Haftasonu İngiltere'de Fairford isimli askeri üste bulunan 12 tane Amerikan B-1 ağır bombardıman uçağı telaş içinde havalandı ve ABD'ye geri döndü. Bu olayın arkasında İran'ın binlerce kilometre ötedeki bu üsse bir İHA saldırısı planladığına dair bir istihbarat çıktı.
Amerikan ordusunun İngiltere’deki Fairford Hava üssünde konuşlu 12 B-1 ağır bombardıman uçağını haftasonunda telaşla oradan çekmesinin arkasında, İran’ın bu hava üssüne bir İHA saldırısı yapacağı yönündeki istihbaratın sebep olduğu ortaya çıktı.
The New York Times gazetesinin haberine göre, ABD’li ve İngiliz yetkililer, İran İslam Devrimi Muhafızları Ordusu tarafından emredilen olası bir İHA (insansız hava aracı) saldırısına ilişkin aldığı yeni istihbarat üzerine, İngiltere’nin güneyindeki bir hava üssünde bulunan 12 adet B-1 bombardıman uçaklarının tamamını aniden geri çekti. Geri çekilme o kadar ani oldu ki, uçaklara ABD’ye giderlerken havada yakıt ikmali yapacak uçaklar daha hazırlanmamıştı bile.
Operasyonel konuları tartışmak üzere gizlilik kaydıyla konuşan yetkililer, şüphelenilen saldırının, uçakları vurmayı ve üste konuşlu birkaç yüz Amerikan personelinden bazılarını öldürmeyi hedefleyen karmaşık ve çok yönlü bir İran planının parçası olduğunu belirtti. Hava Kuvvetleri bombardıman uçaklarının tamamı hafta sonu boyunca üsten çekildi.
Yetkililerden bazıları, bu planın Ukrayna’nın geçen yıl Rusya’ya karşı düzenlediği cüretkar saldırıdan ilham aldığına inandıklarını ifade etti. Ukrayna o saldırıda İHA’ları Rusya’nın iç kesimlerine gizlice sokmuş ve TIR dorselerinden fırlatmıştı. Söz konusu saldırı, Sibirya ve Rusya’nın Uzak Kuzey bölgelerindeki pistlerde bulunan Moskova’nın nükleer kapasiteli stratejik bombardıman uçaklarının birçoğu da dahil olmak üzere en az bir düzine uçağı imha etmiş veya hasara uğratmıştı.
Başkan Yardımcısı JD Vance Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Pentagon’un “personelimizi koruma çabasıyla aşırı tedbirli davranarak” bombardıman uçaklarını hızla bölgeden uzaklaştırdığını söyledi. İran’ı Birleşik Devletler’e karşı saldırılar planlamakla suçlayan Vance, en son tehditle ilgili herhangi bir ayrıntı hakkında yorum yapmaktan kaçındı.
Vance, Alaska gezisine çıkmadan önce gazetecilere yaptığı açıklamada, “İranlıların, İran devletinin 49 yıldır yaptığı şeyi yapmaya, yani Birleşik Devletler’e ve diğer birçok kişiye karşı terör eylemlerine girişmeye çalıştığına dair oldukça eminiz. Son derece tedbirli davranıyoruz,” ifadelerini kullandı.
Başkan Trump ise Pazartesi günü yaptığı açıklamada, İran ile bağlantılı kişilerin İngiliz hava üssündeki ABD bombardıman uçakları için bir tehdit oluşturduğunu, bu durumun da uçakların Birleşik Devletler’e geri dönmesi emrini tetiklediğini söyledi. Gazetecilere konuşan Trump, “Bazı tehditler vardı,” dedi ve bombardıman uçaklarını kastederek ekledi: “Onları neden orada bırakalım ki?”
Wall Street Journal gazetesi daha önce tahliyenin nedeni olarak İHA tehdidini haberleştirmişti.
Bombardıman uçaklarının aniden çekilmesi, İngiliz polisinin ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşta Amerikalı bombardıman uçakları tarafından kullanılan üssün yakınlarında, 27 Eylül sabahı beyaz minibüslerle seyahat eden beş erkeği tutuklamasından bir hafta sonra gerçekleşti. Söz konusu kişiler, yetkililerin minibüslerde patlayıcı maddeye rastlamamasının ardından bir gün sonra kefaletle serbest bırakıldı.
