordu.
Bu nedenle Herrera, merhamet talebinde bulunmak üzere, Trump’ın kişisel hukuk ekibinde yer alan ve Florida’nın eski başsavcısı olan avukatı Christopher M. Kise’yi görevlendirdi. Herrera’nın Amerikan vatandaşı da olan 27 yaşındaki kızı Isabela Herrera ise Trump ile bağlantılı bir siyasi eylem komitesine (super PAC) 3,5 milyon dolar bağışta bulundu. Ancak geçtiğimiz sonbahar itibarıyla af kararı hâlâ çıkarılabilmiş değildi.

Julio Herrera Velutini
Bunun üzerine Herrera ailesi, Trump’ın eski kişisel avukatlarından biri olan ve o dönemde Adalet Bakanlığı’nda danışmanlık yapan Alina Habba ile anlaştı. The New York Times tarafından elde edilen belgelere ve yapılan mülakatlara göre aile, Habba’ya dört yıl boyunca yılda 10 milyon dolar ve çeşitli ikramiyeler teklif etti. İkramiyeler de dahil edildiğinde, Habba’ya dört yıl için garanti edilen toplam tutar 50 milyon doları aşıyordu.
Anlaşma uyarınca Habba, Herrera’nın Ekim 2025’in sonlarında Florida’da kurduğu Concord Partners şirketinde genel hukuk müşaviri olacaktı. Şirketin kamuoyuna açık bir profili yoktu ve yürütülen işler, Herrera iş imparatorluğuyla bağlantılı bazı kişiler için bile belirsizliğini koruyordu. Habba, şirket tescil edildikten birkaç gün sonra ve kendisi hâlâ New Jersey Bölge Savcısı olarak görev yaparken bu anlaşmayı nihayete erdirdi.
Habba, Concord Partners’taki görevine resmi olarak 1 Ocak’ta başladı. Haftalar sonra ise Trump, Herrera için tam ve koşulsuz bir af kararı çıkardı.

John Grenell ve Alina Habba
O sırada Alina Habba, Adalet Bakanı Pam Bondi’nin kıdemli danışmanı olarak ABD bölge savcılarını denetliyordu. Adalet Bakanlığı’nda bir ofisi ve New Jersey Bölge Savcılığı döneminden kalan, ABD İnfaz Memurları Hizmeti’nden (U.S. Marshals) sağlanan bir koruma ekibi bulunuyordu.
Olayların bu kronolojik sırası, Herrera’nın affı nasıl elde ettiği ve kendisine kimlerin yardım etmiş olabileceği konusunda soru işaretleri yaratıyor. Habba’nın sözleşmesine hakim olan kişiler, kendisinin Herrera’nın af sürecini yürütmek amacıyla işe alındığına inandıklarını ve ödenen tazminatın büyüklüğü karşısında şaşırdıklarını ifade ettiler.
Habba ise af sürecinde herhangi bir rolü olduğunu reddetti ve yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Tamamı Adalet Bakanlığı’na bildirilmiş ve onaylanmış olan istihdamımın bir af kararıyla ilişkili olduğuna dair her türlü ima tamamen gerçek dışıdır.”
Habba o dönemde, bireylerin çıkar çatışması kısıtlamalarına tabi kalarak yılda 130 güne kadar federal hükümet için çalışmasına ve aynı zamanda dışarıdaki işlerini sürdürmesine izin veren “özel hükümet çalışanı” statüsündeydi. Concord Partners için yaptığı çalışmalar hakkında konuşmayı ise reddetti.
Baba kız Herrera’lar, yöneltilen çok sayıda yorum talebine yanıt vermedi; şirketleri de sessiz kalmayı tercih etti. Adalet Bakanlığı ise yaptığı açıklamada, Bayan Habba’nın kimseyle af konusu hakkında konuşmadığını belirtti. Bir Beyaz Saray yetkilisi de Habba’nın afla hiçbir ilgisi olmadığını, yönetimin Beyaz Saray Hukuk Ofisi ve Adalet Bakanlığı’nı içeren standart bir af inceleme sürecini takip ettiğini vurguladı.
Trump’ın ikinci başkanlık döneminde, varlıklı suçluların yönetimle ve müttefikleriyle iletişim kurup af talep etmek amacıyla bağlantılı avukatlara, nüfuz tüccarlarına ve lobicilere büyük paralar ödediği adeta bir “af sektörü” türedi. Af arayışındaki pek çok kişi, Trump’ı ve onun siyasi gündemini desteklemenin af almanın en hızlı yolu olduğu sonucuna vardı.
Af almak isteyen bazı kişiler, başkana erişim veya af süreci üzerinde nüfuz vaat eden kişileri kiralamak için yüz binlerce, hatta 1 milyon dolar ödediklerini bildirdi.

