Suriye ordusu iki günde yıllardır PKK/YPG egemenliğinde olan Rakka ve Deyrizor'u ele geçirdi. 10 Mart mutabakatının yerini dün Şam'da ilan edilen 18 Ocak anlaşması aldı. 14 maddelik anlaşma SDG'nin özerkliğini bitiriyor. Türkiye'den Amerika'ya herkes yeni anlaşmayı övdü. PKK Suriye'de yalnız kaldı.
Suriye’nin toprak bütünlüğü ve ülkede yeniden iç savaş çıkma olasılığı konusunda dün son derece kritik gelişmeler yaşandı. Suriye ordusunun önce Fırat nehrinin batısında alan PKK/YPG unsurlarını oradan temizlemek için başlattığı askeri harekat nehrin Doğusuna da geçti, Suriye askerleri çok hızlı biçimde ünlü Fırat Barajı’nı ve bu barajın yanındaki Takba kasabasını ele geçirdi ve hızla Rakka şehrine yöneldi. Bununla eş zamanlı olarak ülkenin Güneydoğusundaki Deyrizor’da da Suriye ordusu PKK/YPG güçlerini buradaki petrol kuyularından ve şehir merkezinden uzaklaştırmak için harekata girişti.
Gerek Rakka’da ve gerekse Deyrizor’da yakın zamana kadar PKK/YPG ile işbirliği içinde olan çoksayıda Arap aşiretinin bir günde yer değiştirdiği ve Suriye ordusu ile birlikte çatışmalara girdiği görüldü. Zaten Kürt değil Arap bölgeleri olan bu iki önemli kent dün sabah saatlerinde Suriye güçlerinin eline geçmişti. Bazı yerlerde Araplar sevinç gösterileri yaptı, Rakka’da PKK/YPG tarafından şehir meydanına dikilen bir “meçhul savaşçı” anıtı yıkıldı.
الأهالي يدمروا رموز قسد في الرقة#داماس_بوست pic.twitter.com/zsRrWhVx7Z
— Damaspost داماس بوست (@Damaspost2) January 18, 2026
Suriye ordu birlikleri daha içlerde olan Haseke şehir merkezine doğru yönelirken Amerika’nın Suriye özel temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barack Şam’a gidip Ahmet Şara ile görüştü. Zaten dün Şara’nın diplomatik olarak en meşgul günüydü. Hem Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’la, hem Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’la görüştü. Bütün bu görüşmelere taraftar Şara’dan bir an önce ateşkes yapmasını istiyordu.
Ateşkes için doğrudan ve dolaylı yollarla Suriye’de SDG adını kullanan PKK/YPG’nin üst düzey ismi Mazlum Abdi ile temas kuruldu ve sonunda 14 maddelik bir ateşkes anlaşması açıklandı. Bu anlaşmayı henüz Mazlum Abdi imzalamış değil, onun bugün Şam’a gelip imza atması bekleniyor.
Bu anlaşma, maddelerine bakıldığında geçen yıl imzalanan 10 Mart mutabakatına benziyor ama onun çok daha keskin bir dille yazılmış hali. Diplomatik kaynaklar, anlaşmanın 10 Mart mutabakatı diye anılan belgenin yerine geçtiğini söylüyor. Bu anlaşma sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Ahmet Şara’yı arayıp kutladı, Suriye’nin terörden arındırılmasını istedi.

Suriye ordusunun PKK/YPG’ye karşı harekatında cephe çok genişti.
Şam yönetimi ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında Halep’te başlayan ve sonrasında Fırat’ın batısında devam eden çatışmalar imzalanan ateşkesle sonlandı.
Suriye lideri Ahmed Şara, SDG ile 14 maddelik ateşkes anlaşmasını duyurdu.
SDG komutanı Mazlum Abdi de 19 Ocak Pazartesi günü anlaşmayı kesinleştirmek için Şam’a gideceğini doğruladı.
Abdi kuvvetlerini Deyr ez-Zor ve Rakka’dan, Haseke’ye çektiklerini söyledi.
Anlaşmayla Deyr ez-Zor ve Rakka’nın kontrolü tamamen Şam’a geçiyor. Haseke içinse, “tüm sivil kurumların Suriye devletine bağlı kurum ve idari yapılarla entegrasyonu sağlanacaktır” deniliyor.
Anlaşmanın beşinci maddesinde “Kürt bölgelerinin özel yapısının korunacağı” ifadesi yer alıyor. Mazlum Abdi de anlaşmaya ilişkin yaptığı açıklamada, “kazanımlarının” korunması için mücadele edeceğini. Ancak buradaki özerklik yerel yönetim özerkliği daha çok, bir federe özerklik değil.

