Ahbap Derneği soruşturmasında ifadeye çağrılan gazeteci Özlem Gürses, Ruşen Çakır ve oyuncu Hazal Kaya ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeden ayrıldı. Fatih Altaylı, Şahan Gökbakar ve Fatih Koparan'ın ne zaman ifade vereceği bilinmiyor.
Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı iddiasına ilişkin soruşturma kapsamında Hazal Kaya, Özlem Gürses ve Ruşen Çakır’ın ifadesi alındı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma devam ediyor.
Soruşturma kapsamında dün Ruşen Çakır, Fatih Altaylı, Özlem Gürses, Şahan Gökbakar, Hazal Kaya ve Fatih Koparan’ın ifadelerine başvurulacağı belirtilmişti.
Gazeteci Özlem Gürses, Ruşen Çakır ve oyuncu Hazal Kaya Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne gitti.
Çakır adliyede kendisine sorulan ‘Bir şey söylemek ister misiniz?’ sorusuna yanıt vermedi.
Adliye girişinde kısa bir açıklama yapan Özlem Gürses “Savcı bey bilgimize başvurmak istemiş. Kendisine soruları yanıtlamaya geldik” ifadelerini kullandı.
Öte yandan Fatih Altaylı, Şahan Gökbakar ve Fatih Koparan’ın ne zaman ifade vereceği bilinmiyor.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlarının önlenmesi ile şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürütülmüştü.
Bu kapsamda, Ahbap Derneği çalışanlarına yönelik hazırlanan MASAK raporlarında, “hesap hareketleri incelemeleri ile teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda, şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz yüksek tutarlı para hareketlerinin bulunduğu, aralarında yüksek miktarlı para transferleri gerçekleştirildiği, şans oyunları hesaplarına yüksek meblağlarda para aktararak bahis oynadıkları ve bu yolla yüksek miktarlarda para kaybettikleri, ayrıca kısa süre içerisinde aralarında zincirleme şekilde çok sayıda tapu devir işlemi gerçekleştirdikleri” iddia edilmişti.
Yürütülen soruşturma kapsamında, Ahbap Derneği üyesi ve dernek çalışanlarıyla bağlantılı olduğu belirlenen, aralarında derneğin kurucusu şarkıcı ‘in de yer aldığı 17 kişi, 12 Temmuz’da düzenlenen operasyonla gözaltına alınmış, çalışmaların devamında 9 kişi daha yakalanmıştı.
Gözaltındakilerden 1’i emniyetteki işlemlerinin ardından bırakılırken, adliyeye sevk edilen 25 kişiden aralarında Haluk Levent’in de bulunduğu 14’ü tutuklanmış, 11 kişi hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.
İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla’da düzenlenen eş zamanlı operasyonda ise 17 kişi gözaltına alınmıştı.
Adliyeye sevk edilen 12 kişiden 4’ünün tutuklanmasına, 8’i hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti. Soruşturma kapsamında, derneğin ve bazı kişilerin mal varlıklarına el konulmuştu.
Ayrıca soruşturma kapsamında Oğuzhan Uğur’un da aralarında bulunduğu 10 kişi gözaltına alınmıştı. Emniyetteki işlemlerinin ardından Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne götürülen 10 kişinin savcılıkta ifadeleri alınmıştı.
İfade işlemlerinin ardından sulh ceza hakimliği, Oğuzhan Uğur, Gülgün Öztürk, Suzan Düşküner, Emir Taşar, Emre Kartaloğlu, Hüseyin Küçük, Fatih Eke, Muharrem Karataş ve Ersin Gökgün’ün “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlarından tutuklanmalarına karar vermişti.
Özgür Ömer Güner için adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilirken soruşturma kapsamında gözaltına alınan 54 şüpheliden aralarında Ahbap Derneği kurucusu şarkıcı Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur’un da bulunduğu 28 şüpheli tutuklandı.
Ahbap’a yönelik soruşturmada geçtiğimiz günlerde Ece Üner, Fatih Portakal, Feyza Altun, Gökhan Özoğuz ve Öykü Serter ifadeye çağrılmıştı. Ünlü 5 isim kısa sürede Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde savcılığa ifade vermişti.
Hazal Kaya ne ifade verdi
Oyuncu Hazal Kaya, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ‘Ahbaplar Suç Örgütü’ soruşturması kapsamında İstanbul Adliyesi’nde savcılığa ifade verdi. Ünlü oyuncu, ifadesinin ardından adliyeden ayrıldı.
