Lüks saat tamiri turizmi: İstanbul’a yurt dışından talep yüzde 30 arttı

Lüks ve markalı saatlerin tamir ve bakımı talebi son yıllarda arttı: Özellikle Avrupalı müşteriler servis ücretlerinin görece uygun olması nedeniyle saatlerini İstanbul'da tamir ettirmek istiyor.

Gündem 22 Şubat 2026

İstanbul, lüks ve markalı saatlerin tamir ve yenileme hizmetlerinde yabancı müşterilerin tercih ettiği merkezlerden biri haline geldi. Avrupa başta olmak üzere farklı ülkelerden gelen markalı saat sahipleri fiyat avantajı ve ustaların tecrübeleri dolayısıyla İstanbul’daki atölyeleri tercih ediyor.

AA muhabirine konuya ilişkin değerlendirme yapan ve İstanbul’da 55 yıldır saat tamirciliği yapan 70 yaşındaki Zekai Ataç lüks ve İsviçre markalı saatlerin tamiriyle hem yurt içinden hem de yurt dışından müşterilere hizmet veriyor.

Ataç erken yaşlarda dayılarının yanında mesleğe başladığını anlatarak 1990’dan bu yana Sirkeci’deki dükkanında faaliyet gösterdiğini, gençliğinden itibaren marka saatlerin tamiri üzerine uzmanlaştığını ve dünya çapında bilinen markaların tamir ve revizyon işlemlerini gerçekleştirdiğini söyledi.

İsviçre saatlerinin piyasa değerinin geniş bir aralıkta değiştiğini ifade eden Ataç “Bugünkü rayiçle 25-30 bin liradan başlayan saatler olduğu gibi 15-20 bin dolardan başlayıp 100 bin dolara kadar çıkan modeller de var.” dedi.

Ataç tamir ücretlerine ilişkin de bilgi vererek bu yıl itibarıyla otomatik marka saatlerin tamir bedelinin 19 bin lira olduğunu, kurmalı duvar saatlerinde bu rakamın 7 bin 500 lira ile 11 bin lira arasında değiştiğini, kronometre tamirlerinde ise bedelin 1000 dolara kadar çıkabildiğini kaydetti.

Düz kurmalı bir Rolex saat modelinin İstanbul’da 500 İsviçre frangına revize edildiğini aktaran Ataç, Rolex Daytona kronometre gibi modeller olması halinde tamir bedelinin 2 bin 200 İsviçre frangına kadar yükselebileceğini dile getirdi.

“Marka saatlerin tamiri için İstanbul’a gelenlerde yüzde 30 artış var”

Ataç, yaklaşık 30-35 yıldır kıymetli saatlerin tamiriyle uğraştığını ve bu alanda yurt dışında da bilinirlik kazandığını belirterek, Türkiye’de servis ücretlerinin görece uygun olması nedeniyle yabancı müşterilerin İstanbul’u tercih ettiğini ifade etti.

Avrupa’nın birçok ülkesinden müşterileri olduğunu belirten Ataç, İsviçre, Almanya, Fransa, Norveç ve Finlandiya’dan saatlerin tamir için getirildiğini, Münih’ten düzenli olarak saat getiren müşterilerinin bulunduğunu söyledi.

Ataç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Son 2-3 yıldır yurt dışından lüks ve marka saatlerin tamiri için İstanbul’a gelen müşterilerimizde ortalama yüzde 30 artış var. Bilinirliliğimiz arttıkça, işlevselliğimiz de öne çıkıyor. İstanbul’a bu konuda gelip marka saatlerinin tamirini yaptıran dolu insan var. Özellikle ‘vintage’ ticareti yapan, alan-satan, tamir ettirip, bakımını yaptırıp yurt dışında satışını yapan çok oluyor. İnternet bu işe de çok yardımcı oldu. İstanbul lüks saatlerin tamiri konusunda, onları tekrardan kazandırma konusunda, bu işte merkezdir.”

