Amerikan istihbarat örgütleri, Megaspeed adlı Singapur merkezli bir şirletin yöneticisi olan Çin vatandaşı Alice Huang'ın, Nvidia çipleri yasadı biçimde Çin'e götüren örgütün parçası olduğuna ve Nvidia'nın CEO'su Jensen Huang'ı hedef aldığına inanıyor.
Amerikan istihbarat teşkilatları dikkat çekici bilgilere ulaştı. Singapur merkezli bir veri merkezi şirketinin üst düzey yöneticisi, gelişmiş Nvidia yapay zeka çiplerini Çin’e yönlendirmiş olabileceği şüphesiyle takibe alınmıştı. Amerikan yetkilileri, bu yöneticinin Pekin’e bilgi sızdıran bir Çin istihbarat elemanı olduğu sonucuna vardı.
Ancak bundan sonra ortaya çıkanlar daha da endişe vericiydi. Çin vatandaşı olan Alice Huang (Huang Le) adlı yöneticinin takibi, Nvidia’nın İcra Kurulu Başkanı (CEO) Jensen Huang ile yakın bir ilişki geliştirdiğini ortaya koydu.
Washington, küresel yapay zeka yarışında Çin’in ABD’yi yakalamasını veya geçmesini engellemek için yıllardır çaba harcıyor. Yapay zeka devriminin en güçlü figürlerinden biri ve Başkan Trump’ın nüfuzlu bir müttefiki olan Jensen Huang’a doğrudan erişimi bulunan birinin Pekin’e rapor verdiğinin keşfedilmesi Beyaz Saray’da alarmların çalmasına neden oldu.
Yaklaşık bir yıl önce, daha önce basına yansımamış olan bu istihbarat bulguları hakkında bilgilendirilen Başkan Trump, bu bilgiyle ilgili herhangi bir adım atmamayı tercih etti. Trump, ekonomiyi ve borsayı yönlendirmeye yardımcı olan Nvidia çip satışlarının aksamasından ve Çin ile olan ticari ilişkilerin daha da karmaşıklaşmasından çekiniyordu.
Gizli istihbaratı aktaran The New York Times gazetesinin bu özel haberi; takibe ilişkin bilgilendirilen ve adlarının açıklanmasını istemeyen yetkililerin yanı sıra diğer idari isimler, sektör yöneticileri ve analistlerle yapılan görüşmelere dayanıyor.
Amerikan yetkililer zaten Alice Huang’ın, Çin’in gelişmiş yapay zeka çiplerine erişimini kısıtlayan engelleri aşmasına yardım ettiğinden şüpheleniyordu.
Ancak doğrudan Pekin’e bilgi aktardığının ortaya çıkması daha da kaygı verici ihtimalleri gündeme getirdi. Bunlar arasında Alice Huang’ın, Başkan’ın önümüzdeki ay Çin’e yapacağı ziyarette muhtemelen gündeme gelecek olan ve her iki ülke için de hayati önem taşıyan bir konuda Trump’ın düşünce yapısına dair kritik bilgilere sahip olması yer alıyordu. Ayrıca, ABD’nin son teknoloji yapay zeka modelleri geliştirmede sağladığı üstünlüğün arkasındaki en önemli şirketlerden biri olan Nvidia hakkında da bilgi toplayıp toplamadığı sorusu cevapsız kaldı.
İstihbarat takibinden haberdar olan kaynaklar, yabancı istihbarat servislerinin hedefi haline gelen Amerikalılara zaman zaman verilen koruyucu bilgilendirme uyarısının Jensen Huang’a yapılmadığını belirtti.
Yetkililer, Alice Huang’ın takibinin sürdüğünü ve kendisiyle bağlantılı şirketlerin bu yıl da Nvidia çipleri satın almaya devam ettiğini söyledi.