Rakka’da Araplar sevinç gösterileri yaptı
Ronahi isimli televizyon kanalına konuşan Abdi, varılan anlaşmanın “daha geniş çaplı bir savaşı önlemek” yapıldığını savundu.
Mazlum Abdi çatışmaların SDF’ye “dayatıldığını” da söyledi. Abdi’nin açıklaması şöyle:
“6 Ocak’tan bu yana bir savaş içindeyiz. Birçok şehit ve yaralımız var. Şehitlerimizi anıyoruz. Şam’a gitmeden önce halkımıza birtakım açıklamalarda bulunmak istedim. Her şeyden önce bu savaş bize farz kılındı. Bu savaşın büyüyüp bir iç savaş olmaması –bu yönde hazırlanmıştı- büyümemesi için, büyük bir iç savaşın önünü almak için Rakka ve Deyrizor’dan Haseke’ye çekilme kararı aldık. Sonuna kadar kazanımlarımızı koruyacağız. Elimizden geleni yapacağız, buna gücümüz var. Bu bir direniş. Nasıl geçmişte kalan 14 yılda başardıysak bundan sonra da başaracağımıza inanıyorum.”
Abdi, “Şam’dan döndükten sonra yapılan anlaşmanın içeriğine dair açıklama yapacağız” ifadelerini kullandı.
SDF Commander-in-Chief @MazloumAbdi in a video message on Ronahi TV said the plan was prepared by many actors to “attack us and that the fight was forced upon us. However, in order to avoid bloodshed and protect civilian lives, it was decided to withdraw from Raqqa and Deir… pic.twitter.com/HygiEFTnhJ
— Wladimir van Wilgenburg (@vvanwilgenburg) January 18, 2026
Suriye ordusu pazar günü ülkenin en büyük petrol sahasının kontrolünü ele geçirdi.
Taraflar arasındaki anlaşmaya göre, Suriye yönetimi, yaklaşık 10 yıldır Kürt hakimiyetinde olan bölgelerdeki sivil kurumları, sınır geçiş noktalarını ve petrol-doğalgaz sahalarını devralacak.
Suriye Haber Ajansı (SANA) anlaşmanın maddelerini, “Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması Maddeleri” haberiyle duyurdu.
Buna göre, SDG’nin silahlı unsurlarının 10 Mart anlaşmasında öngörüldüğü üzere büyük ölçüde merkezi orduya entegre olması öngörülüyor.
En dikkat çekici maddelerden biri, SDG’nin “tüm yabancı PKK liderlerini ve unsurlarını Suriye Arap Cumhuriyeti sınırları dışına çıkarmayı taahhüt etmektedir” ifadesiyle anlaşmada yer alıyor.
Anlaşmayla ayrıca Suriye yönetimi, ABD öncülüğündeki IŞİD karşıtı koalisyona da katılımını resmileştiriyor.
Şam yönetimi halen on binlerce yabancı IŞİD savaşçısı ve ailelerinin tutulduğu hapishaneler ve gözaltı kamplarının sorumluluğunu da üstlenecek.
Şara yönetimi ayrıca Kürtlerin kültürel ve dilsel haklarını tanıma sözünü yineledi.
Bu kapsamda Kürtçeye resmi dil statüsü verilecek ve Kürt yeni yılı Nevruz ulusal bayram ilan edilecek.
Bu, Suriye’nin 1946’da Fransa’dan bağımsızlığını kazanmasından bu yana Kürtlere ait hakların ilk kez resmen tanınması anlamına geliyor.
Sekizinci madde, Kobani’de Suriye İçişleri Bakanlığı’na bağlı “yerel bir polis gücü” kurulacağına işaret ediyor.
Haseke valiliğinin de Kürt kökenli bir kişide olacağı anlaşılıyor. İlgili maddede, “…bu adım, siyasi katılım ve yerel temsiliyetin güvence altına alınması amacı taşımaktadır” deniliyor.
Suriye lideri Şara, görüşülmeyen veya üzerinde anlaşmaya varılmayan birkaç nokta olduğunu belirterek “SDG ile ilgili tüm çözülmemiş sorunların giderileceğini” vurguladı.
Şara, “Arap kabilelerimize itidalli olmalarını ve anlaşmanın şartlarının uygulanmasına izin vermelerini tavsiye ediyoruz” diye ekledi.

Fırat Barajı yıllar sonra Suriye denetimine geçti
Suriye resmi haber ajansı SANA’ya göre Şara, Suriye hükümeti ile terör örgütü YPG/SDG arasında örgütün orduya tam entegrasyonu ve kapsamlı ateşkes konusundaki anlaşmanın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Şara, yeni anlaşmanın 10 Mart 2025 tarihli anlaşmanın ruhunu taşıdığını belirterek, anlaşmanın YPG/SDG’nin kontrolündeki kuzeydoğu bölgelerdeki sivil ve askeri kurumların devlet yönetimine entegre edilmesini öngördüğünü söyledi.