İfadesinde Haluk Levent ile iletişimine değinen Kaya, “Haluk Levent’i 2020 yılında SMA’lı çocuklar için yaptığı yardımlar nedeniyle telefonla aradı. Ancak kendisiyle yüz yüze görüşmedim ve başka bir iletişimimiz olmadı. Dolayısıyla tanışıklığımız yok” dedi.
Canlı Yayına Kendi İsteğiyle Katıldı
Kaya, deprem döneminde Babala TV’nin canlı yayınında yardım faaliyetlerine destek olmak amacıyla yer aldığını belirtti: “Deprem döneminde yardımda bulunmak istedim. Yayına katılmam için kimsenin çağrısı olmadı, kendim gittim” ifadelerini kullandı.
Instagram Paylaşımları Yardım Amacıyla
Kaya, sosyal medya paylaşımlarının depremden etkilenen insanlara yardım etmek amacıyla yapıldığını vurguladı: “Yardım amacıyla paylaşımlar yaptım” dedi.
AHBAP’a 120 Bin TL Bağışladı
Hamile olduğunu ve depremden etkilendiğini belirten Kaya, “AHBAP’a 120 bin TL bağış yaptım. Bu bağışın suistimal edilmesi beni de mağdur etti” şeklinde konuştu.
İyi Duyguların Suistimali Toplum İçin Kötülük
Kaya, AHBAP’ın faaliyetlerinin güven oluşturduğunu belirterek, “Bağış toplanması ve güvenimizin zedelenmesi toplumda bir kötülük olarak değerlendiriyorum” dedi.
Bağışları Kumarda Harcamak Alçakça
Kaya, basında yer alan iddialara da yanıt verdi: “Savunmadaki hususları korkunç buluyorum, geçerliliği yok” dedi.
Ruşen Çakır’ın ifadesi
Ruşen Çakır savcılık ifadesinde şunları kaydetti:
“Haluk Levent’i şahsen tanımam. Sadece kendisini sanatçı olması sebebiyle bir vatandaş olarak bilirim. Soruşturma içeriğinde bulunan haber doğrudur bana aittir. Bu yapmış olduğum haber tamamen o dönem depremin oluşturduğu üzüntü sebebiyle ve deprem bölgesinde bulunan yine meslektaşlarımızın bizlere yansıtmış olduğu durumlarla ilgili olarak Ahbap Derneği’nin depremzedelere ciddi yardımlarda bulunduğunu söylemeleri sebebiyle bu şekilde haberini yaptım. Herhangi bir şekilde para toplanmasına yardımcı olmadım. Şahsım olarak ve ailem tarafından da Ahbap Derneği’ne çok cüzi miktarda deprem bölgesine gönderilmek üzere yardımda bulundum. Haluk Levent’i tanımam. Hiçbir şekilde bir araya gelmedim. Haluk Levent’in başka yapmış olduğu herhangi bir organizasyonda da yer almadım.”
Çakır, “O dönem deprem bölgesinde bulunan meslektaşlarımızın bilgi vermesi, Kızılay, AFAD gibi kuruluşların yetersiz kaldığını, Ahbap Derneği’nin ise fonksiyonel olarak çok yeterli bir şekilde yardım görevini yerine getirdiğini söylemeleri sebebiyle yapmış olduğum bir haberdir. Yukarıda da belirttiğim gibi tamamen bir durum değerlendirmesidir. Herhangi bir sorumluluk hissetmiyorum. Ben 41 yıldır gazetecilik mesleğini icra etmekteyim. Toplumun büyük bir kesimi uzun yıllardır yazılarımı okur, haberlerimi değerlendirir. Bu dernek sayesinde artan bir popülerliğim söz konusu değildir. Zaten tanınan bir kişiyim. Yöneltilen kazanç sağlama hususunu kesinlikle kabul etmiyorum. Ülke deprem gibi bir afetten geçmişti. Burada kazanç değil, insanların zor durumları akılda kalmaktadır. Herhangi bir kazanç sağlamam olmamıştır” dedi.
Ruşen Çakır, şöyle devam etti:
“Ben kesinlikle devletin hiçbir kurumunu aşağılamadım. Deprem bölgesinde bulunan meslektaşlarımızın bize vermiş olduğu bilgiler doğrultusunda Ahbap Derneği’nin yardım konusunda iyi olduğunu yazdım. Kimseyi devletimize ya da devletin kurumlarına güvenmeyin şeklinde telkinde bulunmadım. Bu yapılan haber bir yönlendirme değil, bir durum değerlendirmesidir. Bu derneğe ilişkin yapmış olduğum haber tamamen oradaki insanların içerisinde bulunduğu zor durumdan bir önce kurtulmasını sağlamaktır. Bana bu derneğin maddi manevi zerre katkısı olmamıştır.”
