İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun seçim kampanyası direktörü tutuklu Necati Özkan "Kendisine yedi buçuk aydır tek soru sorulmayan" suçlamayı anlattı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) odaklı ‘yolsuzluk‘ davası 20’nci duruşmayla devam etti.
9 Mart’ta başlayan ve 407 kişinin yargılandığı davanın Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun (Silivri Cezaevi) karşısındaki salonda yapılan duruşmasına tahliyelerden sonra Ekrem İmamoğlu dahil 84 tutuklu sanık katıldı.
İmamoğlu duşmanın başında savcının bir önceki duruşmada kendisini tehdit ettiğini öne sürdü ve “Tedbirimi kendim alacağım” dedi.
Bakırköy başsavcılığı 7 Nisan sabahı İmamoğlu hakkında “Bu dosyada tek suç örgütü var, iddia makamıdır” sözü nedeniyle İmamoğlu hakkında re’sen (kendiliğinden) soruşturma başlatıldığını duyurmuştu.
Aynı gün duruşmada savcı, İmamoğlu’ndan ‘savcılığı baskı altına almaya çalışan beyanlarından vazgeçmesini’ istemiş; “Haddinizi aşarsanız, haddinizi bildiririz savcılık makamı olarak. Haddinizi aşmayın” demişti.
İmamoğlu bunu bugünkü duruşmada gündeme getirip hakime “Tehdit edildim. Bu konuda tedbiriniz yok mu” diye sordu.
Hakim “Yok” deyince İmamoğlu “Ben kendi tedbirimi alacağım. Bundan sonra da o tedbire uygun davranacağım. O tehdide karşılıklı gerekeni yapacağımdan hiç kuşkunuz olmasın” yanıtını verdi.
‘Suçla ilgili yedi buçuk ay boyunca tek soru sorulmadı’
Ardından Necati Özkan “yedi buçuk aydır suçlamayla kendisine tek soru sorulmadığını’ söyleyerek savunmasına başladı.
Özkan 4 bin sayfalık iddianamede ‘özel vasfa haiz üye (özel nitelikli üye)’ ve ‘örgütün akıl hocası veya stratejisti’ olarak tanımlanıyor.
Özkan’ın ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak’ suçlamasıyla altı yıla kadar hapis cezasının yanı sıra seçme seçilme ve kamu görevlerinden uzaklaştırılması isteniyor.
Bunun yanı sıra ‘rüşvete aracılık etmek’ ve ‘kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi, verilmesi ya da ele geçirilmesi’ eylemleriyle ilgili de soruşturmada ismi geçiyor.
Bu suçlamalar iddianamede ‘Eylem 4’ ve ‘Eylem 13’ olarak geçiyor.
Özkan bunlarla ilgili olarak duruşmada şunları söyledi:
“Bugün benim 391’inci günüm. Tam 391 gündür özgürlüğümden, hayatımdan, ailemden uzak durumdayım; yoksun durumdayım. Eylem dört kapsamında isnat edilen suçla ilgili olarak bana kollukta, İstanbul başsavcılığında ya da nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğinde tek bir soru sorulmadı. Tam yedi buçuk ay boyunca.
Baktılar ki dilekçelerimin sonu yok; önce ortağım, aile dostum… Ayşe Hitchins’i gözaltına aldılar. Tek nedeni benim yakınlığım. 65 yaşında bir kadını İstanbul başsavcılığında ağlattılar ve sonuçta da bu davanın sanıklarından biri haline getirildi.
Adem Kameroğlu bir yalan makinesine, iftira makinesine dönüşüyor. Etkin pişmanlık ifadesi veriyor ve şöyle başlıyor: ‘İşin ciddiyetini anladım’. Bu dilekçe 250 küsur sayfadır; bunun sadece altı, yedi sayfası olayı özetliyor, geri kalanın tamamıysa olayla ilgili belgeleri içeriyor… Herhangi bir roman veya hikaye anlatmıyorum.
Ben 42 yıllık bir işletmenin sahibiyim. 42 yıldır işim, gücüm iletişimdir; reklamcılık yapıyorum. Tam 25 yıl boyunca çalıştığım Kalyon İnşaat gibi devlerle iş yaptım.
Ben müşterilerin kapısını çalmıyorum, hep onlar geliyor, çünkü yaptığım işten sonuç çıkıyor. Ben yağmur yağdırıyorum sayın başkanım. Kazancımın kuruşuna kadar devlete beyan ettim ve vergimi her seferinde ödedim.”
Necati Özkan şöyle devam etti:
“İnsanlar yalan söyleyebilir ya da doğruyu konuşabilirler; ama belgeler yalan söylemez. Dosyaya 240 sayfaya yakın belge koyuyorum. O belgelerin her biri, olayın ne olduğunu bizzat tarif ediyor. ‘Necati Özkan, sen şöyle bir evrak koymuşsun ama bu adam bu evrakın yalan ve üretilmiş olduğunu söylüyor, bu nedir?’ diye bana tek bir soru bile sormadı. Sorulsaydı şu anda huzurunuzda anlattıklarımı orada da anlatacaktım.
İstanbul Senin uygulamasının ne yazılımını bilirim, ne çalışma metotlarını, ne de güvenlik yapısını anlarım. Ben 67 yaşına basacağım; internetin ve teknolojinin içine doğmuş Z kuşağından değilim. Dahası bu benim alanım ya da uzmanlığım değil.
