Ankara İl Emniyet Müdürlüğü 'Operasyon Turkuaz' adı verilen önlem paketinde çoğu sol ve sosyalist örgütlerden 209 kişiyi gözaltına aldı, kentteki dilenci, değnekçi, vale ve hanutçular gibi gruplar da engelleniyor.
7-8 temmuzda Ankara’da yapılacak NATO zirvesi öncesinde Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’nün sıkıyönetimi andıran çalışmaları sürüyor. “Operasyon Turkuaz” adı altında oluşturulan üst düzey önlemler hayata geçirildi.
“Başkentin huzuru Türkiye’nin huzuru” sloganı il genelinde 9 ilçede yapılan büyük uygulama ve denetimler kapsamınsa şehir giriş çıkışlarında kontroller arttırıldı. NATO görev alanlarında oluşturulan ve belirlenen bölgelerde ekipler görevlendirildi. 24 saat esasına göre oluşturulan çemberlerde “şüpheli şahıs” ve “şüpheli araç” çalışmaları planlandı.
Umuma açık eğlence yerleri mercek altına alındı, çok sayıda turisti ve heyeti ağırlayacak Ankara’da mekanlar denetlendi. Dilenciler, değnekçiler, valeler, hanutçular gibi gruplara taviz verilmiyor.
Önlemler kapsamında otellere ve araç kiralama işletmelerine yönelik denetimler yapıldı. Özel harekat, yunuslar, narko asayiş ekipleri kritik noktalara yerleştirildi. Sivil ekiplerle güzergahlarda gerekli tedbirler alındı. Otoparklar tek tek denetlendi. Uzun süredir aranan şahıslara yönelik özel operasyonlar yapıldı. Şahıslar tek tek yakalanarak cezaevine teslim edildi.
Ankara Emniyet Müdürü Maksut Yüksek, alınan tedbirleri yerinde inceledi. Halkın yoğun olduğu yerlerde, parklarda açık ve kapalı alanlarda kafe ve eğlence yerlerinde denetim yapılması talimatı verdi.
9 ilçede, 215 ayrı noktada, 151 ayrı parkta, 120 mekanda, 39 tim, 450 personelle uygulamalar yapıldı. Zirveye haftalar kala polis ekipleri dün özellikle sol ve sosyalist çizgideki toplumsal örgütlenmeleri hedef alan şafak operasyonları düzenlemişti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, operasyonlarda “çeşitli örgütlere mensup 241 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini, bunlardan 209’unun gözaltına alındığını” açıklamıştı.
‘Avukat dövüldü, baro yetkilisi içeri alınmadı’
Valiliğin sıkıyönetimi andıran yasak kararları kapsamında, il genelinde olası protestoların önüne geçilmesi adına yapılan operasyonların ardından Çağdaş Hukukçular Derneği Ankara Şubesi açıklama yaptı ve Ankara Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde gözaltına alınan kişilerden birinin merdivenden itilip düşürüldüğünü, tepki gösteren avukatının da aynı şekilde kolundan tutulup savrularak dövöüldüğünü duyurdu.
Şubenin açıklamasında ilgili kolluk personeli hakkında işlem yapılması ve dosyayla ilgili tüm işlemlerden çekilmesi gerektiği söylenmişse ve şikayetçi olunmuşsa da gereğinin yapılmadığı vurgulandı. Bunun üzerine tutanak tutmak üzere gelen Ankara Barosu yetkilisinin de içeri alınmadığı ifade edildi.
ÇHD Ankara Şubesi açıklamasında “Meslektaşlarımızın bu koşullarda mesleklerini ifa etmeleri mümkün değildir. Ankara Emniyeti hem gözaltındaki kişileri hem avukatını ayrı ayrı darp edip, ifade işlemlerini kesintiye uğratıp suç işlemektedir” dendi.
Karaca: Gözaltılar insan kaçırmaya dönüştü
Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, 209 kişinin gözaltına alındığı operasyonlara ve ardından yaşanan usulsüzlüklere ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden tepki gösterdi.
Süreci “insan kaçırma” ve “gizli bir kaybetme operasyonu” olarak nitelendiren Karaca, gözaltındaki kişilerin durumuna dair hiçbir bilgi verilmediğini belirterek yetkilileri hukuka uymaya çağırdı.
Karaca, “NATO zirvesi öncesi yapılan gayrimeşru gözaltılar ‘insan kaçırmaya’ dönüşmüş durumda. Avukatlar müvekkillerine ulaşamıyor. Savcıyla görüşmek isteyen avukatların ve baro temsilcilerinin önü kesiliyor, adliye koridorları kollukla dolduruluyor. Başsavcı vekiliyle görüşme talepleri yanıtsız bırakılıyor. Gözaltına alınanların nerede tutulduğu, hangi işlemlerin yapıldığı, hangi gerekçeyle gözaltında oldukları konusunda bilgi verilmiyor. Jandarma telefonlara cevap vermiyor, “mesaide değiliz” diyerek sorumluluktan kaçıyor. Avukatlar görüş yasağı kararlarını istiyor, kararlar gösterilmiyor” ifadelerini kullandı.
Ailelere bilgi verilmediğini belirten Karaca, ” İnsanların hangi birimde tutulduğu, nereye götürüldüğü bile öğrenilemiyor.Gözaltı işlemi gizli yürütülen bir kaybetme operasyonuna dönüştürülemez!” dedi. Karaca bu durumun temel hakları hedef aldığını ifade ederek, “Savcıların avukatlardan kaçtığı, ailelerin yakınlarının nerede olduğunu öğrenemediği, hukuki kararların saklandığı bir tabloyu normalleştirmeye çalışanlar, yalnızca gözaltına alınanların değil herkesin temel haklarını hedef alıyor” açıklamasında bulundu.
Karaca şu ifadeleri kullandı:
“NATO zirvesi öncesinde antiemperyalistlere yönelik bu operasyon, hukuki bir soruşturma görüntüsü altında siyasi bir gözdağı. İktidar, savaş politikalarına, emperyalist askeri ittifaklara ve NATO’ya karşı çıkan sesleri susturmak istiyorlar. Gözaltına alınanların nerede olduğu derhal açıklanmalı, avukatların müvekkilleriyle görüşmesinin önündeki tüm engeller kaldırılmalı, aileler bilgilendirilmeli ve hukuksuz uygulamalara bir an önce son verilmelidir.”
TİP İstanbul Milletvekili Avukat Sera Kadıgil de Ankara’da darp edilen meslektaşlarıyla görüştüğünü belirterek İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye seslendi.
Kadıgil, “Trump ve ortaklarını daha iyi ağırlamak için(!) onca insanı şafak baskınıyla gözaltına aldıkları yetmemiş olacak bir de kötü muamele ve görev başındaki avukata zorbalık hatta darp yapılıyor. Meslektaşlarımızın ve gözaltında sağlığı devlete emanet insanların maruz kaldığı bu muameleye dair bilginiz ya da daha vahimi bir talimatınız var mı Sayın Bakan?” ifadelerini kullandı.