Lojistik devinin temelini Yale Üniversitesi’nde hocasından yalnızca “C” notu alan dönem ödevi attı. FedEx’in kurucusu Fred Smith “uygulanamaz” denen fikirle bugün 220’den fazla ülke ve bölgede günde yaklaşık 16 milyon paket taşıyor.
FedEx eski adıyla Federal Express 1973’te dünyaya hızlı kargo teslimatını tanıtmış ve halen dünyanın en büyük hızlı kargo şirketi.
Bugün dünya çapındaki 550 binden fazla çalışanı, 727 uçağı, 215 bini aşkın aracıyla günde ortalama 16 milyon paket taşıyarak 220 ülke ve bölgede müşterilerine hizmet veriyor.
Birçok şirketin olduğu gibi FedEx’in de çok ilginç bir kuruluş öyküsü ve sonrasında da çok şaşırtıcı dönüm noktaları var. 2022’de 49 yıllık CEO’luktan sonra görevi bırakan Fred Smith kuruluş adıyla Federal Express’i 1971’te kurmuş ve şirket 1973’te faaliyete geçmiş.
Fedex bugün 727 uçağı ve 215 bini aşkın aracıyla günde ortalama 16 milyon paket taşıyor.
Şirketin kuruluşunun ardında Smith’in 1965 yılında ABD’nin en iyi üniversitelerinden Yale’de lisans öğrencisiyken hazırladığı dönem ödevindeki fikir var.
FedEx’in web sitesine göre Smith ödevinde şirketlerin gönderi stratejilerini değiştirmeleri halinde ürünleri nasıl daha hızlı teslim edebileceklerini anlatıyordu.
Ancak Smith’in profesörü fikrin gerçekleşmesinin mümkün olmadığını düşündüğü için 2008 yılında FedEx kurucusunun bir derginin kendisiyle yaptığı röportajda anlattığı gibi ödeve sadece “yeterli” anlamına gelen C notunu layık görmüş.
Çünkü profesöre göre fikir iyi olmasına iyiydi ama daha yüksek not alabilmesi için uygulanabilir olması da gerekiyordu.
Smith yıllar sonra yaratıcı düşüncesinin ve katıksız kararlılığın birleşimiyle hocasına göre bu “ilginç ama uygulanamaz” konsepti dünya taşımacılık sektörünü sonsuza dek değiştirmek için kullanacaktı.
Vietnam FedEx’in kurucusuna neler öğretti?
Smith, Yale’den dalında lisans derecesi aldıktan sonra deniz piyadesi olarak “çok farklı bir eğitim aldığını” söylediği Vietnam’a gönderildi.
O günleri Fortune dergisinin 1988 yılında kendisiyle yaptığı bir ropörtajda “Vietnam’da bir müfreze lideri olarak benden çok farklı geçmişlerden gelen bir grup gençten sorumluydum. Mavi yakalılardı çoğunluğu. Çelik işçileri, kamyon şoförleri, benzin istasyonları çalışanları hepsi oradaydı” diyerek anlatıyordu.
Vietnam deneyiminin kendisine mavi yakalıların ne düşündüğünü, olaylara nasıl tepki verdiğini öğrettiğini belirterek “Bu insanlara karşı adil olmak için ne yapmanız gerektiği konusunda üst düzey yönetici pozisyonlarına gelen çoğu insandan çok daha farklı bir bakış açısı kazandırdı. FedEx’in başardıklarının büyük bir kısmı Deniz Piyadeleri’nde öğrendiğim bu dersler üzerine inşa edildi” diyordu.
Fedex’in kurucusu Fred Smith’e göre Vietnam deneyimi kendisine mavi yakalıların ne düşündüğünü, olaylara nasıl tepki verdiğini öğretti.
Vietnam’dan yıkımdan bıkmış ve enerjisini yıkmak yerine inşa etmeye odaklamaya hevesli bir şekilde döndü. “O kadar çok şeyi havaya uçurduktan sonra üretken bir şeyler yapmak istedim” diyordu Vietnam konusunda.
Üvey babası emekli havacı general Fred Hook, Little Rock’ta uçakları modifiye eden ve motorlarını elden geçiren zor durumdaki bir şirketi satın almış, Smith de ona yardım etmek için Arkansas eyaletine gitmişti. Ancak parça teminindeki zorluklar Smith’i üniversite ödevindeki “bir gecede teslimat” konseptine geri döndürdü.
Bir gecede teslimat nasıl olacaktı?
Fikrin işe yaraması için, ülkenin dört bir yanından gelen paketlerin merkezi bir noktaya ya da “hub”a uçurulacağı, tasnif edileceği ve ardından belirli rotalar üzerinden varış noktalarına tekrar uçurulacağı entegre bir hava ve kara dağıtım sistemi oluşturmak için kararlı şekilde bir plan yaptı.
Bu sistemde uçuşlar uçakların nispeten boş olduğu geceleri yapılacaktı.
Kullanılan havaalanları büyük şehirlerde olacak ve kamyonlar paketleri ister bu şehirlerde ister daha küçük topluluklarda olsun nihai varış noktalarına taşıyacaktı.
Fikrinin, profesörünün aksine uygulanabilirliğine inanan Smith babasından miras kalan dört milyon dolarla işe girişmeye karar verdi. Bu noktadan sonra Smith’in hayatı planı için hayati önemi olan uçak filosunu satın almak için ihtiyaç duyacağı sermayeyi toplamak üzere Wall Street’teki banka binaları arasında durmaksızın süren bir maratona dönüştü.
