Avukat Alp Selek 95 yaşında yaşamını yitirdi. Selek için İstanbul Barosu’nda düzenlenen törende “Fiziken onu uğurlayacağız ama fikren hep aramızda olacak” dendi.
İşçi hareketinin, sendikacıların ve siyasi davalarda yargılananların avukatlığını yapan hukukçu Alp Selek 95 yaşında yaşamını yitirdi.
Selek’in saat 16.00’da Ümraniye Kocatepe Mezarlığı’nda toprağa verilmesinden önce 12.00’de İstanbul Barosu’nda tören düzenlendi.
Törene tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Başkanvekili Nuri Aslan, SOL Parti, Türkiye Barolar Birliği, Çağdaş Avukatlar Grubu, İstanbul Eczacı Odası, İstanbul Barosu Başkanlığı, Türkiye İşçi Partisi, İstanbul Tabip Odası, Avukatlar Sendikası ve Av. Enis Coşkun adına çok sayıda çelenk gönderildiği görüldü. İstanbul Barosu’nun konferans salonu hıncahınç doldu. Salonda yer kalmayınca sevenleri törene balkondan veya ayakta katıldı.
Selek’in anılarının yer aldığı sinevizyonun ardından İstanbul Barosu Başkanı Av. İbrahim Özden Kaboğlu konuşmacı olarak kürsüye çıktı. Prof. Kaboğlu “Alp Selek dendiğinde gülmek, gülüşmek, birlikte olmak, sevmektir… Umuttur… Hukuku etkili kılmak, savunmanın varlık nedenidir… Adalet arayışı evrensel ve süreklidir… Yine yaşamının felsefesini özetleyen bir deyiş olarak düşünülebilir… Fiziken onu uğurlayacağız ama fikren hep aramızda olacak. Şu dakikadan itibaren Alp Selek Aramızda başlıklı bir armağan sözü veriyoruz. Bir armağan çıkaracağız. Dostlarının yer aldığı bir bölüm olacak. Savunma sanatı, savunma mesleği konusundaki yazılarınızı da bugünden itibaren hazırlayabilirsiniz. Alp Selek aramızda” dedi.
Av. Bahri Bayram Belen, Alp Selek dostları adına konuştu. Belen “Sosyalistlerin, devrimcilerin, komünistlerin, muhaliflerin, kadınların, doğanın, birçok yoldaşın 70 yıllık avukatını, dava arkadaşını bugün uğurluyoruz. Ancak uğurlamak ayrılmak mı, uzakta kalmak mı diye düşündüğümde onu uğurlayacağız ama onu kaybetme imkanımız yok” ifadelerini kullandı.
1931’de İstanbul’da doğan Alp Selek 1959’da başladığı avukatlık yaşamı boyunca emek ve hak mücadelelerinin savunucuları arasında yer aldı.
1963’te Kavel Kablo Fabrikası’nda sendikal hakları için direnen işçilerin savunmasını üstlenen Selek, Singer ve Demirdöküm direnişlerinde de işçilerin yanında yer aldı.
15-16 Haziran direnişinin ardından yargılanan DİSK yöneticilerinin davalarında görev yaptı. 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye İşçi Partisi (TİP) yöneticisi olduğu gerekçesiyle tutuklanan Selek 4,5 yıl cezaevinde kaldı.
Mahkûmiyet sonrasında Adalet Bakanlığı, Selek’in İstanbul Barosu levhasından silinmesini istedi. İstanbul Barosu yönetiminin bu talebe karşı çıkması, Bakanlık ile baro arasında da hukuki bir tartışmaya dönüştü.
Selek daha sonra baro levhasına yeniden kaydedildi. Tahliyesinin ardından avukatlık yapmasının engellenmesine karşı da mücadele etti.
Kızı sosyolog Pınar Selek’in Mısır Çarşısı davasındaki hukuk mücadelesini de yıllarca takip eden Selek 2023’te düzenlenen Adalet Nöbeti’nde davanın uzunluğuna tepki göstererek “Bize, 25 yıldır işkence ediyorlar” dedi.
Kızları Pınar ve Şeyda Selek, babalarının ardından yayımladıkları mektupta “Hayatın boyunca bu mücadeleyi verdin. Kendini öne çıkarmadan, mevki, konum, para aramadan… Adalet mücadelemizde hoş kal” ifadelerini kullandı.
Törende tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ve Gezi Parkı davasından cezaevinde bulunan ve 2023 seçimlerinde TİP’ten Hatay Milletvekili seçilen Can Atalay’ın mektubu okundu.
Sırasıyla şu konuşmalar yapıldı:
Gülseren Onanç: Alp amcayı kaybetmek çok acı. O güzel mavi gözlerinle bize hep umut verdin. Seni sevgi ve saygıyla uğurluyoruz. Gittiğin yerde de sımsıcak sevgini götüreceğinden eminim.
