"Çoklu görev" uzun yıllar boyunca beynin aynı anda iki işi yapması değil, görevler arasında hızlıca geçiş yapması olarak açıklanıyordu. Ancak yeni bir beyin tartışmaya farklı bir pencere açtı.
Günlük hayatta aynı anda birden fazla işle uğraşmak artık neredeyse kaçınılmaz hale geldi. Bir yandan çevrim içi toplantıyı dinlerken diğer yandan e-posta yanıtlamak ya da çocukların programını ayarlamak birçok kişi için sıradan bir durum.
Ancak bilim insanları uzun süredir bunun gerçekten “aynı anda iki işi yapmak” mı, yoksa beynin görevler arasında çok hızlı geçiş yapması mı olduğunu tartışıyordu. Yeni araştırmaya göre beyin yeterince pratik yapıldığında kendini yeniden düzenleyebiliyor. Bu sayede başlangıçta yoğun dikkat gerektiren bazı görevler zamanla daha otomatik hale gelebiliyor.
Araştırmacılar beynin belirli görevleri yüksek seviyeli düşünme ve karar verme merkezi olan prefrontal korteksten alıp başka bölgelere devredebildiğini belirtiyor. Bu da kişinin aynı anda birden fazla işi daha rahat yönetebilmesini sağlayabilir.
Uzun süre boyunca çoklu görev, beynin aslında aynı anda iki işi yürütmesi olarak değil, dikkatini bir görevden diğerine hızla kaydırması olarak yorumlandı.
Bu görüşe göre beyin bir anda yalnızca tek bir şeye odaklanabiliyor, diğer işler ise çok hızlı geçişlerle sürdürülüyordu. Yeni bulgular ise özellikle iyi öğrenilmiş ve sık tekrarlanmış görevlerde bu tablonun daha karmaşık olabileceğini gösteriyor.
Araştırmada öne çıkan beyin bölümlerinden biri prefrontal korteks oldu. Bu bölge, yüksek seviyeli düşünme, planlama, karar verme ve dikkat kontrolüyle ilişkili.
Ancak prefrontal korteksin kapasitesi sınırlı. Yani kişi yeni, zor ya da dikkat gerektiren bir görevi yaparken bu bölge yoğun şekilde devreye giriyor. Bu nedenle iki zor işi aynı anda yürütmek genellikle kolay olmuyor.
Çalışmaya göre yeterli tekrar yapıldığında bazı görevler daha az bilinçli çaba gerektirir hale geliyor. Beyin, bu görevleri otomatikleştirerek dikkat yükünü azaltabiliyor.
Bu durum günlük yaşamdan da tanıdık. Bir müzik aletinde önce tek tek nota basmak zor gelirken, zamanla karmaşık parçalar daha akıcı çalınabiliyor. Ya da top sürmeyi öğrenen biri, pratikle aynı anda çevresini daha rahat takip edebiliyor.
Araştırmada 18 ile 29 yaşları arasında 11 kadın ve erkek katılımcı yer aldı. Katılımcılardan bilgisayar tarafından oluşturulan araba görsellerini kategorilere ayırmaları istendi.
Daha sonra katılımcılar, 5 ila 10 hafta boyunca bir akıllı telefon uygulaması üzerinden bu görüntü sınıflandırma görevini 30 binden fazla kez tekrar etti. Araştırmacılar, eğitim öncesi ve sonrası beyin taramalarını karşılaştırdı.
Katılımcılar görevi ilk öğrendiklerinde beyin taramalarında prefrontal korteksin aktif olduğu görüldü. Bu, görevin başlangıçta dikkat ve kontrol gerektirdiğini gösteriyordu.
Ancak yoğun tekrar sonrasında tablo değişti. Araştırmacılar, görevin işlenmesinde temporal korteks adı verilen farklı bir bölgenin daha fazla devreye girdiğini gözlemledi. Bu bölge hafıza ve nesneleri tanımayla ilişkilendiriliyor.
Katılımcılar başlangıçtaki eğitimden sonra görevi zaten oldukça iyi yapabiliyordu. Araştırmacılara göre doğruluk oranı yaklaşık yüzde 90 seviyesine ulaşmıştı.
Ancak tekrarlar devam ettikçe katılımcılar daha hızlı hale geldi. Bir süre sonra hız artışı plato noktasına ulaştı. Araştırmacılar, bu aşamada görevin büyük ölçüde otomatikleşmiş olabileceğini düşünüyor.
Araştırmanın önemli mesajlarından biri, bu değişimin kendiliğinden oluşmadığı. Beynin bir görevi otomatikleştirmesi için çok sayıda tekrar ve deneyim gerekiyor.
Yani bu bulgu, kişinin hiç pratik yapmadan aynı anda birçok karmaşık işi verimli biçimde yürütebileceği anlamına gelmiyor. Çoklu görev becerisi, özellikle iyi öğrenilmiş ve sık tekrarlanmış görevlerde daha mümkün görünüyor.
Araştırma, çoklu görevin tamamen sınırsız olduğu anlamına gelmiyor. Yeni, karmaşık, riskli ya da yüksek dikkat isteyen işlerde beynin kaynakları yine zorlanabilir.
Örneğin araç kullanırken telefonla mesaj yazmak gibi durumlar hâlâ tehlikeli olabilir. Çünkü burada hem dikkat hem karar verme hem de hızlı tepki verme aynı anda gerekir. Bu nedenle çalışmanın sonucu, “her şeyi aynı anda yapabiliriz” şeklinde yorumlanmamalı.
Bulgular, insanların becerilerini neden zamanla daha karmaşık biçimde kullanabildiğini de açıklayabilir. İlk başta yoğun dikkat isteyen bir hareket, pratikle daha otomatik hale gelir.
Bu sayede beyin, yeni bilgiye ya da ikinci bir göreve daha fazla kaynak ayırabilir. Müzisyenlerin çalarken şarkı söylemesi, sporcuların top sürerken oyun planı yapması ya da deneyimli çalışanların rutin işleri hızla tamamlaması buna örnek gösterilebilir.
Araştırmacılar, çalışmanın beynin plastik ve esnek yapısını bir kez daha gösterdiğini belirtiyor. Yeterli tekrar yapıldığında, zor ve dikkat isteyen bazı görevler zamanla daha kolay ve daha az zihinsel çaba gerektiren hale gelebiliyor.
Yine de çalışma küçük bir katılımcı grubuyla yapıldı ve daha fazla araştırmaya ihtiyaç var. Ancak sonuçlar, çoklu görevin yalnızca hızlı geçişlerden ibaret olmayabileceğini; beynin bazı işleri pratikle gerçekten yeniden organize edebildiğini ortaya koyuyor.