Ancak polis, bu kişilerin soruşturma altında kalmaya devam ettiğini defalarca kez yineledi ve Perşembe günü terör eylemleri hazırlığında bulunduğu şüphesiyle İngiliz-İran çifte vatandaşı bir kişi daha tutuklandı.
Bombardıman uçaklarının çekilmesi yönündeki acele emir oldukça olağan dışıydı: Bir çatışma bölgesinden binlerce mil uzakta, barış içindeki bir müttefik ülkenin hava üssünden bu kadar hızlı adımlar çok nadir atılır.
Nitekim Amerikalı yetkililer, bombardıman uçaklarının üsten taşınması ihtiyacının o kadar acil görüldüğünü, hatta bazı uçakların ve uçuş mürettebatının, Birleşik Devletler’e olan uçuşlarını desteklemek üzere havada yakıt ikmal uçakları henüz intikal halindeyken üsten ayrıldığını söyledi.
Birliklerin düzenli rotasyonunun bir parçası olarak bazıları henüz geçen hafta gelmiş olan Hava Kuvvetleri bombardıman uçaklarının hızla çekilmesine yol açan potansiyel tehdide dair pek çok ayrıntı Pazartesi günü belirsizliğini korumaya devam etti. Bir ABD’li yetkili, yeni bilginin üç hafta önce ortaya çıkan tehdit uyarılarının devamı olduğunu, ancak hafta sonu aciliyet hissinin tavan yaparak komutanları alarma geçirdiğini belirtti.
Başbakan Andy Burnham geçen hafta yaptığı açıklamada, İngiliz hükümetinin tutuklamalara yol açan olayların planlanmasında İran’ın rol oynadığına inandığını söyledi. ABD ve İngiliz yetkililerin yanı sıra Almanya ve İsrail’deki yetkililer de operasyonun İran İslam Devrimi Muhafızları Ordusu veya Tahran’daki ayrı bir askeri karargahla bağlantılı olduğuna inanıyor. İran ise bu suçlamaları reddetti.
Pazartesi günü Burnham’ın sözcüsü, diğer ülkelerin askeri operasyonları hakkında yorum yapmaktan kaçındı. Hava üssünün güvenli olup olmadığı sorulduğunda sözcü “evet” yanıtını verdi ve İngiltere Savunma Bakanı Wes Streeting’in geçen hafta yaptığı ve “ülke genelindeki ve dünyadaki üslerimizi savunmak için denenmiş ve test edilmiş yaklaşımlardan” bahsettiği açıklamaya atıfta bulundu.
Yetkililer, son bir haftadır Fairford çevresinde yaşanan ve aralarında tutuklamaların, 85 evin telaşla tahliye edilmesinin, bir bomba imha robotunun minibüslerde patlayıcı aramasının ve Burnham tarafından toplanan bir ulusal güvenlik toplantısının da bulunduğu tuhaf olaylar zincirini çözmeye çalışıyor.
Temmuz ayında İran Devrim Muhafızları bir bildiri yayınlayarak ABD’nin üssü kullanmasına izin verilmesinin “ABD’nin eylemlerinden Londra’yı sorumlu kıldığı” konusunda uyarıda bulunmuştu. Bildiride, “İran topraklarına saldırı düzenlemek için kullanılan her üs, kuvvetlerimiz için meşru bir hedeftir,” denilmişti.
Konu hakkında bilgilendirilen ABD’li yetkililere göre, Eylül ayı ortasında ABD askeri komutanları, Amerikan ve diğer Batılı istihbarat örgütlerinden ciddi bir uyarı aldı: R.A.F. Fairford, İran destekli potansiyel bir saldırının hedefiydi.
Geçen ayki bu uyarının ardından, Avrupa genelindeki yetkililer arasındaki endişe tavan yaptı. Üst düzey bir ABD’li yetkiliye göre İsrail, Almanya’yı ülkedeki Amerikan üslerinin —özellikle de Spangdahlem ve Ramstein hava üslerinin— yüksek risk altında olduğu konusunda uyardı.