Türk iş insanı Turhan Mildon'la evlendiği için Türkiye'de de bilinir hale gelen Trump'ın eski avukatı Alina Habba, bir Venezuelalı milyarderle 50 milyon dolarlık sözleşme yaptı. Bunu duyan Trump çok kızdı, bu paranın şimdi kendi kütüphanesine bağışlanmasını istiyor.
Mildon'un Alina Habba ile tanışması kaderini değiştirdi. ABD Başkanı Donald Trump, eski avukatı Alina Habba Mildon’ın milyarder Venezuelalı bir aile için çalışmak üzere 50 milyon dolardan fazla değere sahip bir sözleşme imzaladığını öğrenmesinin ardından adeta küplere bindi.
The New York Times gazetesinin konuştuğu görüşmeler hakkında bilgi sahibi olan birden fazla kaynağa göre Trump, Mildon’ın anlaşmasının büyüklüğüne öfkelenerek danışmanlarına ve müttefiklerine, Mildon’ın bu paranın bir kısmını kendisinin gelecekteki başkanlık kütüphanesine veya Trump ile bağlantılı başka bir kuruluşa bağışlaması gerektiğini söyledi.
Trump’ın bu öfkesi, The New York Times’ın yayımladığı, 10Haber’de de yer alan bir haberin ardından geldi. Haberde Mildon’ın, Adalet Bakanlığı’nda danışman olarak görev yaptığı sırada, o dönemde Trump’tan af talebinde bulunan Julio Herrera Velutini’nin kızı tarafından kurulan bir şirkette son derece yüksek maaşlı genel hukuk danışmanı olarak çalışmak üzere geçen yıl imza attığı ortaya çıkmıştı.
Görüşmeler hakkında bilgi sahibi kaynaklar, Trump’ın en az bir müttefikine Herrera ailesinin sözleşmenin geri kalan kısmını ödememesi gerektiğini söylediğini ve bu mesajın aileye ulaştığını belirtti.

Daha önce Trump’ın özel avukatlığını ve ardından kısa bir süre New Jersey Federal Savcılığını yürüten Mildon, dört yıllık bir sözleşmeye imza attı. Ancak ailenin bu sözleşmeyi erkenden feshedip feshedemeyeceği henüz belirsizliğini koruyor. Trump, sözleşmeyi görüşmek üzere Mildon’ı da aradı; ancak doğrudan bir bağış talebinde mi bulunduğu yoksa bunu yalnızca çevresindekilere mi çıtlattığı bilinmiyor.
Mildon, Trump ile yaptığı görüşmeye veya kütüphaneye ya da Trump ile bağlantılı diğer kurumlara herhangi bir para taahhüdünde bulunup bulunmadığına ilişkin sorulara yanıt vermedi. Herrera ailesi de Mildon’ın istihdamında herhangi bir değişiklik yapmayı planlayıp planlamadıklarına dair yorum taleplerini karşılıksız bıraktı. Beyaz Saray ise Trump’ın telefon görüşmelerine ilişkin açıklama yapmadı.
Times tarafından elde edilen belgelere ve yapılan görüşmelere göre sözleşme, Herrera ailesinin Mildon’a dört yıl boyunca yılda 10 milyon dolar ödemesini ve çeşitli primleri kapsıyor. Primler de dahil edildiğinde Mildon’a dört yıl için garanti edilen toplam miktar 50 milyon doları aşıyor.
Mildon, aile için resmi görevine 1 Ocak’ta başladı. Haftalar sonra Trump, Herrera’ya seçim finansmanı ihlali suçlaması için tam ve koşulsuz bir af çıkardı. Rüşvet suçlamalarıyla karşı karşıya kalan Herrera, 2025 yılında alışılmadık derecede hafif bir uzlaşma anlaşmasına varmıştı. Mildon daha önce yaptığı açıklamada, Herrera’nın affedilmesinde hiçbir rolü olmadığını belirtmişti.
Mildon’ı işe alan Concord Partners adlı şirketin ise kamuoyunda bilinen bir profili bulunmuyor ve şirketin faaliyet alanı Herrera iş imparatorluğuyla bağlantılı bazı kişiler için bile gizemini koruyor.
Geçen hafta müttefikleriyle yaptığı görüşmelerde Trump, sözleşmenin miktarından dert yanarak Mildon’ın bu paranın bir kısmını kendi projelerinden birine vermesini istediğini dile getirdi.
Trump ayrıca geçen hafta eski avukatlarından Christopher M. Kise ile de Times’ın haberi hakkında konuştu ve Mildon’ın Herrera ailesi için yürüttüğü çalışmaları sordu. Kise aynı zamanda Herrera’nın avukatlığını yapmış ve af davasında görev almıştı. Kise, özel bir görüşme hakkında yorum yapmaktan kaçındı.
Trump zaman zaman, danışmanlarının kendisine olan yakınlıklarını pazarlayarak para kazanmalarından rahatsızlık duyuyor ve danışmanlarının aldığı yüksek danışmanlık ücretleri basına sızdığında sert tepkiler gösteriyor.
Bu ayın başlarında Trump, Cumhuriyetçi Parti’nin ara seçim stratejisini yöneten iki üst düzey danışmanıyla arasına mesafe koymuştu. Times, bu isimlerin (James Blair ve Chris LaCivita) Rus yanlısı bir Balkan hükümeti olan Sırp Cumhuriyeti’ne danışmanlık yapmak üzere yüz binlerce dolar aldıklarını haberleştirmişti.
Trump’ın kamuoyuna yansıyan tepkisinin ardından Blair ve LaCivita, bu hükümete verdikleri danışmanlıktan kazandıkları ücretleri Trump’ın başkanlık kütüphanesi fonuna bağışladıklarını açıkladı.
Trump gazetecilere, bu iki isimden açıkça bir bağış talebinde bulunmadığını ima ederek, “Parayı aldılar ve esasen bir hayır kurumuna verdiler. Bence yapılması çok hoş bir şeydi,” ifadelerini kullandı.
Trump, Miami’de kurulması planlanan başkanlık kütüphanesi için 1 milyar dolar fon toplamayı hedefliyor.