CHP Milletvekili Semra Dinçer bir günde altı kadının erkek şiddeti sonucu yaşamını yitirmesine isyan etti. 2026’nın ilk 50 gününde 47 kadının öldürüldüğünü söyledi, uzaklaştırma kararlarının uygulanmasında iktidarı sorumluluk almaya çağırdı.
CHP Milletvekili Semra Dinçer, bir günde 6 kadının erkek şiddeti sonucu yaşamını yitirmesine tepki gösterdi. 2026’nın ilk 50 gününde 47 kadının öldürüldüğünü belirten Dinçer, uzaklaştırma kararlarının uygulanmadığını vurgulayarak iktidarı sorumluluk almaya çağırdı.
Dinçer kadın cinayetlerinin münferit değil sistematik bir hak ihlali olduğuna dikkat çekerek “Kadınların yaşam hakkı korunamıyorsa, hukuk devleti ağır yara almış demektir” dedi.
Dinçer 2026 yılının başından bu yana yaşanan ile ilgili bir açıklama yayımlayarak “2026 yılının henüz başında olmamıza rağmen katledilen kadın sayısı 47’ye ulaştı. Bir günde ise tam altı kadın; Filiz, Aylin, Gönül, İlknur, Kübra ve Zeynep erkek şiddetiyle hayattan koparıldı.” dedi.
Bir günde öldürülen 6 kadından üçünün faili hakkında uzaklaştırma kararı olduğuna dikkat çeken Dinçer devletin koruma mekanizmalarının iflas ettiğini vurguladı:
“Aylin Polat Dağ, boşanma aşamasındaki eşine karşı cebinde uzaklaştırma kararıyla geziyordu. Devlete güvendi, ‘beni koruyun’ dedi. Ama o kağıt parçası katilin tabancasından çıkan kurşuna siper olamadı. Ankara Haymana’da Songül Hakbilir, boşanmak istediği için katledildi. Eğer 6284 sayılı kanun etkin uygulansaydı, İstanbul Sözleşmesi’nden bir gece yarısı hukuksuzca çıkılmasaydı; bu kadınlar bugün aramızda olacaktı.”
Kadın cinayetlerinin “kader” olmadığını vurgulayan Dinçer, 2026 yılının başından beri, 50 günde toplam 47 kadının erkek şiddetine kurban gittiğini belirtti.
Dinçer şu ifadeleri kullandı: “Bu yılın başından beri, 50 günde 47 kadını kaybettik. Bu bir istatistik değil utanç tablosudur. Neredeyse her gün bir kadın hayattan koparılıyor. Kadınların yaşam hakkı pazarlık konusu yapılamaz. Her kayıpta sadece bir kadın değil, toplumun vicdanı da öldürülüyor. Bir tek kadını daha kaybetmeye tahammülümüz yok. Yetkilileri sorumluluk almaya, koruma kararlarını etkin uygulamaya ve cezasızlık algısını ortadan kaldıracak adımlar atmaya çağırıyoruz.”