Nation’s Business dergisine verdiği bir röportajda “Her şey hakkında bir tür saflık içindeydim” diye itiraf ediyordu.
“Hemen sepet dolusu çek geleceğini sanmıştım.”
Öyle olmadı. Ama Smith bıkmadı. Karizması ve hava taşımacılığı sektöründe hem Vietnam’da orduda, hem de daha sonra ABD’de birkaç yıl boyunca yaptığı çalışmalardan edindiği bilgi birikimi yatırımcıları etkiledi ve 1972’nin sonuna kadar 80 milyon dolarlık kredi ve öz sermaye yatırımı toplamayı başardı.
Çok kısa sürede başarıya ulaşan Fedex’in şansı 1973 Arap- İsrail Savaşı ile döndü. Batıya yönelik petrol ambargosu nedeniyle artan petrol fiyatları şirketi zora soktu.
Federal Express (FedEx) Nisan 1971’de 25 şehre hizmet veren 14 Falcon jetiyle faaliyete başladı. Başlangıçta işler yavaş ve moral bozucuydu. FedEx ilk gece sadece 186 paket gönderebildi.
Ancak işin hacmi hızla büyüdü ve hizmet genişletildi. FedEx çok kısa sürede başarıya ulaşmıştı. Sonra birden herşey alt üst oldu. 1973 Arap-İsrail Savaşı sırasında İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nün (OPEC) Arap üyeleri ABD’nin İsrail ordusunu desteklemesine misilleme olarak ve savaş sonrası barış görüşmelerinde koz elde etmek için batıya petrol ambargosu başlattı.
Kasım ayında petrolün yaklaşık üç dolar olan varil fiyatı kısa sürede 11 doların üstüne çıktı. Uçuşa geçen yakıt fiyatları nedeniyle maliyetler gelirleri aştı ve 1974 ortalarında FedEx ayda bir milyon dolardan çok zarar eder hale geldi.
Smith hayal kırıklığına uğrayan yatırımcılarından şirketi ayakta tutmak için daha çok para istedi ama onlar bunu kabul etmedi. İflas büyük bir olasılıktı. Sonra kader devreye girdi. Smith şirketin sadece 5 bin kaldığında taze para için General Dynamics’in kapısını çaldı.
Ancak isteği reddedildi.
Chicago’dan Memphis’e evine dönmek için uçak beklerken hiç düşünmeden Las Vegas’a uçtu ve blackjack oynayarak 27 bin dolar kazandı. Parayı hemen şirkete gönderen Smith “27 bin dolar şirketin akıbetini belirleyici değildi ama işlerin daha iyi olacağına dair bir alametti” diye anlatıyordu o günü.
Ve gerçekten de öyle oldu. Smith fon arayışına geri dönerek 11 milyon dolar daha topladı.
FedEx ilk iki yılında yaklaşık 13,4 milyon zarar etmiş olsa da Smith asla pes etmeyi düşünmedi. “Benimle sözleşme imzalayan, para veren insanlara çok bağlıydım ve eğer batacaksak savaşarak batacaktık. Bunun nedeni benim işi bırakmam ve bitirememem olmayacaktı” diyordu yıllar sonra.
Fedex agresif bir reklam kampanyası sayesinde 1976’da 3,6 milyon dolar kâr etti.
Ama FedEx batmadı. Zamanla meşhur olan “FedEx – kesinlikle, kesinlikle bir gecede orada olması gerektiğinde” cümlesini içeren agresif bir reklam kampanyası sayesinde şirket 1976’da 3,6 milyon dolar kâr elde etti.
İki yıl sonra halka açıldı ve 1980 yılına gelindiğinde geliri 415,4 milyon dolara, kârı ise 38,7 milyon dolara yükselmişti.
O andan itibaren FedEx için işler yolunda gitmeye başladı. 1999 yılına gelindiğinde şirket her iş günü yaklaşık 210 ülkeye üç milyondan fazla paket teslim ederek dünyanın 1 numarası haline geldi.
FedEx bugün de büyümeye devam ediyor ve her gün müşterilerine 16 milyon paket teslim ediyor. 2008 küresel krizinde hafif hız kesti ama ondan sonra yine koşmaya başladı.
Özellikle Covid 19 salgınına kadar hızlı büyüyerek cirosunu 2019 yılında 69 milyar 690 milyon dolara çıkartan FedEx ardından gelen kısıtlamalar ve dünya ticaretindeki yavaşlama nedeniyle 2020’yi nispeten sakin geçirdi.
Ancak pandeminin etkilerinin azalmaya başladığı ve sona erdiği 2021 ile 2022 yıllarında müthiş bir büyüme temposu yakaladı. Geçen yılı ise 2022’ye göre hafif frene basarak 90 milyar 160 milyon dolarlık bir ciroyla kapattı.
Daha soraki yıllarda da artan rekabet ve küresel ekonomideki çalkantılara rağmen cirosu 90 milyar doların altına düşmedi. Ancak Fred Smith artık sıfırdan yarattığı şirketin CEO’su değil. Kaptan köşkünü 2022 yılının Haziran ayında Raj Subramaniam’a bıraktı ama çalışmaktan vazgeçmedi. Kurduğu şirkete halen icra başkanı ünvanıyla göz kulak olmaya devam ediyor.