Emniyet İntiharları Dijital Anıtı verilerine göre 2026’nın ilk yedi ayında 52 polis yaşamına son verdi. Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın araştırmasında da personelin yüzde 81’i mesleğinden memnun olmadığını, yüzde 84’ü başka bir meslek seçme imkânı olsa hemen istifa edeceğini söyledi.
Emniyet teşkilatında intihar vakalarına ilişkin veriler polislerin çalışma koşulları ve ruhsal iyilik haline yönelik tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Emniyet İntiharları Dijital Anıtı’nın verilerine göre 2026’nın ilk yedi ayında 52 yaşamına son verdi. Bu sayı söz konusu dönemde ortalama dört günde bir polis intiharı yaşandığına işaret ediyor.
Verilere göre 2024 ve 2025 yıllarında da toplam 166 polis yaşamına son verdi.
Vakaların nedenleri tek bir başlıkla açıklanamazken ekonomik sorunlar, uzun ve düzensiz çalışma saatleri, mobbing, yoğun stres ve mesleki memnuniyetsizlik öne çıkan sorunlar arasında gösteriliyor.
Sözcü’nün aktardığına göre Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın 2024 yılında 15 bin 375 emniyet mensubunun katılımıyla gerçekleştirdiği araştırma da teşkilattaki çalışma koşullarına ilişkin dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu.
Ankete katılanların yüzde 72,6’sı ekonomik nedenlerle polislik mesleğini seçmek durumunda kaldığını ifade etti.
Görevinden “memnun olmadığını” ya da “hiç memnun olmadığını” söyleyenlerin oranı yüzde 81,17’ye ulaştı. Polislerin yüzde 84’ü ise başka bir meslek seçme imkânı bulunması halinde görevinden ayrılacağını belirtti.
Araştırmada polislere görev hayatları boyunca intihar eden ya da intihar girişiminde bulunan bir meslektaşlarıyla karşılaşıp karşılaşmadıkları da soruldu.
Katılımcıların yüzde 75’i bu soruya “evet” yanıtını verdi. Buna göre ankete katılan her dört emniyet mensubundan üçü meslek yaşamında en az bir intihar ya da intihar girişimi vakasıyla karşılaştığını bildirdi.
Anket sonuçlarına göre personelin yüzde 97’si uzun ve düzensiz çalışma saatlerinden şikâyet etti. Mobbinge maruz kaldığını söyleyenlerin oranı ise yüzde 96 oldu.
Emniyet Teşkilatı Sendikası Başkanı İsmail Okumuş polis intiharlarının yalnızca ekonomik nedenlerle açıklanamayacağını belirterek yoğun stres, mobbing ve mesleki memnuniyetsizlik gibi faktörlerin de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Okumuş çalışma saatlerinin düzenlenmesi, iş-yaşam dengesinin güçlendirilmesi ve personele yönelik psikolojik destek mekanizmalarının daha etkin hale getirilmesi çağrısında bulundu.