Ahbap Derneği'nin 752 milyon liralık konteyner aldığı işadamı Nejdet Kuy derneğin kurucusu Haluk Levent'e daha tanışmadan '70 milyon lira borç verdiğini' öne sürdü.
Ahbap’ın iş yaptığı işadamı Nejdet Kuy, Haluk Levent’e daha tanışmadan ‘borç’ vermiş.
Borcu akrabası ve ortağı aracılığıyla Levent’le ‘tanışmadan önce’ verdiğini öne süren Kuy “Manipülasyonlarıyla kendisine borç vermek zorunda kaldığım için karşınızdayım” diye ekledi.
Dernekten konteyner ev ve okul yapımı karşılığında yaklaşık 752 milyon lira aldığını belirten Levent Kuy’un savcılık ifadesi şu şekilde:
‘800 konteyner için sözleşme yaptık’
* Benim Ahbap Derneği’nin varlığından çok fazla haberim yoktu. Çelik konstrüksiyon işiyle uğraşıyorum. Derneğin o dönemde konteyner ihtiyacı olduğu kolluk ifademde belirttiğim C.Y. üzerinden bana ulaştı. Kendisi akrabamdır. C.Y.’yle beraber derneğe gittik. C.Y.’nin ortağı A.A. dernekteydi. Dernek yönetimiyle bir toplantı yapıldı. Hatta bana teminat verip veremeyeceğimi sordular. Ben kabul etmedim.
* Yaklaşık üç gün sonra beni tekrar çağırdılar. A. beyin kefaleti doğrultusunda 800 konteyner için sözleşme yaptık. Sözleşmeye günde 50 adet teslim edeceğimi belirttim. Hatta cezai şart yazdık. Anlaşmamız konteyner başına 65 bin liraydı. Ödemenin yarısı peşin, kalanı hak edişi usulüyle yapılacaktı. Ben belirtilen sürede 800 adet konteyneri tamamladım.
* Konteynerleri derneğe değil doğrudan afet il koordinasyon merkezindeki yetkililere teslim tesellüm tutanağıyla teslim ettim. Hepsinin faturaları kesilmiş, KDV’leri ödenmiştir. Bu süreç içerisinde Haluk Levent’le tanışmadım bile.
‘2 bin 600 konteyner daha üretmem istendi’
* Daha sonra benden 2 bin 600 konteyner daha üretmem istendi. Günde 50, bazen 55 adet üreterek teslim ettim. Bunlarla ilgili de anlaştığımız fiyat ve anlaşma koşulları aynıydı. Teslim ettiğim konteynerlerin faturaları bir hafta içerisinde ödeniyordu.
* Konteyner işim bittikten sonra İstanbul’a döndüm. Bu kez dernek yetkilileri çelik ev için talepte bulundular. Yine bu talep C. ve A. bey aracılığıyla bana iletildi. Ben kendileriyle gayri resmi bu işte ortaktım. Ben projemi sundum kendileri resmi onayları aldılar, daha sonra fiyat çalışması başladı. Ben tekliflerimi ilettikten bir hafta sonra bana dönüldü. Ev ihtiyacının 1150 olduğunu ve kendilerinin de piyasa araştırması yaparak bize döneceklerini söylediler. Sonuç olarak 352 evle ilgili sözleşme yaptık.
‘282 milyon lira aldım, 70 milyon lirasını Haluk Levent’e borç verdim’
* Bu aşamaya kadar dernekten aldığım net miktarı şu anda hatırlayamıyorum. Faturalardan gördüğüm kadarıyla toplam bedel 261 milyon 590 bin liraydı. Evlerle ilgili sözleşmenin detayları şu şekildeydi: Sözleşme yapıldıktan hemen sonra tüm yüklenicilere yüzde 50 peşinat olarak ödeme yapıldı. Bu da yaklaşık 282 milyon liraydı.