Terör örgütü YPG/SDG elebaşı Mazlum Abdi kod adlı Ferhat Abdi Şahin ile bir görüşme planlandığını ancak kötü hava koşulları nedeniyle bu görüşmenin yarına ertelendiğini aktaran Şara, “Gerginliği derhal düşürmek için anlaşmayı bugün iletişim yoluyla imzaladık, diğer maddelerin detaylarını yarın (bugün) ele alacağız.” dedi.
Cumhurbaşkanı Şara, devlet kurumlarının Deyrizor, Haseke ve Rakka olmak üzere üç vilayetin tamamına gireceğini vurguladı.
YPG/SDG kontrolündeki bölgelerde yaşanan halk hareketlerine ilişkin değerlendirmede bulunan Şara, “Doğu bölgelerindeki Arap aşiretlerimize sükunet çağrısında bulunuyor, SDG ile yapılan anlaşmanın maddelerinin aşamalı olarak uygulanmasına imkan tanımalarını istiyoruz. Nihai hedefimiz ülkede tam istikrardır.” ifadelerini kullandı.
Şara, Suriye devletinin yapısına ilişkin, “Suriye devleti karar alma mekanizması bakımından birleşik ve merkezi bir devlettir. Devlet kurumları ülkenin tüm coğrafyasına girecektir.” ifadelerini kullandı.
Anlaşmayı “Tüm Suriyeliler için bir kazanım” olarak nitelendiren Şara, bunun yeniden inşa, kalkınma ve istikrar süreci için önemli bir başlangıç olduğunu kaydetti.
Şara ayrıca, söz konusu adımın ülkedeki fiili bölünmüşlüğün sona erdirilmesi, güvenliğin sağlanması ve terör örgütü DEAŞ başta olmak üzere terörle mücadelenin güçlendirilmesi açısından fırsat sunduğunu ifade etti.
ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Barrack, Suriye hükümetini ve SDG’yi “bugünkü ateşkes anlaşmasına varmak için gösterdikleri yapıcı çabalarından dolayı” tebrik etti.
Bu anlaşmanın “birleşik bir Suriye için yeniden diyalog ve işbirliği yolunu açtığını” söyledi.
X üzerinden açıklama yapan Barrack “Bu anlaşma ve ateşkes, eski düşmanların bölünme yerine ortaklığı benimsedikleri önemli bir dönüm noktasıdır” dedi.
Barrack, SDG’nin Suriye yönetimi ile “sorunsuz bir şekilde entegre olmasını sabırsızlıkla beklediklerini” ifade etti.
Entegrasyon anlaşmasının ayrıntılarını kesinleştirmek için zorlu bir çalışmanın başladığını belirtti.
Barrack’ın açıklamasının tam metni şöyle:
“Amerika Birleşik Devletleri, Suriye hükümetini ve Suriye Demokratik Güçleri’ni bugünkü ateşkes anlaşmasına varmak için gösterdikleri yapıcı çabalarından dolayı tebrik eder. Bu anlaşma, birleşik bir Suriye için yeniden diyalog ve iş birliğinin yolunu açmaktadır. Ülkelerini ve halklarını zulümden kurtarmak için ortak bir vizyonla hareket eden iki büyük Suriye lideri, tüm Suriyeliler için daha parlak bir gelecek inşa etmek üzere bir araya gelmiştir. Bu anlaşma ve ateşkes, eski düşmanların bölünme yerine ortaklığı benimsedikleri önemli bir dönüm noktasıdır.
Başkan Şara, Kürtlerin Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olduğunu teyit etmiştir ve Amerika Birleşik Devletleri, terörle mücadelede kalıcı bir savaş sürdürürken, IŞİD’e karşı mücadelede tarihi ortağımızın Küresel Koalisyon’un en yeni üyesiyle sorunsuz bir şekilde entegre olmasını sabırsızlıkla beklemektedir.
Kapsamlı bir entegrasyon anlaşmasının ayrıntılarını kesinleştirmek için zorlu çalışma şimdi başlıyor ve ABD, IŞİD kalıntılarını yenerek hayati ulusal güvenlik çıkarlarımızı korurken ve Başkan Trump’ın cesur Orta Doğu Barış Planı’nı ilerletirken, bu sürecin her aşamasında kararlı bir şekilde destek vermektedir.
Amerika Birleşik Devletleri, IŞİD tehditlerine karşı bu sürdürülebilir çabadan özellikle cesaret almaktadır. Bu çabalar, uzun vadeli Kürt ortaklarımızın, tüm vatandaşlarının çıkarlarını ve haklarını koruyan, birleşik ve kapsayıcı bir Suriye’ye tam olarak entegre olmalarını kolaylaştıracak ve aynı zamanda farklı yolları birleştirerek uzlaşma ve ulusal birlik gibi ortak hedefleri ilerletecektir.”
