ABD Başkanı'nın "Bu iş bitti, bir daha İran'la bu işi konuşmam" tepkisine yol açan olayın Trump'ın yola çıkmasına az kala İran'ın askeri müdahalesi olduğu yazıldı. Trump "iyi niyetinin istismar edildiğini" düşünmüş.
Barış süreci devam ederken yaşanan beklenmedik gelişme, ABD ve İran arasındaki tansiyonu yeniden zirveye taşıdı. Hürmüz Boğazı’nda başlayan kriz, Oval Ofis’te yapılan kritik görüşmelerin ardından bambaşka bir boyut kazandı. Yaşananların perde arkasında ise dikkat çeken gelişmeler var.
ABD Başkanı Donald Trump ile İran arasında kısa süre önce varılan ateşkes ve barış çerçevesi, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan yeni saldırılarla ciddi bir krize sürüklendi. İran’ın ticari gemilere yönelik füze ve insansız hava aracı saldırıları sonrasında Trump yönetimi askerî ve ekonomik karşılık verirken, taraflar arasındaki gerilim yeniden sert bir savaş ihtimalini gündeme taşımış durumda…
Aslında krizin ilk işareti pazar günü yaşandı. Güney rotasını kullanmaya hazırlanan ticari gemilere İranlı operatörler tarafından telsiz üzerinden uyarı gönderildi. Wall Street Journal’da yer alan haberde paylaşılan ses kayıtlarına göre mesajda, “Bu rota güvenli değil. Tehlikedesiniz. Füzelerimiz ve insansız hava araçlarımız size ateş etmeye hazır” ifadeleri kullanıldı.
Kısa süre sonra İran güçleri üç ticari gemiye füze saldırısı düzenledi. Saldırıya uğrayan gemiler arasında Katar’a ait bir tankerin olduğu iddia edildi. Geminin makine dairesinde çıkan yangın nedeniyle mürettebat tahliye edildi.
Öte yandan ABD ordusunun, çatışmaların başladığı günden itibaren Hürmüz Boğazı’ndaki ticari geçişleri korumak amacıyla kapsamlı bir operasyon yürüttüğü de ortaya çıktı. Yetkililer, ABD Donanmasının Umman kıyılarını takip eden güney koridorunu kullanarak ticari gemilere gizlice refakat ettiğini belirtti. Yine aynı haberde yer alan bilgilerde donanma kaynaklarına göre bu yöntemle 125’ten fazla gemi boğazdan güvenli şekilde geçirildi.>Operasyonların büyük bölümü gece saatlerinde gerçekleştirildi. Gemilerin otomatik tanımlama sistemleri kapatılırken, bir ABD destroyeri hem gemilerin köprü üstü ekipleri hem de şirket operasyon merkezleriyle sürekli telsiz bağlantısı kurdu.
Ancak ABD’nin ticari gemilere sağladığı bu destek İran’ın tepkisini çekti. Tahran yönetimi, ticari gemilerin İran kıyılarına yakın kuzey rotasını kullanmalarını isterken, güney koridorunun mayınlı olduğunu öne sürdü. ABD’li yetkililere göre İran son haftalarda güney rotasını tercih eden ticari gemilere yönelik çok sayıda insansız hava aracı saldırısı düzenledi.
Salı günü de Hürmüz Boğazı’nın orta kesiminden geçmeye çalışan Avrupa şirketlerine ait dört tankere, Devrim Muhafızları tarafından saldırıya uğrayabilecekleri yönünde uyarı yapıldığı ve gemilerin rotalarını değiştirmek zorunda kaldıkları bildirildi.
Olayların fitilini ateşleyen gelişme Başkan Donald Trump’ın Beyaz Saray’dan Türkiye’ye hareket etmeye hazırlandığı sırada yaşandı. Yine Wall Street Journal’da yer alan habere göre Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Savunma Bakanı Pete Hegseth başta olmak üzere üst düzey ulusal güvenlik yetkilileri Oval Ofis’e girerek İran’ın Hürmüz Boğazı’nda yeni saldırılar başlattığını Trump’a bildirdi.
Yetkililer İran güçlerinin Hürmüz Boğazı’nın güney güzergâhını kullanan ticari gemilere gemisavar seyir füzeleri ile insansız hava araçları fırlattığını aktardı. Başkan’a verilen brifingde saldırılar sonucunda aralarında bir sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tankerinin de bulunduğu üç ticari geminin saatler içerisinde vurulduğu ifade edildi.
Güvenlik toplantısında Trump’ın danışmanlarına, İran’ın barış anlaşmasına bağlı kalıp kalmadığı konusunda yoğun şekilde sorular yönelttiği belirtildi. Üst düzey yardımcılarıyla yaptığı değerlendirme sonrasında da Trump’ın İran’ın anlaşmayı sürdürme konusunda samimi olmadığı sonucuna vardığı kaydedildi. Bu değerlendirme, Washington’un son iki haftadır sürdürdüğü diplomatik sürecin fiilen sona ermesine neden oldu.
Sonrasında da zaten Trump, Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi kapsamında yaptığı açıklamada ateşkes sürecinin sona erdiğini açık ifadelerle dile getirdi: “Bence bu iş bitti. Onlarla uğraşmak istemiyorum. Onlar yalancı, hilebaz ve hasta insanlar.”
Yetkililere göre Trump’ın en çok tepki gösterdiği konu saldırıların zamanlaması oldu. İran tarafı daha önce, şubat ayında ABD operasyonunda hayatını kaybeden İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in cenaze töreni nedeniyle müzakerelere bir hafta ara verileceğini bildirmişti. Ancak Trump, Ankara’da yaptığı açıklamada, “Bunun yerine gemilere roket atmaya başladılar” diyerek İran’ın diplomatik süreci kötüye kullandığını savundu.
Böylelikle gelinen noktada görünen o ki, İran’ın saldırıları Trump’ın yalnızca iki hafta önce Fransa’daki Versay Sarayı’nda imzaladığı ateşkes ve barış çerçevesini fiilen geçersiz hale getirdi diyebiliriz. Trump, İran’ın petrol satış lisansını iptal ederken, salı ve çarşamba günleri Hürmüz Boğazı çevresindeki İran hedeflerine yönelik çok sayıda hava saldırısı düzenlenmesi talimatını verdi.
Taraflar arasındaki gerilim yalnızca Washington ve Tahran’ı değil uluslararası kamuoyunu da alarma geçirmiş durumda. Pek çok lider, Trump’ın son açıklamalarının tam kapsamlı bir savaşa mı işaret ettiği yoksa müzakereler öncesinde baskıyı artırmaya yönelik geçici bir hamle mi olduğu konusunda değerlendirmelerde bulunuyor. Körfez ülkeleri de olası yeni misillemelere karşı hazırlıklarını artırırken enerji piyasaları da yeni bir ekonomik şok ihtimaline odaklandı.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de Milwaukee’de yaptığı konuşmada İran’a yönelik sert mesaj verdi. Vance, “Anlaşma çok basit. Eğer gemilere ateş ederlerse onları yerle bir edeceğiz” ifadelerini kullandı.