Türkiye İş Bankası (ISCTR), 2026’nın ilk çeyreğinde net karını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 68 artırarak 20,46 milyar TL’ye yükseltti. Piyasa beklentisi 18,85 milyar TL olan bankanın karı beklentilerin yaklaşık yüzde 8,5 üzerinde gerçekleşti.
Türkiye İş Bankası A.Ş. (ISCTR), 2026 yılı birinci çeyrek bilançosunu 5 Mayıs 2026 tarihinde Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) bildirdi.
Türkiye İş Bankası A.Ş. (ISCTR), 01.01.2026 – 31.03.2026 döneminde toplam 20.459.251.000 TL kar açıkladı. Şirket, 2025 yılı ilk 3 aylık dönemde 12.170.192.000 TL kar açıklamıştı.
Böylece şirketin net karı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 68 artmış oldu. Şirketin çeyreklik karı 20.459.251.000 TL oldu. Şirketin gelirleri bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 24 artarken faiz giderleri ise yüzde 11 arttı.
Bankanın 2,6 trilyon lira nakdi, 964 milyar lira gayri nakdi kredi hacmiyle ekonomiye sağladığı toplam kaynak tutarı 3,5 trilyon liraya ulaştı.
Mart sonu itibarıyla 421 milyar lira düzeyinde öz kaynak büyüklüğüne sahip olan bankanın, sermaye yeterlilik oranı ise bu dönemde yüzde 15’in üzerinde gerçekleşti.
Banka, yılın ilk çeyreğinde, ülke ekonomisinin hizmetine sunmak üzere uluslararası piyasalarda 500 milyon dolar tutarında, altıncı yılda erken itfa opsiyonuna sahip 11 yıl vadeli katkı sermaye niteliğinde tahvil ihracı gerçekleştirdi.
İş Bankası, sürdürülebilir finansman alanındaki taahhütlerinin bir göstergesi olarak uluslararası piyasalardaki ilk mavi tahvil ihracını da başarıyla hayata geçirdi.
Buna göre, 5 yıl vadeli ve 50 milyon dolar büyüklüğündeki ihraçtan elde edilen fonlar, denizlerin ve su kaynaklarının korunmasına katkı sağlanmasıyla biyoçeşitliliğin desteklenmesi amacıyla kullanılacak.
– “Yerelde doğup küresele açılan markalara uzanan pek çok başarı hikayesine tanık oluyoruz”
Açıklamada görüşlerine yer verilen Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Türkiye’nin ekonomik gelişimi ve kalkınmasına katkı sağlayacak şekilde uzun vadeli değer üretme odağıyla hizmet sunmaya devam ettiklerini belirtti.
Aran, içinde bulundukları yapay zeka çağında oyunun kurallarının değiştiğini vurgulayarak, hangi alanda faaliyet gösterilirse gösterilsin, yapılan işin yapay zekayla, girişimcilik ve inovasyon kültürüyle buluşturulması gerektiğini ifade etti.
Oyunun içinde kalmak, verimliliği artırmak ve rekabet edebilmek için bunun bir zorunluluk olduğuna dikkati çeken Aran, şunları kaydetti:
“Türkiye açısından en büyük fırsat pencerelerinden birinin de teknolojinin ve yapay zekanın verimlilik artırıcı alanda kullanılması olduğunu düşünüyorum. Burada hep bahsettiğimiz yeni bir hikaye yazmak, yapay zekayla entegre katma değerli üretimi artırmak istiyorsak bu alana daha fazla odaklanmalıyız. Silikon Vadisi’ndeki inovasyon merkezimizle, girişimcilik alanındaki ihtisas şubelerimizle, sürdürülebilir büyümeye yönelik diğer desteklerimizle ve yatırımlarımızla ülkemizin bundan sonra yazacağı hikayenin bir parçası olmak istiyoruz.”
Sürdürülebilir kalkınma açısından toplumsal cinsiyet eşitliği ve girişimcilik anlayışının aynı paydada buluşmasının önemine işaret eden Aran, banka olarak bu anlayışla Türk İş Dünyası Konfederasyonu yürütücülüğünde 5 yıldır devam eden “Girişimde Kadının Gücü” projesine destek verdiklerini hatırlattı.
Aran, bu tür projelerle kadınların dönüştürme, iyileştirme gücünü yakından görme fırsatı bulduğunu aktararak, şu ifadeleri kullandı:
“Eğer Türkiye’de katma değerli üretimin, girişimcilik kültürünün gelişmesini, yaygınlaşmasını istiyorsak kadınları daha çok desteklemeliyiz. Çünkü bu yöndeki kültürel dönüşümde kadınların rolü çok önemli. Eğer ekonomide zorlukları aşmak ve daha dayanıklı hale gelmek istiyorsak kadınların gücü mutlaka devreye girmeli. Yerelde doğup küresele açılan markalara uzanan pek çok başarı hikayesine tanık oluyoruz. Bunlar yalnızca ekonomik değer üretmekle kalmıyor aynı zamanda kadınların dönüştürücü ve iyileştirici gücünü de güçlü bir biçimde ortaya koyuyor.”
Toplumsal fırsat eşitliğini her alanda destekleyen bir kurum olarak “Girişimci Kız Çocukları Hesabı”nı hayata geçirdiklerini belirten Aran, kız çocuklarının eğitime ve kadınların iş hayatına daha fazla katılımı amacıyla tasarlanan hesapla Türkiye’de girişimcilik kültürünün yaygınlaşmasını da hedeflediklerini kaydetti.