Çakır, ifadesini şu ifadelerle sonlandırdı:
“Benim yukarıda beyanda da belirttiğim gibi deprem bölgesine gitmediğim doğrudur. Fakat orada bulunan arkadaşlarımızdan sürekli olarak bilgi aldım. Benim Haluk Levent ve bu dernekle uzaktan yakından bir ilişkim yoktur. 6 Şubat depremi ülkece ve milletimiz olarak tüm bireyleri zorluk içerisine düşüren bir durumdur. Burada insanlık adına yapmış olduğumuz her şey tamamen deprem bölgesinde mağduriyet yaşayan insanların bir nebze de olsa onlara faydalı olma anlayışıdır. Bu soruşturmalar neticesinde söz konusu Ahbap Derneği’nin mağdur insanlara yardım niteliğinde dağıtılması gereken paraların şahsi sebepler ile kullanıldığının öğrenmiş oldum. Bir derneğin bu şekilde hareket etmesi gerçekten çok üzücü. Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak da beni üzmüştür. Bende bu derneğe yardımda bulundum. Umarım bir an önce suçlu olan kişiler cezalandırılır.”
Özlem Gürses ne dedi
Gazeteci Özlem Gürses deAHBAP Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında savcılığa ifade verdi.
Kahramanmaraş merkezli depremler sırasında ekranlarda yer almadığını belirten Gürses, sosyal medya paylaşımlarının amacının AHBAP ve Babala TV’nin şeffaf şekilde denetlenmesini istemek olduğunu söyledi.
Gürses, Haluk Levent ile herhangi bir kişisel tanışıklığının bulunmadığını belirterek, deprem öncesinde kendisiyle röportaj ya da özel haber çalışması yapmadığını ifade etti.
Levent’i yalnızca bir gazetecinin paylaşımını alıntılayarak etiketlediğini söyleyen Gürses, bunun amacının denetim çağrısı yapmak olduğunu kaydetti.
Deprem döneminde birkaç YouTube yayınına katıldığını ve sosyal medya paylaşımları yaptığını anlatan Gürses, AHBAP ve Babala TV’yi öne çıkarmak için değil, yoğun bağış toplayan kuruluşların bağımsız şekilde denetlenmesini istemek amacıyla paylaşım yaptığını söyledi.
Gürses, “Benim AHBAP ve Babala’ya dair tüm çağrılarım şeffaf şekilde denetlenmeleri içindir. Hiçbir zaman yayınlarına katılıp kendileri için yardım istemedim” ifadelerini kullandı.
Herhangi bir kurumu öne çıkarma çabası olmadığını belirten Gürses, Kızılay’ın da AHBAP gibi denetlenmesi gerektiğini savundu.
Deprem döneminde Kızılay’ın çadır satışı tartışmaları nedeniyle toplumda soru işaretleri oluştuğunu belirten Gürses, “Devlet ve hükümet ayrımını bilirim. Devlet kurumlarına her zaman saygı duyarım. Ancak Kızılay bir devlet kurumu değildir. Tıpkı AHBAP’ın denetlenmesi gerektiği gibi Kızılay da denetlenmelidir” dedi.
Gürses, soruşturmadaki iddiaların doğru çıkması halinde kendisinin de hukuki yollara başvuracağını belirterek şunları kaydetti:
“Eğer ben ve benim gibi toplum önünde bulunan kişilerin itibarı kullanılarak bağış toplandıysa buna ilişkin tespitlerin ortaya çıkmasıyla bizzat şikâyetçi olacağım.”
Deprem sürecinde AFAD, Kızılay ve diğer sivil toplum kuruluşlarına eşit mesafede yaklaştığını söyleyen Gürses, hiçbir kurumu öne çıkarma amacı taşımadığını ifade etti.
Gürses, “Ben herhangi bir kurumu parlatma çabası göstermedim. Bu nedenle sorumluluk hissetmiyorum. Eğer bilgim dışında soruşturmaya konu kişiler beni kullandıysa şikâyetçi olacağım” dedi.
İfadesinin sonunda soruşturmadaki iddiaların kısa sürede aydınlatılması gerektiğini belirten Gürses, “Sayın Savcılık dolandırıcılık ve hırsızlık konulu bu çok çirkin isnatları en kısa sürede ortaya çıkarmalıdır. Türk halkı bu çirkin eylemleri hak etmemektedir” ifadelerini kullandı.