Aynı marka farklı tehlike: Türkiye’de satılan sigaralar Almanya’dakilerden daha zararlı

Almanya’dan alınanlarla yapılan karşılaştırmada Türkiye’den alınan ürünlerin daha çok ince parçacık madde yaydığı belirlendi. Dört üründe Türkiye’dekilerin parçacık emisyonu yüzde 51 daha yüksek çıktı.

Sağlık 5 Ekim 2026

Goethe Üniversitesi Frankfurt’tan araştırmacıların çalışması, 8 Eylül’de Tobacco Use Insights dergisinde yayımlandı.

Araştırmada Türkiye’den alınan 11, Almanya’dan alınan 4 ürün ile ABD menşeli bir referans sigara incelendi.

Her üründen 23 ila 30 sigara olmak üzere toplam 402 sigara, 2,88 metreküplük kapalı bir kabinde otomatik düzenekle test edildi. Ölçümlerde yalnızca içicinin çektiği ana duman değil, sigaranın yanması sırasında doğrudan ortama yayılan yan akım dumanı da dikkate alındı.

Araştırmacılar pasif içicilikte maruz kalınan dumanın yaklaşık yüzde 85’inin yan akım dumanından oluştuğuna dikkat çekti.

Testlerde sigara dumanındaki PM10, PM2.5 ve PM1 parçacıklarının yoğunluğu ölçüldü. En yüksek ortalama değerler Türkiye’den alınan Parliament Night Blue ürününde kaydedildi.

Bu üründe PM10 yoğunluğu metreküpte 1677, PM2.5 yoğunluğu 1675, PM1 yoğunluğu ise 1548 mikrogram olarak ölçüldü. En düşük değerler ise Almanya’dan alınan Camel Yellow ürününde görüldü.

PM10, çapı 10 mikrometre ve altında; PM2.5, 2,5 mikrometre ve altında; PM1 ise 1 mikrometre ve altındaki parçacıkları ifade ediyor. Parçacık boyutu küçüldükçe solunum sisteminin daha derin bölgelerine ulaşma ihtimali artıyor.

Gazete Oksijen’den Esen Dolma’nın haberine göre araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri aynı markaların Türkiye ve Almanya’da satılan versiyonları arasındaki fark oldu.

Dört benzer ürünün karşılaştırılmasında Almanya’daki sigaraların Türkiye’deki karşılıklarına göre PM10 emisyonları yüzde 3,6 ila 51, PM2.5 emisyonları yüzde 3,6 ila 50, PM1 emisyonları ise yüzde 4,4 ila 48 arasında daha düşük çıktı.

En büyük fark Camel Yellow’da görüldü. Türkiye’den alınan üründe PM2.5 yoğunluğu metreküpte 1569 mikrogramken Almanya’daki üründe bu değer 1043 mikrogram olarak ölçüldü.

L&M ürününde Türkiye versiyonunun emisyonu yaklaşık yüzde 28, Davidoff’ta yüzde 13, Marlboro’da ise yüzde 3,6 daha yüksek ölçüldü.

Araştırmacılar ülkeler arasındaki farklılığın tütün harmanı, katkı maddeleri, kağıt veya filtre tasarımı gibi üretim özelliklerinden kaynaklanabileceğini değerlendirdi. Ancak çalışmada bu faktörlerin hangisinin emisyon farkına neden olduğu belirlenmedi.

Tütün Eksperleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bülent İnce üretim makinelerindeki farklılığın bu sonucu açıklamasının güç olduğunu belirterek ülkelerin iç pazara yönelik farklı düzenlemelerinin farklı tütün formüllerinin kullanılmasına yol açabileceğine dikkat çekti.

Türkiye’deki mevzuatla Almanya’daki düzenlemeler arasında da fark var.

4733 sayılı Kanun kapsamında üreticilerin bir takvim yılında iç piyasaya sunmak amacıyla ürettikleri ve ithal ettikleri sigaralarda kullandıkları toplam tütünün en az yüzde 30’unun Türkiye’de üretilmiş olması gerekiyor. Bu oran tek tek sigara veya marka üzerinden değil, üreticinin ilgili kategorideki yıllık toplam kullanımı üzerinden hesaplanıyor.

Almanya’nın federal tütün mevzuatında ise Türkiye’dekine benzer bir yerli tütün kullanım kotası bulunmuyor.

Ancak araştırmada tütün türleri, harman oranları ve katkı maddeleri incelenmediği için yüzde 30’luk düzenlemeyle yüksek parçacık emisyonları arasında doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kurulamadı.

Türkiye ve Almanya’da sigaralar için sınırlandırılan emisyonlar zifir, nikotin ve karbonmonoksitle sınırlı. Sigara başına en fazla 10 miligram zifir, 1 miligram nikotin ve 10 miligram karbonmonoksit salınmasına izin veriliyor.

Buna karşın PM1, PM2.5 ve PM10 için sigara özelinde bir üst sınır bulunmuyor. Bu parçacıkların üretici tarafından mutlaka ölçülmesini veya paket üzerinde açıklanmasını zorunlu kılan özel bir hüküm de yer almıyor.

Araştırmada incelenen tüm ürünlerde sigara dumanındaki parçacıkların büyük bölümünün PM1 grubunda olduğu görüldü. PM1’in toplam PM10 içindeki payı yüzde 92,3 ile 95,3 arasında değişti.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve göğüs hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Pınar Mutlu küçük parçacıkların akciğerlerin derin bölgelerine ulaşabildiğine dikkat çekti.

Mutlu sigara dumanındaki parçacıkların toksik ve kanserojen maddeleri taşıyan karmaşık bir aerosolün parçası olduğunu belirterek kısa süreli maruziyetin solunum yollarında tahriş, öksürük ve nefes darlığı gibi sorunlarla ilişkili olabileceğini, uzun süreli maruziyetin ise kronik solunum ve kalp-damar hastalıkları ile akciğer kanseri riskine katkıda bulunabileceğini ifade etti.

Araştırmacılar kullanılan deney kabininin hacminin küçük bir otomobilin iç hacmine yakın olduğuna dikkat çekerek kapalı araçlarda sigara içilmesinin oluşturabileceği maruziyete vurgu yaptı.

Doç. Dr. Mutlu özellikle çocukların, gebelerin, yaşlıların ve kalp veya akciğer hastalığı bulunan kişilerin sigara dumanından korunması gerektiğini belirtti.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.