Sızıntının Nisan 2025’te yapıldığı, sözde satışın 26 Mayıs 2025’te başladığı söyleniyor. Ben nisanda da mayısta da tutukluyum! Konuyu bilmediğim gibi, bir sızıntı varsa buna dahil olmam fiziksel olarak da imkansızdır.
‘Başsavcılık, muhtemelen beni iddianameye koyduğunu bilmiyor’
Dolayısıyla sayın başsavcılık, iddianamenin içine beni oraya buraya, başına ve sonuna koymuş; ama neden koyduğunu muhtemelen kendisi de bilmiyor.”
Savunması biten Özkan’ın ardından İmamoğlu söz aldı ve Özkan’a bazı sorular yöneltti. İmamoğlu ile Özkan arasındaki diyalog salonda alkışlara neden oldu. İmamoğlu’nun kendisine seçim sürecindeki sorumlulukları ve aldığı görevler ile ilgili sorduğu sorulara yanıt veren Özkan bugüne kadar kampanyasını birlikte yürüttüğümüz hiçbir seçimi kaybetmedik dedi. Özkan’ın “4 seçim kazandık, 5. olan cumhurbaşkanlığı seçimi yarım kaldı” sözlerinin üzerine İmamoğlu da “İnşallah onu da tamamlarız” şeklinde cevap verdi.
(Ekrem İmamoğlu Necati Özkan’a soru soruyor)
İmamoğlu: İmamoğlu inşaattan hiç daire aldınız mı?
Özkan: Hayır almadım.
İmamoğlu: İyi ki almamışsınız (alkış ve gülüşmeler)
İmamoğlu: İBB’de bir pozisyonunuz yetkiniz oldu mu?
Özkan: Hayır olmadı. Dediğim gibi Ekrem İmamoğlu benim patronum değil.
İmamoğlu: Sizden talimat alan veya talimat veren kimse oldu mu
Özkan: Bana kimse talimat vermedi talimat da almadım. Kampanya bittiğinde benim de işim biter.
İmamoğlu: İBB veya Beylikdüzü’nde bir ihale sürecinde ya da bütçe sürecinde bir yetkiniz olmadı.
Özkan: Herhangi bir dahlim olmadığı gibi hiçbir ihaleye de girmedim.
İmamoğlu: (Hüseyin Gün ile ilgili) Böyle bir insanın denizle kum tanesi kadar diyalogumun olmadığı bir insan sizinle bir mülakat yaptı mı bir örgüt görüşmesi yaptı mu bunu Allah aşkına duymak istiyorum. Bunu nasıl yazılabilir bir iddianameye.
Özkan: Hüseyin Gün ile ilgili iddianın tamamı mesnetsiz. Paraşütle getirilip iddianameye kondurulmuş. Ne benimle ne Ekrem İmamoğlu ile ilgili bir ilişkisi yok.
İmamoğlu: Sizinle bir dostluk bir danışmak ve kampanya ilişkisi yaşıyoruz. Vatan millet üzerine kurulu bir ülküsü de var. Biz sizinle kaç dönem kampanya yaptık. Kaç seçim kaybettik kaç seçim kazandık.
Özkan: Vatandaşın oy verdiği tüm seçimleri kazandık. Kadir Topbaş görevden alınınca meclis üyeleri seçiminde AKP temsilcileri fazla olunca o seçimi kaybettiniz. Bunun dışında bir seçim kaybettiğinizi hatırlamıyorum. Sizinle çalıştığım tüm seçimleri 4 seçimi kazandı. 5. Olan Cumhurbaşkalığı yarım kaldı.
İmamoğlu: İnşallah onu da tamlarız Necati Bey. (Alkışlar)
Kime, ne kadar ceza isteniyor?
İddianamede İmamoğlu dahil yedi kişi ‘suç örgütü yöneticisi‘ olmakla suçlanıyor. Peki diğer isimler kim, ne kadar ceza isteniyor?
Ekrem İmamoğlu
‘Suç örgütü kurmak ve lideri olmak’la suçlanan İmamoğlu’na 849 yıldan 2 bin 430 yıl altı aya kadar hapis cezası isteniyor.
İmamoğlu’na yöneltilen suçlamalar şöyle: ‘Suç işleme amacıyla örgüt kurmak’, ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘suç delilerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, ‘rüşvet’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘irtikap’, ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanunu, Orman Kanunu ve Maden Kanunu’na muhalefet’.
Fatih Keleş
İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’e 556 yıl sekiz aydan 1542 yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor.
Keleş’e yöneltilen suçlamalar şöyle: ’48 kez rüşvet’, ‘rüşvet alma’, ‘rüşvet verme’, ’55 kez ihaleye fesat karıştırma’, ’39 kez kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık’, ‘sekiz kez suç gelirlerini aklama’, ‘Maden Kanunu’na muhalefet’, ‘Orman Kanunu’na muhalefet’, ‘çevre kirliliğine neden olma’, ‘Vergi Usul Kanunu’na muhalefet’, ‘irtikap’, ‘suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ ve ‘haberleşmenin engellenmesi’.
Murat Ongun
Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’a 287 yıl altı aydan 779 yıl altı aya kadar hapis cezası isteniyor.
Ongun’a yöneltilen suçlamalar şöyle: ‘Rüşvet’, ’53 kez ihaleye fesat karıştırma’, ’33 kez kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık’, ‘kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ ve ‘suç gelirlerini aklama’.
Ertan Yıldız
İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız’a 86 yıldan 251 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Etkin pişmanlık faydalanan Yıldız tahliye edilmişti.