Cumartesi Anneleri, 1109. hafta buluşmasında, 32 yıl önce Diyarbakır'da yaşadığı köyde askerler tarafından gözaltına alınan ve bir daha kendisinden haber alınamayan İbrahim Kartay'ın akıbetini sordu.
Cumartesi Anneleri, 1109. hafta buluşmasında, 32 yıl önce Diyarbakır’da yaşadığı köyde askerler tarafından gözaltına alınan ve bir daha kendisinden haber alınamayan İbrahim Kartay’ın akıbetini sordu. Açıklamada, Kartay’ın işkenceye maruz bırakıldığına dair tanıklar olduğu, ailesinin tehdit edildiği ve Kartay’ın akıbetinin karanlıkta bırakıldığı vurgulandı.
Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanmasını talep etmek için ’nda 1995 yılından beri oturma eylemi yapan bu hafta da meydandaydı.
1109. haftada kamuoyuna yine Galatasaray Meydanı’nı çevreleyen barikatların önünden seslendiler.
Açıklamada 15 Ağustos 1994 tarihinde Diyarbakır’ın Hani ilçesindeki köyünde askerler tarafından gözaltına alındıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamayan İbrahim Kartay’ın akıbeti soruldu.
Kartay’ın gözaltına alındığının inkar edildiği, ailesinin tehdit edildiği vurgulanan açıklamada “Hakikat açığa çıkarılmadıkça, failler yargılanmadıkça ve devlet bu suçtaki sorumluluğunu kabul etmedikçe İbrahim Kartay dosyasında adli süreç tamamlanmış sayılamaz” ifadeleri yer aldı.
Kayıp yakını Aysel Ocak tarafından okunan açıklamanın tamamı şu şekilde:
“15 Ağustos 1994 tarihinde askerler, Diyarbakır’ın Hani ilçesine bağlı köylere operasyon düzenledi. Sabahın erken saatlerinde etrafı sarılan köylerden biri de Gömeç Köyü’ydü. Köye giren yüzlerce asker, köylüleri meydanda topladı ve köyü boşaltmalarını istedi. İnsanlara eşyalarını ve gıda maddelerini almaları için zaman tanınmadan evler ateşe verildi.
Evlerin yakılması üzerine 29 yaşındaki İbrahim Kartay da ailesiyle birlikte köyü terk etmeye hazırlandı. Altı aylık hamile olan eşine, üç küçük çocuğunu yanına alarak köyden uzaklaşmasını söyledi.
Kendisi ise evden bir miktar yiyecek almak için geri döndü. Peynir, salça ve ekmek aldıktan sonra ailesine ulaşmak üzere yola çıktı. Ancak kısa bir süre sonra askerler tarafından gözaltına alındı.
Köy çıkışında eşini bekleyen Salime Çakır’a köylüler, İbrahim’in gözaltına alındığını bildirdi. Çocuklarıyla birlikte komşu bir köye sığınan Salime Çakır, eşinden haber alabilmek umuduyla on gün bekledi. Ardından kayınpederi Kadri Kartay ile birlikte Hani Cumhuriyet Savcılığı’na başvurdu.
Savcılıktan sonuç alamayınca Hani Jandarma Karakolu’na gittiler. Karakolda Kadri Kartay’a ‘Oğlunu serbest bıraktık, nerede olduğunu bilmiyoruz’ dendi. Bir süre daha bekleyen baba, yeniden karakola gittiğinde bu kez üzerine ateş açıldı ve oğlunu bir daha sormaması için tehdit edildi.
Daha sonra komşu köylerden bir kişi aileye haber gönderdi. Bu kişi, sekiz gün boyunca İbrahim Kartay ile aynı yerde gözaltında tutulduğunu anlattı. İbrahim’in kendisine ‘Aileme ve akrabalarıma haber ver, beni öldürecekler’ dediğini aktardı.
Ailenin yaptığı tüm başvurular sonuçsuz bırakıldı. Gözaltına alınırken görülen, gözaltında tutulduğuna ilişkin tanıklıklar bulunan İbrahim Kartay’ın gözaltına alındığı inkâr edildi. O günden sonra kendisinden bir daha haber alınamadı.
İbrahim Kartay’ın kaybedilmesinden 21 yıl sonra, mezarlık bekçisi olarak çalışan bir kişi aileye önemli bir bilgi verdi. Bu kişi, İbrahim Kartay’ın Hani ilçe mezarlığının yanındaki elektrik trafosunun yakınlarına gömülmüş olabileceğini söyledi.
Bunun üzerine İbrahim Kartay’ın eşi ve oğlu, İHD Diyarbakır Şubesi aracılığıyla Hani Cumhuriyet Savcılığı’na başvurdu. Savcılık, Salime Çakır’ın ve görgü tanığının ifadelerini aldıktan sonra belirtilen yerde kazı yapılmasına karar verdi.
3 Haziran 2015 tarihinde gerçekleştirilen kazıda kemik ve giysi parçalarına ulaşıldı. Kemikler kimliklendirme işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Ancak hazırlanan raporda, incelenen numunelerin aileden alınan DNA örnekleriyle eşleşmediği açıklandı.
Aradan geçen 32 yıla rağmen İbrahim Kartay’ın akıbeti açığa çıkarılmadı. Onu gözaltına alanlar, kaybedilmesinden sorumlu olanlar ve suçu gizleyenler yargı önüne çıkarılmadı.
Hakikat açığa çıkarılmadıkça, failler yargılanmadıkça ve devlet bu suçtaki sorumluluğunu kabul etmedikçe İbrahim Kartay dosyasında adli süreç tamamlanmış sayılamaz.
1109. haftamızda bir kez daha talep ediyoruz: Cezasızlığa yol açan uygulamalara son verin. İbrahim Kartay dosyasını etkili, bağımsız ve tarafsız biçimde yeniden ele alın. Suçun faillerini, emir verenlerini ve suçu gizleyenleri tespit ederek yargı önüne çıkarın.
Kaç yıl geçerse geçsin; İbrahim Kartay için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”