Kanserle ilgili yürütülen geniş kapsamlı bir çalışmaya göre üç kanser vakasından biri yaşam tarzında yapılacak basit değişikliklerle önlenebilir.
Kendi alandaki ilk çalışmalardan biri olduğu belirtilen araştırmada 200 ülkeden 36 farklı kanser türüne yakalanan 19 milyon hasta analiz edildi. En son 2022 yılına ait verilerin yer aldığı çalışmanın neticeleri vakaların yüzde 38’inin, yani 7 milyon 100 bin kişinin hastalığının değiştirilebilir risk faktörlerinden kaynaklandığını ortaya koydu.
Dünya çapında sigara içme oranları düşse de tütün kullanımı 6 vakada bir oranıyla değiştirilebilir kanser faktörleri listesinde ilk sırada yer aldı. Sigara erkekler arasında değiştirilebilir risk faktörlerinde de başı çekti.
Cinsel yolla bulaşan, aşı ve korunma yöntemleriyle de önlenebilen HPV ise rahim ağzı ve makat kanserlerinin en büyük nedeni olurken enfeksiyonların da 10 kanser vakasından biriyle ilişkili olduğu görüldü ve enfeksiyon hastalıklar kadınlarda en başta gelen kanser nedeni olarak sıralandı. Alkolün de kanserlerin yüzde 3’ünden sorumlu olduğu belirlendi.
Araştırmayı yapan ekip ayrıca akciğer, mide ve rahim ağzı kanserlerinin önlenebilir kanser vakalarının yaklaşık yarısını oluşturduğunu keşfetti. Diğer faktörler arasında da yetersiz emzirme, kirlilik, az spor yapma ve asbest gibi kimyasallar yer aldı.
Araştırmacılar bulguların kanserden korunmak için sigara, alkol tüketimi ve beslenme gibi değiştirilebilir risk faktörlerine bakma ihtiyacının arttığını gösterdiğini belirtti.
Amerikan Kanser Topluluğu tarafından geçen ay yayınlanan raporda ülkede kanser hastalarının iyileşme yüzdesinin 2000’e göre yüzde 64; 1970’lere göre ise yaklaşık yüzde 50 arttığı vurgulandı. Öte yandan ABD’de bazı kanser türleri özellikle gençler arasında yaygınlaşıyor. Topluluk tarafından yayınlanan başka bir araştırmada kolon kanseri hariç 50 yaşın altındaki kişilerde sekiz kanser türünden ölümler azaldı. Meme kanseri de Amerika’da 50 yaşın altındaki kadınlarda artışta. Son veriler 2004-2021 yılları arasında 20 ila 39 yaşlarındaki kadınlarda vakaların yaklaşık yüzde üç arttığını gösterdi. Bu oran 70’lerindeki kadınlarda görülen meme kanseri artış oranının iki katından fazla.
Bilim insanları hala gençler arasında artan kanser vakalarının nedenlerini çözmeye çalışıyor. Uzmanlar, aşırı işlenmiş gıdaların fazla tüketildiği beslenme şekilleri, alkol tüketimi, obezite ve çevre kirleticilere maruziyet gibi nedenlerin üzerinde duruyor.
Nature Medicine dergisinde geçenlerde yayınlanan yeni bir araştırmada ise 2022 itibarıyla yaş, cinsiyet ve ülkeye göre 36 farklı kanser türü masaya yatırıldı.
Yüzde 38’i önlenebilir nedenlerle
Verilerinin Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı’ndan elde edildiği araştırmada ekip sigara, alkol kullanımı, beden-kitle endeksi, kirlilik ve enfeksiyonlar gibi 30 önlenebilir risk faktörünü inceledi. Araştırmacılar 2022’de dünya çapında 18 milyon 700 bin kanser teşhisi konduğunu ve bunların yüzde 38’inin değiştirilebilir risk faktörlerinden kaynaklandığını belirledi.
Cinsiyetlere bakıldığında ise kadınlarda vakaların yüzde 30’u değiştirilebilir risk faktörleriyle ilişkili iken erkeklerde bu oranın yüzde 45 olduğu keşfedildi.
Bölgesel bazda ise, kadınlarda değiştirilebilir risk faktörlerine bağlı kanser yükünün en yüksek olduğu yer Sahraaltı Afrika. Bölgedeki yeni kanser teşhislerinin yüzde 38’i söz konusu faktörlerle ilişkili. Kuzey Amerika’da ise kadınlardaki vakaların yüzde 34’ünün önlenebilir olduğu değerlendirmesi yapıldı.
Erkelerde Doğu Asya potansiyel olarak önlenebilir kanserler yükünde yüzde 57 ile listenin ilk sırasında. Kuzey Amerika’da da bu kriterlere sahip erkeklerin oranı yaklaşık üçte bir.
Dünya çapında kadınlarda değiştirilebilir kanser nedenlerinde enfeksiyon başı çekiyor. Yeni kanserlerin yüzde 11,5’inin arkasında enfeksiyonlar yatıyor. Bu enfeksiyonlar arasında ise HPV, hepatit, öpücük hastalığı ve helikobakter pilori ilk sıralarda yer aldı.
Aşıyla vakaların yüzde 90’ının önüne geçilebilen HPV vücutta yıllarca sessiz bir şekilde varlığını sürdürebiliyor. Bu da ilerleyen yaşlarda kanser riskinin artmasına neden oluyor. Hepatit ise karaciğer, pankreas, mide, ağız ve tiroid kanserleriyle ilişkilendiriliyor. Öpücük hastalığına neden olan herpesin de lenfoma ve bazı mide kanserleriyle bağı olduğu bilinmekte.
Kadınlarda diğer önemli kanser nedenleri arasında bulunan sigara vakaların yüzde 6,3’ünden sorumluyken, beden-kitle endeksinin yüksek olması ise vakaların yüzde 3,4’ünden sorumlu. Ayrıca ABD’de 10 akciğer kanseri vakasının 9’unun ardında sigara yatıyor.
Amerika Akciğer Vakfı’nın verilerine göre ABD’de son beş yılda sigara bağımlılığı yüzde 17 azaldı. Sigara içen yetişkinlerin oranı da 1965-2022 arasında yüzde 75 düştü. Sigara, genç yetişkinlerde giderek artan kolon kanserinin de nedenleri arasında sayılıyor.
Erkeklerde ise dünya çapında değiştirilebilir risk faktörleri arasında sigara ilk sırada. Sigara yüzde 23 ile değiştirilebilir risk faktörlerinde başı çekerken yüzde 9,1 ile enfeksiyon hastalıkları ikinci sırada, yüzde 4,6 ile de alkol kullanımı üçüncü sırada yer aldı.
Araştırmada yer alan bulgular arasında akciğer kanserine yönelik dikkat çekici bir veri de var. Buna göre kadınlarda görülen akciğer kanseri vakalarının 500 bine yakını önlenebilir vaka. Çünkü bu vakaların yüzde 60,5’i sigara bağımlılığından kaynaklanıyor. Erkeklerde ise yüzde 69 ile vakaların yüzde 1 milyon 300 bini önlenebilir.
Meme kanserinde de vakaların yüzde 33’ü az spor yapmaktan, yüzde 29’u yüksek vücut-kitle endeksinden ve yüzde 18’i de yetersiz emzirmeden kaynaklanıyor. Çünkü emzirmenin hasarlı hücreleri attığı ve meme kanserini tetikleyebilen östrojen maruziyetini azalttığı biliniyor.