Bilim Teknoloji 12 Şubat 2024

Alper Gezeravcı, uzaydan gelip kurul üyesi oldu

Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı sonunda Türkiye'ye döndü. "Dünya bir nimet" diyen Gezeravcı uzayda çok özlediği güveci de dönünce yemiş. Gezeravcı, ayağının tozuyla Türkiye Uzay Ajansı Yönetim Kurulu üyeliğine atandı.

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda görevini tamamlayan Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı yurda döndü. Cumhurbaşkanlığına ait uçakla Ankara Esenboğa Havalimanı’na gelen Gezeravcı’yı burada Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır karşıladı. Ayrıca 13 çocuk, apronda Gezeravcı’ya çiçek takdim etti. Gezeravcı da Uluslararası Uzay İstasyonu’na giderken yanında götürdüğü 13 Türk bayrağını çocuklara verdi. Fotoğraf: AA

“Merhaba dünya, ben geldim” diyerek döndü Dünya’ya ilk Türk astronotu Alper Gezeravcı. Hava koşulları nedeniyle günlerce ertelenen yolculuğun sonu ABD’nin Florida eyaleti açıklarında sorunsuz şekilde son buldu. Sağlık kontrollerinin ardından Türkiye’ye dönen Gezeravcı büyük ilgiyle karşılandı. Uluslararası Uzay İstasyonu’na çıkarken çantasında götürdüğü 13 bilimsel deneyin şerefine Gezeravcı’yı apronda 13 çocuk karşıladı, çiçek verdi. Gezeravcı da onlara uzay istasyonuna götürdüğü Türk bayraklarını verdi. Gezeravcı Türkiye Uzay Ajansı’nın yönetim kurulu üyeliğine getirildi.

Gezeravcı Ankara’da Esenboğa Havalimanı’na ayak bastı. Onu karşılamaya yalnızca çocuklar değil, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye Uzay Ajansı (TUA) Başkanı Yusuf Kıraç, TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal ve Türkiye’nin ikinci astronotu Tuva Cihangir Atasever de geldi. Atasever’i de nisanda uzay istasyonuna uğurlayacağız, Gezeravcı kadar deney yapmayacak ama yanında yedi deney götürecek.

‘Dünya bir nimet’

Uzayda geçirdiği zamanı, yaptığı deneyleri her gün paylaşan Gezeravcı’nın döndükten sonra neler yaşadığı, yerçekimli Dünya ortamına adapte olmanın zorlukları olup olmadığı ve çok özlediği güveci yiyip yemediği gibi pek çok sorunun cevabı merak ediliyordu. Uçaktan iner inmez basın toplantısına katılan Gezeravcı gazetecilerin sorularını cevapladı.

Başarısının “Türkiye’deki her haneden bir çocuğun başarısı” olduğunu söyleyen Gezeravcı kendi yolculuğunun sadece başlangıç olduğunu vurguladı. Elektrik-elektronik mühendisi ve ROKETSAN’da beş yıl aviyonik sistem mühendisi olarak çalışan 32 yaşındaki Atasever’in de nisan ayında uzaya gönderilecek olması Gezeravcı’nın yolculuğunun Türkiye için bir sefere mahsus bir şey olmayacağının işareti olarak yorumlanabilir.

Bakan Kacır da misyonun “bilim toplumu” olma yolunda Türkiye için yeni bir başlangıç olduğunun altını çizerek “Türk gençlerinin, Türk çocuklarının ‘sadece başka milletlerin başarabileceği’ düşüncesiyle kurmaktan vazgeçecekleri hiçbir hayal kalmamıştır” dedi ve uzay istasyonunda başka bilimsel araştırmalar yürütmek ve uluslararası işbirliklerini güçlendirmek adına programlar başlatacaklarını açıkladı. Kaçır bu süreçte uzay teknoloji geliştirme bölgesi kurulacağını, uzay sanayisini geliştirmek için adımlar atılacağını da belirtti. Planlara göre fırlatma roketleri geliştirmek için projeler yapılacak, 2030 yılına kadar uluslararası işbirlikleriyle uzay limanı kurulacak. Ayrıca gözlemevleri açısından da ilerleme kaydedilmesinin amaçlandığı belirtildi. Doğu Anadolu Gözlemevi projesini tamamlayacaklarını söyleyen Kacır iddialı bir çıkış da yaptı: “Bölgenin en gelişmiş teleskobuna sahip olacağız.”