* Ben satın alım çalışmalarına başladım. Bu süreçte A. ve C. bana gelerek Haluk Levent’in kendilerinden borç istediğini söyledi. Ben bu peşinat ödemesinden kendisine borç verilemeyeceğini, bu şekilde satın alımların sağlıklı ilerleyemeyeceğini anlatmaya çalıştım. İkisi bana talebi karşılayıp sorun olduğunda kendilerinin bu borcu gidereceğini söylediler. Bu aşamaya kadar ben Haluk Levent’le hiç bir araya gelmedim. Bende bu paradan C. Y.’nin şirketine toplam 55 milyon lira para gönderdim. Ayrıca 15 milyon lira nakit çekip kendilerine verdim. Sonra kendi işime döndüm.
* Bu süreçte elimden geleni yaptım, valilikleri bilgilendirdim. Devletin zarara uğramaması için çaba gösterdim. Altı ay boyunca yer alamadık. Bu arada ben ciddi bir malzeme alımı gerçekleştirdim. Bütün tedarikler faturalı yapıldı. Yerler belli olmadığı için ve hangi il olduğu netleşmediği için bu mallar ödemesini yaptığım ve malları satın aldığım işyerlerinde duruyordu. Daha sonra bunlardan batanlar oldu. Ödeme yapmamıza rağmen malzemeleri alamadık. Zaten o dönem inşaat malzemelerinde problem vardı. O yüzden peşin aldık.
* Yedi veya 7,5 ay sonra bana Malatya ili Arapgir ilçesinde bir yer belirlendiğini söylediler ve 56 evi yapmam istendi. Bende hemen başladım. Resmi ruhsatlarımı aldım. 56 evi yapıp teslim ettik. İlk hak edişimi bu şekilde aldım. Buda 93 milyon 744 bin liradır. Daha sonra yer sorunu devam ettiği için beklemeye başladık. Derneğe yazılı ihtarlarda bulunduk. Çünkü işlem gecikiyor ve maliyetler artıyordu.
* Normalde aramızdaki protokole göre üç ayda teslim edip çıkacaktım. Ben bu süreçte C. ve A.’ya sürekli olarak Haluk’a verdiğimiz borcu soruyordum. Halen Haluk Levent’le tanışmış değildim.
‘Ev projeleri okula döndü’
* Daha sonra dernekle Milli Eğitim Bakanlığı arasında bir protokol yapıldı. Ev projeleri okula döndü. Tek katlı çelik prefabrik okullar yapılacaktı. Çünkü elimizdeki malzeme ancak buna uygundu. Üç okul için yeni bir protokol yaptık. Ayrıca iki okulun yapımı için farklı bir anlaşma yaptık. Çünkü bunların iki katlı olması isteniyordu. Bunların tamamı aynı protokoldeydi. Bir de gençlik merkezi projesi anlaşması yaptık. Dolayısıyla evlere alınan bütçeyi olduğu gibi okullara ayırdılar.
* Bu aşamaya kadar ben teslim ettiğim konteynerler karşılığında 261 milyon 590 bin lira, tamamladığım 56 ev karşılığında 282 milyon lirayla 93 milyon 744 bin lira ödeme almıştım. Anlaşmış olduğum 352 evin peşin aldığım yarı ödemesi dışındaki ödeme olduğu gibi okul için planlandı. Ben okulları yapmaya evler için aldığım peşinatla devam etmeye çalıştım. Bu beni ekonomik olarak zorladı.
‘300 bin lira ödedi’
* Tam bu süreçte kayıtlı olmayan bir numaradan Haluk Levent beni görüntülü aradı. Dernek merkezindeydi. Haluk Levent’le ilk kez bu şekilde görüştüm. Bana dernek yetkililerinin huzurunda P. G.’den 70 milyon lira borç aldığını açıkça söyledi. Bunu iade edeceğini söyledi. Bende çalışmaya devam ettim. Taşeronluğunu yaptığım farklı bir okul açılışında bu borç konusunu kendisine tekrar ilettim bana en kısa zamanda ödeyeceğini söyledi. İlk yüz yüze görüşmemizde böyle oldu.
