Erdoğan’dan fon mesajı: Üç aşamalı süreçte yatırımcıların mağduriyeti giderilecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan partisinin grup toplantısında fon soruşturması sürecinin üç ayrı başlık altında ele alındığını, haksız kazanç elde edenlerin yargı önünde hesap vermesi için gerekli önlemlerin alınacağını söyledi.

Siyaset 21 Ekim 2026

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısına yol arkadaşlarına ve gençlere selamlarını ileterek başladı. Erdoğan, grup toplantısının AK Parti, demokrasi ve Türkiye için hayırlara vesile olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan buradaki konuşmasında fon soruşturmasına ilişkin sürecin üç aşamada yürütüldüğünü belirtti. İlk aşamada tasfiye kararı verilen fonlardaki birikimlerin yatırımcılara ödenmesine odaklanıldığını ifade eden Erdoğan, Meclis gündemindeki yasa teklifinin yürürlüğe girmesiyle ödeme işlemlerinin hızlanacağını söyledi.

İkinci aşamada manipülasyon yoluyla haksız ve fahiş kazanç elde edenlerden yargı önünde hesap sorulacağını vurgulayan Erdoğan, başsavcılıkların deliller ve itiraflar doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti. Üçüncü aşamada ise benzer sorunların yeniden yaşanmaması için gerekli tedbirlerin alınacağını belirten Erdoğan, Devlet Denetleme Kurulu’nun hazırlayacağı kapsamlı rapor ve yürütülen diğer çalışmalar doğrultusunda kurumsal, bireysel ve mevzuat alanlarında gerekli adımların atılacağını ifade etti.

Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:

“Cenab-ı Allah salonlara sığmayan şu muhabbetimizi daim eylesin diyorum. İçeride ve dışarıda çok yoğun maddelerin olduğu hassas bir süreçten geçiyoruz. Konuşmamım hemen başında geçtiğimiz hafta İstanbul’dan Ankara’ya gelirken geçirdiği kazada hayatını kaybeden Üsküdar Belediyesi Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin’e Allah’tan rahmet diliyorum. Gültekin arkadaşımız hizmet etmekten heyecan duyan, müstesna bir insandı. Kendisi hem teşkilatımız içerisinde hem de Üsküdar’da sevilen, sayılan birisiydi. Biz kendisinden razıydık, Rabbimde razı olsun. Geride bizlere emanet olarak bıraktığı 3 yetim evladının tek tek gözlerinden öpüyorum. Dün yapılan oylamada Üsküdar Belediyesi Başkan Vekili seçilen Muhammed Emin Sarıoğlu’nu tebrik ediyorum.”

Ziya kardeşimizin vefatının ardından nefret kampanyasına şahit olduk

“Ziya kardeşimizin hepimizi kedere boğan vefatından sonra sosyal medya platformlarında alçakça bir nefret kampanyasına şahit olduk. İnsanlıktan nasibini almamış bir güruh hiç tanımadıkları bir insana karşı içlerinde biriktirdikleri ne kadar cerahat varsa hepsini kustular. Bu gözü dönmüşlük öyle bir raddeye ulaştı ki taziye mesajı yayınlayarak en temel insani vazifesini yerine getiren herkese saldırdılar. Kalbi taşlaşmış, sureti dışında insanlıkla artık hiçbir alakası kalmamış bu müptezelleri de ben Cenab-ı Allah’a havale ediyorum.”

Türkiye’nin yeni bir siyaset tarzına ihtiyacı var, muhalefetin böyle bir gündemi yok

“Türkiye’nin yeni bir siyaset tarzına ihtiyacı olduğunu özellikle belirttik. Rakiplerimiz dahil tüm siyasi partileri söz konusu memleketin menfaatleri olduğunda savaş baltalarını bir yana bırakıp, müşterekleri çoğaltmaya davet ettik. Bu dönemde ülkemiz açısından ihtiyaçtan öte mili bir görev olduğunun altını çizdik. Ancak son 3 haftada hayal kırıklığı yaşadık. Muhalefetin böyle bir gündemi yok.”

Erdoğan’dan muhalefete eleştiri

“Dünyayı takip etmedikleri gibi Türkiye’nin projelerinden de habersizler. Kendi dar görüşleri dışında her şeye gözlerini kapatmışlar. Ülkenin sorunlarına çözüm önerisi deseniz, yok. Kusura bakmasınlar ama bu tavır doğru bir tavır değildir. Türk demokrasisi için tehlikeli olduğu kadar marazi bir tavırdır. Benim menfaatime olacaksa bu ülke batsın tavrı, son derece bencilce bir tavırdır.”

“Plan yok, program yok, çözüm önerisi yok”

“Teessüfle belirtmek isterim ki muhalefetin bazı aktörlerinin ne böyle bir hassasiyeti ne de böyle bir gündemi var. Dünyayı ve bölgemizi hiç takip etmedikleri gibi Türkiye’ye yönelik örtülü operasyonlardan, toplumsal mühendislik projelerinden de habersizler. Kendi dar kadro çıkarları dışında her şeye gözlerini ve kulaklarını kapatmış durumdalar. Plan deseniz yok, program deseniz yok, ülkenin sorunlarına çözüm önerisi deseniz yok. Siyasette nezaketi koruyalım deseniz maalesef o da yok. Kusura bakmasınlar ama bu tavır doğru bir tavır değildir. Sorumlu bir tavır değildir.”

