Ekrem İmamoğlu’nun cezaevi günlüğü: Yapay zekayla seslendirildi, çizgi romanı yapıldı

CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu, Silivri Cezaevi'nde bir günü nasıl geçirdiğini yazdı. "Sesimi yapay zeka ile duyurabiliyorum" diyen İmamoğlu "Bu yazı Ramazan öncesi yazıldı, şimdi yayınlanabiliyor" dedi.

Gündem 22 Şubat 2026

CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu, Silivri Cezaevi’nde bir günü nasıl geçirdiğini yazdı. “Sesimi yapay zeka ile duyurabiliyorum” diyen İmamoğlu, “Bu yazı Ramazan öncesi yazıldı şimdi yayınlanabiliyor” ifadelerini kullandı.

CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Silivri Cezaeve’nde geçirdiği günleri anlattı.

Ekrem İmamoğlu’nun konuşması kişisel YouTube hesabından paylaşıldı. İmamoğlu videoda “Uzun zamandır içerde neler yaptığımı merak ediyordu herkes. Ben de dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım. Sesimi yapay zeka ile duyurabiliyorum. Bu yazı Ramazan öncesi yazıldı şimdi yayınlanabiliyor. Kahvaltımı sahur gibi düşünebilirsiniz” ifadelerini kullandı.

Ekrem İmamoğlu Silivri günlerini şöyle anlattı:

“Sabah duyulan ilk ses, avlunun demir kapısının sert kilit açılışı… Bu sesle birlikte sabah karşılıyor, gardiyan arkadaşlarla selamlaşıyorum.

Biraz esneme hareketleriyle güne başlıyorum. Ardından kahvaltımı hazırlayıp çayımı içerek sabah haberlerine kısa bir bakış atıyorum.

Avukatım geldiğimde günlük ziyaretçi programımı gözden geçiriyor, görüşme notlarımı ve çalışma raporlarımı toparlıyorum.

Günlük rutinimi avulada 15-20 dakika yürüyüş ile tamamlıyorum.

Duruşma günleri ya da planlanmamış ziyaretler olduğunda akış değişebiliyor. Hapishanede 12 metrekare kapalı, 24 metrekare açık alanda rutinimi zenginleştirmeye çalışıyorum.

Sporu sabaha sıkıştırmıyorum. Gün içinde mat üzerinde ya da pencere demirlerine dönük şekilde yarı şınav ve bacak, bel, boyun, omuz hareketleri yapıyorum. Günde iki, üç tur yürümeye gayret ediyorum .Haftada bir açık sahada futbol topuyla tek başıma yürüyor, koşuyorum. Kapalı spor ayda bir, açık spor haftada bir saat. Hepsi tek kişilik.

Yemek seçme huyum olmaz. Belki de her sofraya uyumum çocukluğumdan geliyordur.

Cezaevinde öğle ve akşam yemek dağıtımlarına büyük oranda uyum sağlıyorum. Kahvaltımı çeşitlendirmeye gayret ediyorum. Peynir, zeytin, çay, haşlanmış yumurta, bazı günler bal ve az zeytinyağına en fazla bir dilim ekmek. Ateş ve ocak olmadığı için elektrikli su ısıtıcının üzerine konan tencerede kavurma ya da ton balıklı salata yaparak soframı renklendirmeye çalışıyorum.

Ayda bir de olsa bütün tutsaklara kolay servis edilecek bir balık öğünü verilmesini önerdim; çeşitlilik ve sağlık açısından iyi olabileceğini düşündüm.

Okumalarımı çeşitlendiriyorum. Şu günlerde “Ayn Rand – Yaşamak İstiyorum”, “Ahmet Ümit – Patasana” ve “Ayşe Kulin-Veda” romanlarını bir arada okuyorum. Akşam 22.00-24.00 arasını mümkün olduğunca romanlara ayırıyorum.

Gün içinde “Bilsay Kuruç – Mustafa Kemal Döneminde Ekonomi” kitabını okuyorum, herkese ısrarla tavsiye ederim.

“Tanıl Bora-Cereyanlar” ve “Timur Kuran-Ertelenen Özgürlükler” okumaya devam ettiğim kitaplar.

Nutuk’u üçüncü kez bitiriyorum, bu kez bolca not alıyorum.”

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.