* Sonra beni derneğe çağırdılar. Yeliz Kaya isimli birisi kendisini Haluk Levent’in asistanı olarak tanıttı. Haluk Levent’e borç konusunu tekrar açtım. Bana önümüzdeki hafta ödemeye başlayacağını söyledi. Sonra Yeliz Kaya benden bir IBAN istedi. Bana 300 bin lira gibi bir ödeme yaptılar. “Ödemeye devam edeceğiz” dediler. Ben her gün mütemadiyen bu konuda kendisine mesaj gönderdim. Bana peyderpey paralar gelmeye devam etti. Açıklamalarda borç ödemesi olduğu yazıyordu.
* Bu borçla alakalı bana dört veya beş çek verdi. Bunlardan 2-3 tanesi karşılıksız çıktı. Ben bunları yazdırdım da. İki, üç çekten tahsilat yaptım ancak yaptığım gün beni arayıp yeniden borç istedi. Benim Yeliz Kaya’ya gönderdiğim paralar bunlarla alakalıdır.
Ahbap’tan toplam 752 milyon lira almış
* Son olarak İstanbul’da bir araya geldik. Ben yüksek sesli bir şekilde iki sene önce verdiğim paramı istedim. Vermezse kalan son okulun yapımının zora gireceğini belirttim. Bu görüşmeye kadar dört okul ve bir gençlik merkezi teslim etmiştik. Kalan bir okulun yapımı tamamlanmıştır. Sadece resmi prosedürler kalmıştır. Bunun karşılığında da toplam hak ediş olarak 117 milyon lira aldım.
* Dolayısıyla ev yapımı karşısında yaklaşık 280 milyon lira peşinat, 93 milyon lira hak ediş olmak üzere yaklaşık 373 milyon TL ayrıca konteynerlerden 261 milyon lira olmak üzere yaklaşık 635 milyon lira aldım. Ayrıca okulları tamamladıkça 117 milyon lira daha aldım. Rakamlar yaklaşık olarak doğrudur. Faturalara bakılırsa bana dernekten gelenle yapmış olduğum ürünler birbirini tutmaktadır.
* 2023 Şubat’tan sonra deprem bölgesinde 3400 konteyneri uygun fiyatlarda ve taahhüt ettiğim süreler içerisinde teslim ettim. Ardından 56 konutu yine uygun şartlarda ve süresinde teslim ettim. Yaşanan değişikliklerden sonra dört okul tamamladım. Bu okullardan ikisi iki katlıydı. Bir de gençlik merkezi tamamladım. Bu da iki katlıydı. Bunları elimden gelen bütün çabayla yaptım.
* Haluk Levent’i hiç görmememe rağmen benden aldığı borç para bu süreci yürütmemi zorlaştırmasına rağmen alnımın akıyla bu süreçten çıktığımı düşünüyorum. Bütün belgeler ve faturalar denetime açıktır. Ben bu süreçte dernekten hak etmediğim bir kuruş bile almadım. Haluk Levent’in manipülasyonlarıyla kendisine borç vermek zorunda kaldığım için karşınızdayım.
Ahbap Derneği soruşturması
İstanbul başsavcılığının Ahbap Derneği soruşturmasında ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘nitelikli dolandırıcılık’ ve ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’ suçlamaları yer alıyor.
Ahbap Derneği çalışanları hakkında MASAK raporları düzenlenmiş, hesap hareketleri incelenmiş, teknik ve fiziki takip yürütülmüş, ardından şu ‘tespitler’e varılmıştı:
Mali profille uyumsuz yüksek tutarlı para hareketleri
Aralarında yüksek miktarlı para transferleri
Şans oyunları hesaplarına yüksek meblağlarda para aktararak bahis oynama ve yüksek miktarlarda para kaybı
Kısa sürede çok sayıda zincirleme tapu devri
16 Temmuz’da mal varlığına el konan Ahbap Derneği’ne 27 Temmuz’da kayyım atanmıştı. 29 Temmuz’da da derneğe bağlı 13 şirkete kayyım atanmıştı. Soruşturmada derneğin kurucusu şarkıcı Haluk Levent, Babala TV’nin sahibi Oğuzhan Uğur ve işadamı dahil Başaran Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Başaran dahil 35 kişi tutuklu.