Uydudan tespit edildi: Çin nükleerde tehlikeli bir şeyler yapıyor

Çin’in sisli vadilerinde yıllardır gizli kalan bazı tesisler bu kez uzaydan görülebilen ve yüksek riskli tesis olduğu izlenimi veren hızlı bir inşaat hareketliliğiyle dikkat çekiyor. 

Dünya 17 Şubat 2026

Çin’in sisli vadilerinde yıllardır gizli kalan bazı tesisler uzaydan görülebilen hızlı bir inşaat hareketliliğiyle dikkat çekiyor. Uzmanlar, görüntülerin Pekin’in nükleer kapasitesini sessizce büyüttüğüne işaret ettiğini söylüyor. Sichuan’da ortaya çıkan yeni yapılar ne anlama geliyor?

Çin’in güneybatısındaki sisli vadiler bu kez doğasıyla değil, uzaydan görülebilen yeni inşaat izleriyle gündemde. Uydu görüntülerine dayanan yeni bir analiz Sichuan eyaletinde yıllardır “gizli” tutulan bazı nükleer bağlantılı tesislerin son dönemde hızla genişlediğini ve modernize edildiğini ortaya koyuyor.

Uzmanlara göre bu hareketlilik, ABD-Çin rekabetinin sertleştiği yeni dönemde Pekin’in nükleer kapasitesini daha iddialı bir çizgiye taşıdığını gösteriyor.

Görüntülerde öne çıkan noktalardan biri Sichuan’daki Zitong vadisi. Bölgede yeni sığınaklar ve toprak setler inşa edildiği, boru hatlarıyla dolu yeni bir kompleksin ortaya çıktığı belirtiliyor. Bu tür altyapı tesisin yüksek riskli malzemelerle çalıştığına işaret eden detaylar arasında sayılıyor.

Bir diğer dikkat çeken yer ise “çift çitli” güvenlik hattıyla çevrili Pingtong tesisi. Uzman değerlendirmelerine göre burada nükleer savaş başlıklarının merkezinde yer alan, genellikle plütonyum içeren metal çekirdeklerin üretimine yönelik faaliyetler yürütülüyor olabilir.

Tesisin ana yapısında yaklaşık 110 metre yüksekliğinde bir havalandırma bacası öne çıkıyor; yapının son yıllarda yeni menfezler ve ısı dağıtım unsurlarıyla yenilendiği, yanına da yeni inşaatların eklendiği aktarılıyor.

Pingtong girişinin üzerinde Çin lideri Şi Cinping’e atfedilen ve karakterleri uzaydan seçilebilen büyüklükte yazıldığı söylenen bir sloganın bulunması da dikkat çekiyor: “Kurucu davaya sadık kalın ve misyonumuzu asla unutmayın.”

Bu genişleme, küresel silah kontrolü tartışmalarının en zayıf dönemine denk geliyor. ABD ile Rusya arasında kalan son büyük nükleer silah anlaşmasının sona ermesinin ardından, Washington yeni bir çerçevenin Çin’i de bağlaması gerektiğini savunuyor. Pekin ise bu tür müzakerelere mesafeli duruyor.

Gerilim, Washington’un “gizli nükleer patlama testi” iddialarıyla daha da tırmandı. ABD tarafı Çin’i küresel moratoryuma aykırı davranmakla suçlarken, Pekin bu iddiaları reddediyor. Uluslararası gözlem verileri ve uzmanlar arasında da kanıtların gücü konusunda tartışma sürüyor. Bu tablo, taraflar arasında düzenli ve şeffaf bir diyalog kurulmadıkça “en kötü senaryo” üzerinden plan yapma riskini büyütüyor.

ABD Savunma Bakanlığı’nın son yıllık değerlendirmelerine göre Çin’in nükleer savaş başlığı sayısı 2024 sonu itibarıyla 600’ü aşmış durumda ve 2030 için hedef projeksiyon 1000 seviyesine doğru gidiyor. ABD ve Rusya’nın elindeki toplamların hâlâ çok daha yüksek olduğu vurgulansa da, Pekin’in artış hızının stratejik dengeyi etkilediği görüşü öne çıkıyor.

Uzmanlara göre Sichuan’daki bu tesisler tamamen yeni değil: Kökleri, Mao döneminde dış saldırı riskine karşı dağlık iç bölgelere yayılan “Üçüncü Cephe” projesine kadar uzanıyor. Soğuk Savaş geriliminin düştüğü yıllarda bazı merkezlerin küçüldüğü ya da kapandığı, ancak son yaklaşık 7 yılda genişleme ivmesinin belirgin şekilde hızlandığı belirtiliyor.

 

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.