Nvidia tarafı ise Alice Huang’ın çalıştığı Megaspeed şirketinin diğer tüm bölgesel müşterilerden farkı olmadığını, Singapur merkezli bu şirketin Çin’e çip kaçırdığına dair iddiaları daha önce araştırıp çürüttüklerini savundu. Nvidia sözcüsü John Rizzo şu açıklamada bulundu: “Jensen’ın Bayan Huang ile temasları olağandışı veya beklenmedik değildir. Müşterilerle görüşmek bir CEO’nun görevidir; Jensen her yıl binlerce müşteri yöneticisiyle görüşür.”
Nvidia’nın, “ABD hükümetinin herhangi bir kişinin Amerikan sanayisi için tehdit oluşturduğuna inanması halinde bunu kendilerine bildireceğine güven duyduğunu” belirten Rizzo, Megaspeed gibi müşterilerin ticari sırlar veya ulusal güvenlikle ilgili hassas veriler değil, yalnızca sıradan ticari bilgiler edindiğini vurguladı.
Beyaz Saray, CIA ve Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) konuyla ilgili yorum yapmaktan kaçındı. Megaspeed şirketi ise yaptığı açıklamada, mevcut yönetimin konuyu son derece ciddiye aldığını, iddiaların ardındaki gerçekleri ortaya çıkarmak için harici hukuk danışmanlarının görevlendirildiğini ve ABD hükümetiyle tam iş birliği içinde olunduğunu bildirdi.
Çin’in Washington Büyükelçiliği sözcüsü Liu Chang ise ABD’nin Çin’e karşı “dayanaksız karalama ve iftira” kampanyası yürüttüğünü savundu.

Jensen Huang ilke Çinli Alice Huang’ın Tayvan’da bir barda yıllar önce çekilmiş bir fotoğrafı var.
Trump geçen yıl istihbarat hakkında ilk kez bilgilendirildiğinde, ABD’li yetkililer Nvidia yöneticisinin Alice Huang’ın Çin adına bilgi topladığından haberdar olduğuna inanmıyordu. İstihbarat yetkililerinin o tarihten bu yana değerlendirmelerini güncelleyip güncellemediği bilinmiyor, ancak Trump yönetimindeki bazı üst düzey yetkililer, Jensen Huang’ın kadının casusluk rolünden habersiz kalmış olabileceğinden şüphe duyuyor.
Megaspeed’in Çin’e yapay zeka çipleri sağlayıp sağlamadığına ilişkin sorular, geçen yıl The New York Times ve Bloomberg News’ta yayımlanan haberlerle kamuoyuna yansımıştı.
Jensen Huang, Trump’ın ikinci başkanlık döneminde yapay zeka şirketlerine yönelik düzenlemelerin gevşetilmesi ve Çin’e çip satışındaki kısıtlamaların esnetilmesi için yönetime başarılı bir lobicilik yürüttü. Ayrıca, ABD hükümetinin Çin’e satışına izin verilen belirli Nvidia çiplerinden yüzde 25 pay almasını sağlayan bir anlaşmayı da Trump ile müzakere etti.
Mevcut ve eski ABD’li yetkililer, Başkan ile Jensen Huang arasındaki yakın ilişkinin Nvidia’nın yurt dışındaki çip satışlarını engelleme çabalarını zorlaştırdığını belirtiyor.
Tüm bunlara rağmen, konunun gizli tutulmasıyla ilgili yanıtlanmamış birçok soru bulunuyor. Jensen Huang’a uyarı yapılmamasının takibin gizliliğini koruma amacından kaynaklanıp kaynaklanmadığı belirsizliğini koruyor.
Alice Huang’ın kariyerindeki hızlı yükseliş dikkat çekiyor. Çinli bir iş kadını ve yatırımcı olan Huang, zamanla Megaspeed’in üst düzey yöneticilerinden biri haline geldi. Biden yönetiminin son dönemlerinde Ticaret Bakanlığı,Megaspeed’in ABD yasaklarını delerek Çin’in Nvidia çiplerinin işlem gücüne erişmesine yardım ettiğinden şüphelenmeye başlamıştı.