Carl Sagan’ın söze “Bu uzak noktadan bakıldığında Dünya pek dikkat çekici değildir. Ancak bizim için durum farklıdır. O noktayı yeniden inceleyin. O, burası. O, evimiz. O, biziz!” diye başlayarak anlattığı “Soluk Mavi Nokta” Gezeravcı’nın ağzında “Dünya bir nimet” sözleriyle hayat buldu. Gezeravcı uzaydan Dünya’yı seyretmenin nasıl bir duygu olduğunu “Dünyanın ne derece güzel, bize ne derece harika imkanlar sunduğunu o dışarıdan da ne derece büyük bir cazibe merkezi olduğunu oradan gözlemleme imkanı bulmak müthiş bir deneyimdi. Askeri havacılıkta ‘hedef büyülenmesi’ diye bir tabir var. Bakıp da büyülenmediğiniz bir alan yok. Gözlem esnasında geçirdiğiniz anda zamanın akışını kaybediyorsunuz” sözleriyle anlattı.

Gezeravcı’ya “Güveç yiyebildiniz mi?” sorusu da geldi. Gezeravcı soruya “Sağ olsunlar ilk günün akşamında bize ziyafet çektiler. Hazırlıkları için teşekkür ederim” diye cevap verdi. Gezeravcı’ya bu sorunun gelmesinin sebebi uzay istasyonundayken en çok özlediği yemeğin güveç olduğunu söylemesiydi.

‘Uzay turisti’ yorumlarına açıklık getirdi

Gezeravcı uzay istasyonunda her ne kadar 18 gün kadar kalmış olsa da orada yerçekimini hissetmedi. Uzayda geçirilen vakit ne kadar uzun olursa kas kaybı, kemiklerin sağlamlığının azalması gibi durumlar yaşanabiliyor. Ama Gezeravcı uzay istasyonunda geçirdiği vakitte de Dünya’ya döndüğünde de adaptasyon sorunu yaşamamış. Bunu da şu sözlerle anlattı: “Sağlık durumumla ilgili gidiş esnasında da dönüş esnasında da bir beklenti yaratmamıştım kafamda. Ne yaşayacağımı ben de merak ediyordum. Yerçekimsiz ortamında vermiş olduğu hareket imkanını hiç bir sıkıntı yaşamadan adaptasyon imkanı buldum. Birinci dakikadan itibaren adaptasyonda bir sorun yaşamadım. Kapsülden daha büyük hacme giriş yaptığımız zaman bir alışma sürecinden bahsedilmişti. Bir ilave takviyeye ihtiyaç duymadım. Dönüş rotasında da yine farklı bir deneyimdi. Zorlandığımı hissettiğim bir an olmadı.”

Her Gezeravcı yazısında bu konuya değiniyoruz ama, bir kez daha, Gezeravcı’nın kendisi de bu soruya yanıt verdiği için değinmekte fayda var. Malum Gezeravcı uzay istasyonuna özel uzay şirketi Axiom Space’in Ax-3 misyonuyla gitti. Bu yolculukta kullanılan roket de yine özel uzay şirketi SpaceX’in Falcon9 roketiydi. Bunlar özel şirketler amaçları bir noktada uzay turizminin daha yaygın olduğu bir evreye geçmemiz. Dolayısıyla bu yolculukta misyonun kaptanı eski NASA pilotu Michael Lopez-Alegria hariç tüm astronotlar için bizim bildiğimiz kadarıyla 55 milyon dolarlık gidiş-geliş, her şeyin dahil olduğu bir ücret ödenmesi gerekiyordu. NASA pilotunun onlardan ayrı tutulmasının sebebi ise onun bu uçuşta yer almasının mecburiyetten kaynaklanması. NASA uzay yolculuklarında mutlaka daha önce uzay yolculuğu deneyimi olmuş bir pilotun kaptanlık yapmasını şart koşuyor.

Bu para mevzusu uzay turizmi mi yoksa uzay misyonu mu tartışmalarını doğurdu ancak uzay yolculuklarına talebin arttığı bu dönemde özel uzay şirketlerinin yolculuk satması artık normal karşılanıyor. Üstelik Gezeravcı ve diğer astronotlar uzay istasyonunda bulundukları süreçte bilimsel deneyler yaptı. Bu da onları uzay turistinden ayırıyor. Gezeravcı da bu konuya bizzat kendisi “Yaptığımızın bir uzay seyahati olmadığını çok rahatlıkla ifade edebilirim. Gönlümüz rahat. Biz orada emsalleriyle en az eşit düzeyde ve bazı noktalarda daha ileri düzeyde hiç bir aksaklık yaşamadan çok tatmin edici bir görev yerine getirdik” sözleriyle açıklık getirdi.

Ayağının tozuyla atandı

Öte yandan Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yer alan karara göre, Türkiye Uzay Ajansı Yönetim Kurulu üyeliklerine, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın yanı sıra, Alper Güzel, Mustafa Arif Karabeyoğlu, Elvan Kuzucu Hıdır, Mustafa Mehmet Nefes ve İsmail Doğan atandı.

Astronot Gezeravcı yeryüzüne indi: Merhaba Dünya, ben geldimAstronot Gezeravcı yeryüzüne indi: Merhaba Dünya, ben geldim

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.