İTO Başkanı Talat Kırış: Onun durduğu yer hep belliydi. Emekten, adaletten, insan haklarından yana durdu. Alp Selek ortak mücadelenin önemli temsilcilerindendi.
Birleşik Metal İş Genel Sekreteri Ali Çeltek: Saatlerce konuşabiliriz değerli ağabeyimiz için. Ancak mücadele devam ediyor. Metal işçileri olarak buna söz verdik.
İstanbul Ecza Odası Eski Başkanı Zafer Kaplan: Uzun yıllar devam eden hukuk danışmanlığımız vardı. Biz eczacılar için o Alp ağabey. Hukuk danışmanından çok daha fazlasıydı bizim için. Bizimle dostluğunu dünyaya bakışını paylaştı ve ondan çok şey öğrendik. Çok şey borçlu olduğumuz bir insandı.
Av. Mehmet Durakoğlu: İstanbul Barosu Alp Selek için ateşin düştüğü yerdir. Çok şey söylenebilir. Ama onun için söylenebilecek en önemli şey öyle ya da böyle değerlendirmeler değil, sonuç olarak sevgidir.
SOL Parti adına Alper Taş: hepimizin başı sağ olsun. Şair diyor ki, seni anlatabilmek seni… Şimdi Alp ağabeyi anlatacağız. Ama öyle zamanda öldün ki, bugün 10 Ekim. Aynı zamanda onları da anacağız. Behice Boran’ı da anacağız. Biz ağabeyimizi özgürlük ve dayanışma partisinde tanıdık. Dört kuşağı bir araya getiren bir partiydi. Alp Ağabey ise geçmişten süzülüp gelen bir çınar gibiydi. Eşitlikçiydi. Hoşgörülüydü. Sosyalist bir insan nasıl olmalıysa öyleydi. Sosyalistlerin en ama en iyi insan olması gerekliliğini gösteren bir abimizdi.
TİP adına Erkan Baş: Bu mücadelenin bitmediğini gösteren çok az sayıda insanlardan biriydi. Alp Ağabeyden öğrenmeye çalıştığımız en önemli şeylerden biri de, o mücadeleyi son nefesinize kadar devam ettirebilme iradesini ortaya koyabilmektir. Malum çağımız gösteriş çağı. Mücadelenin neredesinde durduğunuz da önemli. Ben her Alp Selek adını duyduğumda mücadelenin ihtiyaçlarına göre nerede durması gerekliyse orada duran bir sosyalisti tanıdığımı düşünüyorum.
HDK Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu: Eşitlik, özgürlük mücadelesinde herkesin yolunun kesiştiği biriydi. Onun bu tavırları hepimize örnek olacak.
İHD adına Oya Ersoy: Hayatının her alanında insan onuru için kararlılıkla mücadelesiyle bu onura sahip çıkma inadı ile asla unutmayacağım bir insan. Ben ona veda etmek değil teşekkür etmek istiyorum.
Av. Filiz Kerestecioğlu: Onu gördüğüm zaman gözlerim ışırdı, o hepimizi gördüğü zaman gözleri ışırdı. Bizi mutlu eden bir insandı. Hüzün sevmez hep gülerdi, o yüzden ben de güle güle deniz gözlü abim diyorum.
Av. Hülya Gülbahar: Kimimiz Alp abi kimimiz Alp Amca, kimimiz Alp baba diyoruz. Kuşaklar boyu kapsayıcılığını bu ifadelerde görüyoruz. Gerçekten çınar gibiydi. Herkesi kucaklayan bir özgürlük ve eşitlik savaşçısıydı.
Ayşe Semiha Baban (Yaşar Kemal’in eşi): Benim onu tanıma fırsatım oldu. Kızlarını tanıma fırsatım oldu. Çok gururluyum. Çok teşekkür ediyorum.
1931’de İstanbul’da doğan Alp Selek, 1959’da başladığı avukatlık yaşamı boyunca emek ve hak mücadelelerinin savunucuları arasında yer aldı.
1963’te Kavel Kablo Fabrikası’nda sendikal hakları için direnen işçilerin savunmasını üstlenen Selek, Singer ve Demirdöküm direnişlerinde de işçilerin yanında yer aldı.15-16 Haziran direnişinin ardından yargılanan DİSK yöneticilerinin davalarında görev yaptı. 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye İşçi Partisi (TİP) yöneticisi olduğu gerekçesiyle tutuklanan Selek, 4,5 yıl cezaevinde kaldı.
Mahkûmiyet sonrasında Adalet Bakanlığı, Selek’in İstanbul Barosu levhasından silinmesini istedi. İstanbul Barosu yönetiminin bu talebe karşı çıkması, Bakanlık ile baro arasında da hukuki bir tartışmaya dönüştü.Selek daha sonra baro levhasına yeniden kaydedildi. Tahliyesinin ardından avukatlık yapmasının engellenmesine karşı da mücadele etti.