Hindistan'ın MILAN 2026 tatbikatında onur konuğu olan IRIS Dena savaş gemisi dönüşte ABD tarafından batırıldı. Gemi koordinatlarını Hindistan'ın ABD'ye sızdırdığı, beyaz bayrak çekilen geminin iftar saatinde batırıldığı öne sürüldü.
Hint Okyanusu’nun derinlikleri sadece askeri bir kayba değil, savaş suçu da işlenen ve diplomasi tarihine geçecek büyük bir sadakatsizlik öyküsüne sahne oldu. İran Donanması’na ait IRIS Dena fırkateyninin batırılmasıyla sonuçlanan olayda 130’un üstünde denizcinin hayatını kaybetmesi askeri bir operasyondan ziyade “katliam” olarak nitelendirildi. İstihbarat bilgileri dostane bir davetle başlayan sürecin nasıl kanlı bir pusuya dönüştüğünü ortaya koydu.
İran basınında yer alan haberlere göre trajedinin temelleri Hindistan’ın ev sahipliği yaptığı dünyanın en prestijli deniz tatbikatlarından MILAN 2026’ya dayanıyor. Yeni Delhi yönetimi İran Donanması’nı bu tatbikata “Şeref Konuğu” sıfatıyla resmen davet etti. İran da bu diplomatik jest karşılığında en donanımlı 130 personelini bölgeye gönderdi.
Ancak tatbikat devam ederken ABD ve İsrail’in İran’a hava operasyonları başlatması dengeleri bir anda değiştirdi. Kendi karasularından binlerce kilometre uzakta, açık hedef haline gelen IRIS Dena dönüş yoluna geçtiği sırada iddiaya göre Hindistan’ın ihanetine uğradı. Hindistan hükümetinin müttefiki ABD ile bağlarını güçlendirmek için geminin tüm koordinatlarını ve rotasını Amerikan Donanması’na gizlice rapor ettiği öne sürüldü.
Olayı “savaş suçu” kategorisine sokan en kritik detay da geminin vurulduğu andaki statüsüydü. Uluslararası deniz hukukuna göre çatışma bölgelerinden uzak olan ve herhangi bir saldırgan niyet taşımayan gemiler güvenli geçiş sembolü olarak “beyaz bayrak” taşır.
Saldırı anında IRIS Dena’nın direğinde bu barışçıl geçişi temsil eden beyaz bayrağın dalgalandığı belirtiliyor. Cenevre Sözleşmeleri’ne göre teslim olduğunu veya savaş dışı olduğunu beyan eden bir unsura ateş açmak net bir suç teşkil ediyor ama ABD nükleer taarruz denizaltısı bu kuralı hiçe sayarak Sri Lanka açıklarında pusuya yattı.
Saldırı için seçilen zamanlama dramın boyutunu daha da ağırlaştırdı. Ramazan ayı olması sebebiyle gemi mürettebatı oruç açmak için yemekhanede iftar sofrasında toplandığı sırada saldırı oldu. Savunma sistemlerinin asgari düzeyde, personelin ise en savunmasız olduğu o dakikalarda Amerikan denizaltısından ateşlenen ağır torpidolar geminin gövdesinde telafisi imkansız hasarlar bıraktı.
Resmi rakamlar ilk etapta daha düşük gösterilse de güncel raporlar tablonun çok daha karanlık olduğunu gösteriyor. 130 kişilik mürettebattan şu ana kadar sadece 87 denizcinin cansız bedenine ulaşılabildi. Okyanusun derinliklerinde veya akıntıda kaybolan 43 denizci için umutlar tükenirken beyaz bayrak altında ve ibadet vaktinde yapılan bu saldırı İslam dünyasında büyük bir infiale yol açtı.