Zekai Ataç, Avrupalı marka ve lüks saat tamircilerinin bu işleri okullarda öğrendiğini ancak Türkiye’deki ustaların yıllardır bu işi sahada yaparak öğrendikleri için daha başarılı ve hızlı olduğunu vurguladı.

Bazı konularda da yurt dışının Türkiye’den ucuz olduğuna işaret eden Ataç, “Orada da parça fonksiyonu işin içine girer. Ama genelde biz uygun fiyata yapıyoruz bunları onlara göre. Türkiye zaten dünyada saatçilikte adı sanı olan bir ülkedir. Dünya, Avrupa’yı saatçi bilir ama biz Müslüman bir ülkeyiz ve saat bizim için çok önemlidir. Zaman bizim için çok önemli. Yani Türkiye, dünyada sayılı saat seven ülkelerden bir tanesidir.” diye konuştu.

Baba işini sürdürmek için yurt dışı eğitimini bile yarıda bıraktı

Türkiye’de saat tamirciliği önemli ve gerçekten geleceği olan bir iş olmalı ki, buna örnek olacak bir kişi var: Baba işi olan saatçiliği sürdürmek için yurt dışındaki eğitimini bırakan Adnan Kılıç.

Adapazarı ilçesinin hareketli noktalarından Dar Sokak’taki dükkanında mesleğini yaşatan Adnan Kılıç temelleri babası tarafından 1955 yılında atılan zanaatı ilk günkü heyecanla sürdürüyor. Babasının İsviçre’de aldığı eğitimin ardından memleketinde başlattığı saatçilik serüvenini devralan Kılıç bozulan mekanik saatlere yeniden hayat vermek için günün büyük bölümünü büyüteci ve cımbızıyla tezgah başında geçiriyor.

Yarım asrı aşan meslek sevgisini anlatan Kılıç eğitim amacıyla yurt dışına gitmesine rağmen içindeki saat tutkusu ağır basınca memleketine dönerek tezgahın başına geçtiğini belirtti. Saat tamirinin yüksek odaklanma gerektirdiğini vurgulayan Kılıç “Babamız İsviçre’de aldığı eğitimden dolayı Sakarya’ya geldiğinde burada hizmete başladı.

Sevgi, aşk derler ya; saati tamir ederken, sanki insanlarla konuşuyormuş gibi mutluluk duyuyorum. Bütün zevkimiz o. Eğitim için yurtdışına gittiğimiz halde bu işi sevdiğimiz için orayı bırakıp Türkiye’ye geri döndük. Sabır ve Allah vergisi bir yetenek gerekiyor. Ellerin titrememesi gerekiyor. Sabırda çok önemli bir etken. Tamire başlayınca aşağı yukarı bir aksesuar için yaklaşık 1 saat hiç kımıldamadan ameliyat eder gibi işliyoruz. Sabır ve sevginin olması gerekiyor. Saatlerce aynı şeyle uğraşmak kolay bir şey değil” dedi.

Mekanik saatlere olan ilginin ve üretim kalitesinin zamanla arttığını dile getiren Kılıç, saatin dünyada vazgeçilmeyecek bir aksesuar olduğunu söyledi. Mesleğin geleceğine dair değerlendirmelerde bulunan deneyimli usta gençlerin zorlukları nedeniyle saat tamirciliğine pek yanaşmadığını belirterek şöyle konuştu:

“Ben yurt dışına eğitim için gitmiştim. Saat sevgimden dolayı Sakarya’mıza tekrar dönüp bu işi yapmaya başladım. Saat tamiri yetenek gerektirdiği için gençler pek yanaşmıyor. Genç nesil bu işi yapmak konusunda zorlanıyor. ‘Biz daha kolay bir iş seçelim’ diyorlar ama bu saat tamiri mesleği tahminimce kainat yok olana kadar var olacak. Bu işi yapmayı düşünen gençlere söyleyeyim, ekonomik olarak rahata erişirler. Çocuklarımıza tek tavsiyem mesleğe yönelsinler. Gelirleri ve hayat standartları çok artacak.”

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.