AHBAP soruşturmasında tutuklanan BaBaLa TV sahibi Oğuzhan Uğur'un savcılık ifadesi ortaya çıktı. Oğuzhan Uğur ifadesinde Haluk Levent ile ilişkisinin nasıl bozulduğunu anlattı. Uğur "Kendisiyle ilgili dedikoduları duyuyordum" dedi.
Ahbap Derneği soruşturması kapsamında gözaltına alınan Babala TV’nin kurucusu Oğuzhan Uğur’un da aralarında bulunduğu 9 kişi tutuklandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Oğuzhan Uğur, Gülgün Öztürk, Suzan Düşküner, Emir Taşar, Emre Kartaloğlu, Hüseyin Küçük, Fatih Eke, Muharrem Karataş, Ersin Gökgün ve Özgür Ömer Güner’in emniyetteki işlemleri tamamlandı.
Gözaltındakiler Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne edildi.
İfade işlemi tamamlanan Oğuzhan Uğur, Ersin Gökgün, Muharrem Karataş, Gülgün Öztürk, Emre Kartaloğlu, Hüseyin Küçük, Suzan Düşküner Mintaş, Fatih Eke, Emir Taşar tutuklama, Özgür Ömer Güner kontrol talebiyle mahkemeye sevk edildi.
Sulh ceza hakimliği, şüpheliler Oğuzhan Uğur, Gülgün Öztürk, Suzan Düşküner, Emir Taşar, Emre Kartaloğlu, Hüseyin Küçük, Fatih Eke, Muharrem Karataş ve Ersin Gökgün’ün tutuklanmasına karar verdi.
Hakimlik, şüpheli Özgür Ömer Güner hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetti.
Oğuzhan Uğur savcılık ifadesinde, “Gazeteci arkadaşım beni aradı ve Haluk Levent’in benimle ilgili çeşitli konuşmalar yaptığını söyledi. Haluk Levent’in, benim kendisini muhalif gibi gösterdiğim yönünde bazı konuşmaları olmuş. Ancak aslında böyle bir durum olmadığını da beyan etmiş” dedi.
Uğur, “Deprem sürecinden sonra daha önceden tanıdığım gazeteci arkadaşım beni aradı ve Haluk Levent’in benimle ilgili çeşitli konuşmalar yaptığını söyledi. Haluk Levent’in, benim kendisini muhalif gibi gösterdiğim yönünde bazı konuşmaları olmuş. Ancak aslında böyle bir durum olmadığını da beyan etmiş. Bende bunun üzerine Haluk Levent’e mesaj atarak böyle bir durumun bulunup bulunmadığını sordum. Kendisi, yüz yüze konuşmamız gerektiğini söyledi. Devamında kendisiyle iki kez daha telefonla görüştük. Görüşmelerden birinde bana, ‘Arkamdan kötü konuşuyormuşsun’ dedi. Ben konuşmayı kısa keserek kapattım. Diğer görüşmemizde ise bir şarkı çıkaracağını söyledi ve destek istedi. Bunun dışında kendisiyle herhangi bir görüşmemiz olmadı” dedi.
Uğur, “Yine başka bir gazeteci arkadaşım, 27 Şubat 2023 tarihinde beni aradı. Kendisi, Haluk Levent ile ilgili çeşitli şüpheleri bulunduğunu, süreçten rahatsız olduğunu ve konunun üzerine gidebilmek için belge aradığını söyledi. O dönemde Haluk Levent, açıkçası yardımsever ve bir nevi ‘kahraman’ olarak görülen bir insandı. Herhangi bir belge olmaksızın konunun üzerine gitmek mümkün değildi. Bende kendisine bir süredir Haluk Levent ile görüşmediğimi söyledim ve açıkçası beklemeye başladık. Benim için esas kırılma noktası, gazeteci arkadaşımdan duyduğum hususlarla ilgiliydi. Haluk Levent hakkında çeşitli dedikodular duymaktaydım. Ancak benzer bir durumu bizzat kendim yaşayınca kendisiyle iletişimimi kestim. Bu, Haluk Levent ile aramızdaki kişisel bir konuydu. Bizzat Hatay’a gittiğimde AHBAP’ın sahada bulunduğunu ve çeşitli çalışmalar yaptığını gördüm. Bu nedenle kişi ile kurumu bir noktada birbirinden ayırdım. Bu konuyla ilgili durum bunlardan ibarettir” dedi.
Uğur, “Her ne kadar anlattığım üzere depremin yaşandığı günden hemen sonra Hatay’a gitmişsem de Haluk Levent ile yakın bir çalışma içerisinde bulunmadım. Kendisinin mali açıdan ne gibi tasarruflarda bulunduğunu bilmiyorum. Dolayısıyla derneğe yapılan bağışların amacı dışında kullanılıp kullanılmadığına ilişkin herhangi bir şüphe duymadım. Esasen bunu görebilecek bir konumda da değildim. Yine Haluk Levent veya Ahbap Derneği tarafından derneğin reklamının yapılması ve benzeri konularda benimle herhangi bir görüşme gerçekleştirilmedi. Ne dernekle ne de Haluk Levent ile herhangi bir ticari faaliyette, iş birliği içerisinde bulundum. Şirket hesaplarıma veya şahsi hesaplarıma herhangi bir para girmedi. Dönemin hassasiyeti gereği, o dönemde böyle bir şey yapmak aklımızın ucundan dahi geçmemiştir” dedi.