“Ülke batsın, yeter ki benim menfaatim olsun anlayışı bencilce”

“Türk demokrasisi için tehlikeli olduğu kadar marazi de bir tavırdır. “Benim menfaatim olacaksa isterse bu ülke batsın, bitsin, kaosa girsin.” tavrı son derece bencilce bir tavırdır. Türkiye üzerine operasyon hayalleri kuran çevrelere cesaret veren bir tavırdır. Üç kuruşluk siyasi ikbalini vatandaşı olduğu ülkenin, mensubu olduğu milletin felaketine bağlamak, egoist bir zihin dünyasının başvurusudur. Yirmi dört yıl boyunca ülkenin ayağına ne zaman taş değse umutlandılar. Yirmi dört yıl boyunca Türkiye’nin sıkıntılarından rant devşirmeye çalıştılar. Yirmi dört yıl boyu tüm umutlarını ülkenin ekonomik, siyasi ve sosyal olarak zayıflamasına, böylece iktidarın kan kaybetmesine bağladılar. Dikkat edin, bugün de aynı ham hayali kuruyorlar.”

Erdoğan’dan “Savaştayız” diyen siyasetçiye tepki

“Şimdi değerli kardeşlerim, geçenlerde bir tanesi çıkmış, şuursuzca “Savaştayız.” diyor. Hırsı aklını esir almış bu zata sormak lazım: Hayırdır beyler, kiminle savaştasınız? Hangi düşmana karşı savaş ilan ettiniz? Seferberlik çıktı da bizim mi haberimiz yok? Türkiye işgal edildi de biz mi duymadık? Türkiye işgal edilmediğine, seferberlik çıkmadığına göre nereden aklınıza esti bu savaş öyle mi? Bakınız, yirmi dört yıl boyunca bu ülkenin başına çok ciddi sıkıntılar geldi. Ülkemize aba altından sopa gösterenler oldu. Boylarına poslarına bakmadan Türkiye’yi alçakça tehdit edenler oldu.”

“Bu milletin kardeşliğinden artık ellerinizi çekin”

“Türkiye’yi içeriden çökertmek için Gezi olayları gibi nice dümen çevirdiler. Muhalefeti destekleyip “İktidarı devireceğiz.” diyeninden dergi kapakları üzerinden mesaj verenine kadar nice saldırıyla karşılaştık. Bunların hiçbirinde sesiniz çıkmadı. Türkiye’yi tehdit edenlere, Türkiye’yi karıştırmak isteyenlere karşı bir kez olsun bu dili kullandığınızı görmedik. Hatta gittiniz, onlardan yardım dilendiniz, el açtınız, etek öptünüz. Şimdi çıkmış, utanmadan “Savaştayız.” diyorsunuz. Allah aşkına, siz ne dediğinizin, lafınızın nereye gittiğinin farkında mısınız? Bu milleti düşmanlaştırmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz? Sorumlu, sağduyulu siyaset yapmayı ne zaman öğreneceksiniz? Onlara diyorum ki bu milletin kardeşliğinden artık ellerinizi çekin. Bölerek, ayrıştırarak, ötekileştirerek varacağınız hiçbir yer olmadığını artık kabul edin”

“Sürekli hakaret ederek siyaset yapılmaz”

“Açık söylüyorum, böyle sorumsuz bir söylem olmaz. Sürekli hakaret ederek, sürekli insanları tahrik ederek siyaset yapılmaz. Çünkü siyaset, aklına geleni söyleme değil, sözünü ölçerek, tartarak ifade etme sanatıdır. “Efendim, ben ona buna bakmam, istediğimi söylerim.” derseniz o zaman istemediğinizi işitirsiniz. Dahası, sadece kendinize, sadece siyaset kurumuna değil, bu ülkeye ve millete de kötülük etmiş olursunuz. Burada şunu da dikkatinize getirmek isterim. Bunların siyasetsizliği siyaset haline getirmeleri sadece söylemlerle sınırlı değildir. Aynı ciddiyetsiz tavrı fon tartışmalarında da görüyoruz.”

“Belgesiz suçlama ve iftiraya eyvallah demeyiz”

“Dedikodular üzerinden insanların izzetiyle, itibarıyla oynuyorlar. Bakın, milletin malına el uzatmak ne kadar büyük bir suçsa aynı şekilde namuslu, şerefli, onurlu insanlara mesnetsiz şekilde yolsuzluk ithamında bulunmak da o kadar büyük bir suç, o kadar büyük bir şenaattir. Bundan daha fenası ise foyan ortaya çıktığı hâlde işi pişkinliğe vurmaktır. Hem elinde bilgi, belge olmadan kabine üyelerimizi itham edeceksiniz, önüne gelene iftira atacaksınız, devletin kurumlarını töhmet altında bırakacaksınız. İnsanlar, millete hizmete ayırması gereken vakti senin iftiralarını, senin bühtanlarını belgeleriyle yalanlamaya ayıracak. Sonra da çıkacaksın, yüzün kızarmadan, hiçbir mahcubiyet duymadan işi pişkinliğe vurup kulağının üstüne yatacaksın. Biz buna eyvallah demeyiz.”