Cumhurbaşkanlığı’na bağlı İletişim Başkanlığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Ahmed Şara’nın bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini duyurdu.
Bu görüşmede Erdoğan’ın, “Suriye topraklarının terörden tamamen arındırılmasının hem Suriye hem bölgenin tamamı için gerekli olduğunu” ifade ettiği açıklandı.
Erdoğan’ın Şara’ya, “Türkiye’nin Suriye’ye terörle mücadele başta olmak üzere birçok alanda desteğinin artarak süreceğini” belirttiği de kaydedildi.
1. Yeniden konuşlandırmaya bir ön adım olarak Suriye hükümet güçleri ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında tüm cephelerde ve temas hatlarında derhal ve kapsamlı bir ateşkes ilanı ve SDG’nin tüm askeri birliklerinin Fırat Nehri’nin doğusuna çekilmesi.
2. Deyrizor ve Rakka illerinin idari ve askeri olarak tamamen ve derhal Suriye hükümetine devredilmesi. Buna, tüm sivil kurum ve tesislerin devri ile Suriye devletinin ilgili bakanlıklarında görevli mevcut çalışanların kadroya alınması için derhal kararnamelerin çıkarılması ve hükümetin, iki vilayette SDG’nin savaşçıları ve sivil kurum çalışanları hakkında herhangi bir işlem yapılmaması taahhüdü dahildir.
3. Haseke ilindeki tüm sivil kurumların, Suriye devletinin kurumları ve idari yapılarına entegre edilmesi.
4. Suriye hükümeti, kaynakların Suriye devletine dönmesini sağlamak için Suriye güvenlik güçleri tarafından korunması suretiyle bölgedeki tüm sınır geçişlerinin, petrol ve doğal gaz alanlarının kontrolünü ele alacaktır.
5. Kürt bölgelerinin özel durumunu göz önünde bulundurarak, gerekli güvenlik incelemesinin ardından, tüm SDG askeri ve güvenlik personelinin “bireysel” olarak Suriye Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı yapılarına tamamen entegre edilmesi, bu kişilere askeri rütbeler, mali haklar ve lojistik gereksinimler sağlanması.
6.Suriye Demokratik Güçleri (SDG) liderleri/liderliği, eski rejimin kalıntılarını saflarına katmaktan kaçınmayı ve Suriye’nin kuzeydoğu bölgelerindeki eski rejim yetkililerinin listesini sunmayı taahhüt eder.
7. Siyasi katılım ve yerel temsilin garantisi olarak, Haseke Valiliği görevine atanacak adayı belirleyen bir başkanlık kararnamesinin yayınlanması.
8. Ayn el-Arab (Kobani) bölgesinden ağır askeri varlığın çekilmesi, kentin sakinlerinden oluşan bir güvenlik gücünün kurulması ve idari olarak Suriye İçişleri Bakanlığına bağlı yerel bir polis teşkilatının korunması.
9. DEAŞ tutukluları ve kampları dosyasından sorumlu idarenin ve tesislerin güvenliğini sağlayan güçlerin Suriye hükümetiyle entegre edilmesi, böylece Suriye hükümetinin bunlar üzerinde tam hukuki ve güvenlik sorumluluğunu üstlenmesi.
10. Ulusal ortaklığı sağlamak amacıyla, merkezi devlet yapısı içinde üst düzey askeri, güvenlik ve sivil görevlere atanmak üzere SDG liderliği tarafından sunulan aday listesinin kabul edilmesi.
11. Kültürel ve dille ilgili hakların tanınmasını ve kayıt dışı/vatansız kişiler ve önceki on yıllarda biriken mülkiyet hakları talepleri dahil olmak üzere, hak temelli ve vatandaşlık konularında çözülmemiş sorunların ele alınmasını öngören 2026 tarihli 13 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin memnuniyetle karşılanması.
12. SDG, egemenliğin ve bölgesel istikrarın sağlanması amacıyla Suriyeli olmayan tüm PKK lider ve üyelerini Suriye Arap Cumhuriyeti dışına çıkarma taahhüdünde bulunur.
13. Suriye devleti, bölgenin güvenlik ve istikrarını sağlamak amacıyla ABD ile koordinasyon içinde Uluslararası Koalisyonun aktif bir üyesi olarak terörle (DEAŞ) mücadeleyi sürdürme taahhüdünde bulunur.
14. Afrin ve Şeyh Maksud bölgeleri sakinlerinin evlerine güvenli ve onurlu dönüşüne ilişkin mutabakat sağlanması için çalışılması.