Habba için Herrera ailesinden gelen bu iş, hayatında ve kariyerinde kritik bir dönüm noktasına denk geldi.
Bir grup federal yargıcın, Trump tarafından yapılan atamasının hukuka aykırı olduğuna karar vermesinin ardından Aralık 2025’te New Jersey Bölge Savcılığı görevinden istifa etmişti. Aynı dönemde ikinci evliliği de çatırdıyordu.
Herrera ailesiyle yapılan bu anlaşma ona yeni bir finansal güvence sağladı. Habba bu dönemde özel hayatında da yeni bir sayfa açtı. Af kararının çıkmasından kısa bir süre sonra Türk yatırımcı Turhan Mildon ile çıkmaya başladı.
Çift, geçtiğimiz ay New York’ta görkemli bir törenle dünyaevine girdi. Davetli listesinde Adalet Bakanı Todd Blanche, FBI Direktörü Kash Patel ve Beyaz Saray Hukuk Müşaviri Will Scharf gibi üst düzey isimler yer alıyordu.
Buraya kadar okuduğunuz haber, The New York Times gazetesinin bugünkü nüshasında manşetten yayınlanan bir özel haberden derlendi. Ama bu haber öyle durduk yerde ortaya çıkmadı. Arkasında Beyaz Saray’ı bir haftadır fazlasıyla meşgul eden bir büyük kavga var. Bu kavganın göbeğinde de, 29 yaşındaki Türk iş insanı Turhan Mildon yer alıyor.
Alina Habba ile Mildon, geçen ay 10 milyon dolar harcanan görkemli bir düğünde evlendi. Bu evliliğin arkasındaki romantik nedenleri sorgulamak bu haberin konusu değil ama evlilikle Turhan Mildon’un Venezuela’daki yüz milyonlarca dolarlık işleri arasında bir bağlantı olduğu başından beri ima ediliyor.

Turhan Mildon, Alina Habba ile tanışmazdan önce Venezuela’da artık devrik durumda olan Nicholas Maduro yönetiminin önemli isimlerinden birinin kızıyla çıkıyordu.
Bu ilişkileri de kullanarak Maduro döneminde Venezuela’nın devlet tarafından bir iş insanından el konmuş olan çimento fabrikalarının işletmesini üstlendi. Üretilen çimentoyu Venezuela devleti satın alacak, Mildon da fabrikaları çalıştırdığı için para kazanacaktı.
Ama o sırada Amerikan yönetimi Maduro yönetimindeki Venezuela’ya baskısını arttırmıştı. Yönetim içinde iki kanat vardı: Bir tarafta Başkan Trump’ın Venezuela danışmanı John Grenell, Maduro ile anlaşılabileceğini ve onun başta kalmaya devam edebileceğini söylüyordu. Öteki tarafta ise Dışişleri Bakanı Marco Rubio vardı, o Maduro’yı devirmek ve yerine de bugünkü devlet başkanı Rodrigez’i getirmek istiyordu.
Mildon hemen Amerika’ya gitti ve John Grenell’e yanaştı. Trump’ın en yakınındaki isimlerden olan Grenell, o sırada Başkan Trump’ın çok önem verdiği bir başka projenin başındaydı: Washington DC’nin önemli kültür kurumlarından biri olan Kennedy Center’ın ele geçirilmesi ve Trump-Kennedy Center olması projesi.
Bu proje için yüklü bir bağışta bulundu Mildon ve Kennedy Center’daki davetlere VIP listesinden girmeye başladı, bir yandan da Grenell ile yakınlaştı. Ama kader bu, Kennedy Center’daki davetlerden birinde Alina Habba ile tanıştı; ikili kısa sürede yakınlaştı ve aralarında romantik ilişki başladı. O sırada Başkan Trump da Venezuela ile ilgili nihai kararını verdi, Marco Rubio’nun dediği oldu, Nicholas Maduro bir askeri operasyonla yattığı yatağından derdest edilip ABD’ye getirildi, yerine de Rodrigez geldi. Venezuela’yı bir yerde Amerika yönetmeye başladı.
Mildon parasını yanlış ata yatırmıştı. Yukarıdaki haberden de görüyorsunuz, Alina Habba, Venezuela konusunda da Trump nezdinde daha fazla sözü geçen bir isimdi.
Geçen hafta şaşırtıcı br şey oldu. Bu konuda ayrıntılı iki haber yayınlayan Axios adlı web sitesine göre, Alina Habba B yaz Saray’a giderek Başkan Trump ile konuştu ve Trump’a John Grenell’in Turhan Mildon’dan Kennedy Center için 16 milyon dolar bağış aldığını ama bu paranın Kennedy Center hesaplarına yatmadığını söyledi.
Artık “Bayan Mildon” ismini kullanan Habba, Grenell’i, eşinin o dönem Grenell tarafından yönetilen John F. Kennedy Gösteri Sanatları Merkezine yaptığı bağışı usulsüz kullanmakla suçladı. Grenell ise bu suçlamaları “absürt” olarak nitelendirerek reddetti.
Alina Habba bu iddiaları doğrudan Trump’a iletti, Trump da konunun araştırılması için Beyaz Saray Baş Hukuk Müşaviri Scharf’ı görevlendirdi.The New York Times daha önce bu soruşturmanın Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nden Teksaslı bir savunma şirketine yapılan bir banka transferine odaklandığını haberleştirmişti.
Kısacası şu: Beyaz Saray’da havada milyonlarca doların uçuştuğu bir büyük MAGA iç savaşı var ve bu savaşın tam ortasında da Turhan Mildon isimli bir Türk ismi insanı.