İran duyurdu: Natanz’daki nükleer tesis yeniden saldırıya uğradı

İran’ın Viyana Daimi Temsilcisi Rıza Necefi, Natanz’daki yer altı nükleer tesisin saldırıya uğradığını duyurdu. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA), ABD ve İsrail’in nükleer tesisleri vurduğuna dair bulguya rastlanmadığını açıkladı.

Dünya 2 Mart 2026

İran’ın Viyana’daki uluslararası kuruluşlar nezdindeki daimi temsilcisi Rıza Necefi, İran’ın yer altı nükleer tesisinin saldırıya uğradığını açıkladı.

RIA Novosti’nin haberine göre Necefi, gazetecilerin hangi tesisin hedef alındığına ilişkin sorusuna ‘Natanz’ yanıtını verdi.

Necefi daha önce yaptığı açıklamada ise ABD’nin, temelsiz suçlamalara dayanarak önce haziran ayında, ardından da şimdi, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) güvenceleri altında bulunan İran’a ait barışçıl nükleer tesislere saldırı düzenlediğini söylemişti.

Natanz’daki zenginleştirme tesisi, İran’ın nükleer programının en kritik merkezlerinden biri olarak biliniyor.

Öte yandan, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA), İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarında herhangi bir nükleer tesisin hedef alındığına dair ellerinde bir gösterge bulunmadığını açıkladı. Ancak ajans, İran’ın nükleer yetkilileriyle henüz temas kuramadığını bildirdi.

IAEA Genel Direktörü Rafael Grossi, Ajansın 35 üyeli Yönetim Kurulu’na yaptığı açıklamada, “Herhangi bir nükleer tesisin hasar gördüğüne ya da vurulduğuna dair elimizde bir işaret yok” dedi.

Grossi ayrıca, “İran’ın nükleer düzenleyici makamlarıyla iletişime geçme çabalarımız sürüyor, ancak şu ana kadar yanıt alamadık” ifadelerini kullandı.

İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin kalbi olan Natanz nükleer tesisi, yıllardır İsrail’in hem örtülü hem de açık operasyonlarının başlıca hedeflerinden biri.

İsrail, 13 Haziran 2025’te İran’a yönelik geniş çaplı askeri operasyonu kapsamında Tahran’ın yaklaşık 300 kilometre güneyindeki Natanz nükleer tesisini hedef aldı ve tesisi büyük ölçüde imha ettiğini öne sürdü.

2012’den bu yana resmi adı Şehit Ahmedî Roşen Nükleer Tesisi olan Natanz, İran’ın ana uranyum zenginleştirme merkezi olarak biliniyor.

İran, uranyum zenginleştirmenin – yani elementin nükleer yakıt olarak kullanılabilir hâle getirilmesinin – enerji üretimi gibi barışçıl amaçlarla yapıldığını savunuyor. Ancak Batılı ülkeler ve İsrail, Tahran’ı nükleer silah üretimine yetecek düzeyde yüksek zenginleştirilmiş uranyum elde etmeye çalışmakla suçluyor.

Natanz kompleksi üç yer altı binası ve altı yer üstü yapıdan oluşuyor.

Yer altındaki tesisler, yaklaşık 40 metre (131 feet) derinlikte bulunuyor. Çelik ve betonla güçlendirilmiş, yaklaşık 8 metre kalınlığında koruyucu bir kabukla çevrili olduğu tahmin ediliyor.

Tesisteki nükleer materyal ve zenginleştirme ekipmanları, Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) denetimi altında bulunuyor.

Natanz kompleksinin varlığı ilk kez 2002 yılında muhalif Halkın Mücahitleri Örgütü tarafından açıklanmış ve bu durum İran’ın nükleer hedefleri konusunda uluslararası bir diplomatik krize yol açmıştı.

Tesis, 2015 tarihli Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA) dahil olmak üzere İran’ın nükleer programını sınırlandırmaya yönelik uluslararası çabaların merkezinde yer aldı. Anlaşma kapsamında İran, uranyum zenginleştirme oranını yüzde 3,67 ile sınırlamayı kabul etmişti. Bu oran nükleer enerji için yeterli, ancak silah üretimi için gerekli yüzde 90 seviyesinin oldukça altında.

Ancak ABD’nin 2018’de Başkan Donald Trump döneminde anlaşmadan çekilmesiyle İran zenginleştirme faaliyetlerini yeniden hızlandırdı.

Natanz, İsrail’in İran’ın nükleer programını sekteye uğratmaya yönelik operasyonlarının sık hedefi oldu.

En dikkat çekici erken saldırılardan biri, 2010’da ortaya çıkarılan ancak muhtemelen 2005’ten itibaren geliştirilen Stuxnet siber saldırısıydı. ABD ve İsrail’e atfedilen bu virüs, uranyum zenginleştirmede kullanılan yaklaşık 1000 santrifüje zarar verdi.

2020’de bir santrifüj montaj tesisinde meydana gelen ve İsrail tarafından yerleştirilen bir bombaya atfedilen patlama da önemli hasara yol açtı. 2021’de yaşanan bir elektrik kesintisinin de İsrail kaynaklı sabotaj olduğu iddia edildi; olay santrifüjlere zarar verdi.

İsrail’in Natanz’a yönelik saldırıları, Tel Aviv’in İran’ın nükleer silah geliştirmesini “varoluşsal tehdit” olarak görmesinden kaynaklanıyor.

İsrail’in operasyonları yalnızca tesislerle sınırlı kalmadı. İran’ın askeri nükleer programının mimarı olarak görülen Muhsin Fahrizade, 2020’de Tahran yakınlarında düzenlenen bombalı saldırıda öldürüldü. İran ayrıca 2012’de Natanz’daki programın kilit isimlerinden Mustafa Ahmedî Roşen’in öldürülmesinden de İsrail ve ABD’yi sorumlu tutuyor.

İran ise Natanz’ı daha derine inşa ederek ve yeni yer altı tesisleri kurarak savunmasını güçlendirdi. Bu tesislerin, ABD yapımı “sığınak delici bombalara karşı dahi dayanıklı olduğu” öne sürülüyor.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.