Erdoğan’dan fon tartışmalarına tepki

“Aynı ciddiyetsiz tavrı fon tartışmalarında da görüyoruz. Dedikodular üzerinden insanların izzetiyle, itibarıyla oynuyorlar. Bakın milletin malına el uzatmak ne kadar büyük bir suçsa, aynı şekilde namuslu, şerefli insanlara mesnetsiz şekilde yolsuzluk ithamında bulunmak da o kadar büyük bir suçtur. Bundan daha fenası ise foyan ortaya çıktığı halde işi pişkinliğe vurmaktır. Hem elinde bilgi ve belge olmadan kabine üyelerimizi itham edeceksiniz, devletin kurumlarını töhmet altında bırakacaksın, sonra da çıkacaksın yüzün kızarmadan işi pişkinliğe vurup kulağının üzerine yatacaksın. Biz buna eyvallah demeyiz. Çamur at izi kalsın siyasetine teslim olmayız.”

Yatırımcıların ödemeleri hızlanacak

“Fon meselesi ile ilgili tutumumuzu milletimizle farklı vesilelerle paylaştık. Üç farklı kategoride konuyu hassasiyetle yürütüyoruz. İlk aşamada tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin yatırımcılara ödenmesidir. Fon Koordinasyon Kurulu ve ekonomi kurmaylarımız düzenli olarak bir araya geliyor. Meclisimizin gündemindeki yasa teklifinin yürürlüğe girmesiyle ödeme işlemleri biraz daha hızlanacak.

İkinci aşamada; manipülasyon yaparak kimi zaman bir organizasyon dahilinde haksız ve fahiş kazanç elde edenlerden yargı önünde hesap sorulmasıdır. Başsavcılıklarımız deliller ve itiraflar ışığında gerekeni yapıyor.

Üçüncü aşamada ise bir daha benzer bir sorunla karşılaşmamak için alınması gereken tedbirler kısmıdır. Gerek Devlet Denetleme Kurulu’nun hazırlayacağı kapsamlı rapor, gerekse talimatımız doğrultusunda yürütülen diğer çalışmalar neticesinde kurumsal, bireysel veya mevzuat boyutu itibarıyla burada da her türlü adım atılacaktır.”

“Milletimizin çıkarını her türlü hesabın üzerinde tutuyoruz”

“Vatandaşlarımdan gönüllerini ferah tutmalarını rica ediyorum. Puslu havada mevzi kazanmaya çalışan fırsatçılara prim vermesinler. Medya ve sosyal medya üzerinden algı oluşturan operasyon hesaplarına karşı dikkatli olsunlar. Bilhassa boğazlarına kadar pisliğe bulaşmış olanların dedikodudan daha öteye geçmeyen hezeyanlarına kulak asmasınlar. Biz bu meseleye bir cerrah titizliğiyle vaziyet ediyor, milletimizin çıkarını her türlü hesabın üzerinde tutuyoruz. Allah’ın izniyle ne bu camianın ne de bu milletin başını öne eğdirdik, bundan sonra da asla eğdirmeyeceğiz. Şimdiye kadar ne size ne de milletimize mahcup olmadık. Allah’ın izniyle mahcup olmayacağız.”

“Afet mağdurlarına destek”

“Afetten etkilenen vatandaşlarımıza her türlü desteği veriyoruz. Aile Bakanlığımız tarafından hane başına 10 bin lira olmak üzere toplam 200 milyon lira aktarıldı. Şu ana kadar İstanbul’daki 37 ilçemizde 5672 haneye yaklaşık 57 milyon tutarında dağıtım yapıldı.”

“İhmal varsa sorumlular hesap verecek, İstanbul’a yüz milyonlarca lira destek sağlandı”

“Bilinsin ki ihmal veya kusur varsa sorumlular ortaya çıkarılacak ve gereken hiç tereddütsüz yapılacaktır. Fakat milletçe hepimizi üzen bu acı hadiseyi kendileri için, kendi siyasi ajandaları için, özellikle de belediyelere yönelik yolsuzluk operasyonlarını itibarsız hâle getirmek için kullanmaya çalışan fırsatçılara da asla müsamaha göstermeyeceğiz. Afetten olumsuz etkilenen vatandaşlarımıza her türlü desteği veriyoruz. Vatandaşlarımızın acil ve temel ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik Aile Bakanlığımız tarafından hane başına 10 bin lira olmak üzere toplam 200 milyon lira, AFAD tarafından 230 milyon lira, Ticaret Bakanlığımız tarafından toplam 80 milyon lira İstanbul Valiliğimize aktarıldı. Şu ana kadar İstanbul’daki 37 ilçemizde 5672 haneye yaklaşık 57 milyon lira tutarında dağıtım yapıldı.”

 

 

 

 

 

 

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.