ABD hükümeti, Ticaret Bakanlığı yetkilisinin Malezya’daki veri merkezini ziyaret edip şüpheli durumlar tespit ettiği 2024 sonundan bu yana Megaspeed’i inceliyor. O dönemde Nvidia ekipmanlarının hâlâ kutularında durması, buraya kurulmaktan ziyade başka yerlere sevkiyat için tutulduğu izlenimini vermişti.
Singapur yetkilileri de 2025’te Alice Huang’ı sorgulamış ancak sonrasında serbest bırakmıştı. Soruşturma bu yıl ABD Adalet Bakanlığı’na devredildi.
ABD hükümeti en gelişmiş Nvidia çiplerinin Çin’e ihracatını 2022’den beri kısıtlasa da bazı firmalar bunları yasa dışı yollarla sınırdan sokuyor. Diğer bazı şirketler ise Güneydoğu Asya’da yasal veri merkezleri kurarak Çinli firmalara işlem gücü kiralıyor. Megaspeed de Çinli dev Alibaba gibi şirketlere işlem gücü sağlayan bu aracı kurumlardan biri olarak öne çıkıyor.
Ticaret kayıtlarına göre, Megaspeed’in Malezya’daki kardeş şirketi Haziran 2024 ile Şubat 2026 arasında Nvidia teknolojisi içeren en az 4,8 milyar dolarlık gelişmiş yapay zeka ekipmanı satın aldı. Küçük ve tanınmayan bir şirket için bu astronomik bir meblağ olarak değerlendiriliyor.
Jensen Huang ve Alice Huang’ın ilk ne zaman tanıştığı bilinmiyor. Ancak Haziran 2024’te Taipei’deki bir teknoloji fuarının ardından bir barda birlikte çekilmiş fotoğrafları LinkedIn’de paylaşılmıştı. Bir yıl sonra, Mayıs 2025’te Taipei’de bir iş yemeği çıkışında tekrar birlikte görüldüler.
Konuya yakın kaynaklar, ABD teşkilatlarının Alice Huang üzerinde elektronik takip yürüttüğünü bildirdi. Bu takip sırasında Huang’ın bir ABD vatandaşıyla iletişimde olduğu saptandı. ABD istihbaratı mahkeme kararı olmadan Amerikan vatandaşlarını izleyemediğinden, yasal “kimlik açığa çıkarma” (unmasking) süreci işletildi ve bu Amerikan vatandaşının Jensen Huang olduğu belirlendi.
2025 öncesinde Washington siyasetinden uzak duran Jensen Huang, Trump yönetimi Çin’e çip satışını tamamen yasaklamayı tartışırken Florida’daki Mar-a-Lago kulübünde Trump ile bir araya gelmişti. Görüşmenin ardından Nvidia’nın Trump’ın balo salonu fonuna en az 20 milyon dolar bağış yaptığı ve ABD’de 500 milyar dolarlık üretim yatırımı sözü verdiği aktarıldı. Nitekim Çin lideri Şi Cinping’in geçen ayki Beyaz Saray ziyaretinde Jensen Huang ana masada yer alıyordu.
İstihbarat raporlarına konu olan Alice Huang ise sosyal medya hesaplarında kendisini Megaspeed CEO’su olarak tanıtmıştı. Geçmişte Çin’de TV muhabirliği ve bankacılık yaptığı, ardından yarı iletken ve yapay zeka firmalarına yatırım yapan Şanghay merkezli bir fonda çalıştığı belirtiliyor.
Sektör analistleri ve bölgedeki şantiye görüntüleri, Megaspeed’in tüm soruşturmalara rağmen Malezya’nın Johor eyaletinde devasa bir veri merkezi inşaatına devam ettiğini ve ihtiyaç duyduğu Nvidia çiplerini çoktan güvenceye aldığını gösteriyor.