Ufuk Bayraktar 'iş yerinde birden fazla kişiyle birlikte yağma' suçundan 7 yıl 6 aydan 12 yıla kadar hapis cezası istemiyle ilk kez hakim karşısına çıktı.
Oyuncu Ufuk Bayraktar Beyoğlu’ndaki bir iş yerinde çevreye rahatsızlık verdiği gerekçesiyle kendisini şikayet eden iş yeri sahibini dövdüğü iddiasıyla ilk kez hakim karşısına çıktı. Bayraktar mahkemedeki savunmasında aylık gelirinin 1 milyon TL olduğunu ve amacının gençlere iş bulmak olduğunu söyledi.
Oyuncu Ufuk Bayraktar’ın 21 Ağustos Perşembe günü, Beyoğlu’ndaki bir iş yerinde çevreye rahatsızlık verdiğini iddia ederek kendisini şikayet eden iş yeri sahibini darbettiği iddiasıyla ‘İş yerinde birden fazla kişiyle birlikte yağma’ suçundan 7 yıl 6 aydan 12 yıla kadar hapis cezası istemiyle ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşma İstanbul Adliyesi 16. Ağır Mahkemesi’nde yapıldı. Duruşmaya Ufuk Bayraktar, Volkan Akbaş, şikayetçi Ahmet P., tanıklar ve taraf avukatları katıldı.
Duruşmada kimlik tespiti yapılan Bayraktar lise mezunu ve sanatçı olduğunu belirterek aylık gelirinin 1 milyon lira olduğunu söyledi.
Bayraktar yaklaşık 45 yıldır Cihangir’de olduğunu belirterek “Orada babamdan kalma bir çay bahçesi bulunmaktadır. Alkol tüketiminden dolayı sıkıntılar yaşıyorum. Sabah 10.00’dan akşama kadar içerdim. Bu nedenle olayın ayrıntılarına tam olarak hakim değilim. Ahmet P.’den haraç istemedim, konu kesinlikle yanlış anlaşılmış. Korumak benim ne haddime. Ben sadece gençlere yardımcı olmaya çalışırım, birçok hayır işim de olmuştur” dedi.
“Mahallemdeki esnafı hayır işi yapması için teşvik ederim”
Savunmasına devam eden Bayraktar “Ben mahallemdeki esnafı hayır işi yapması için teşvik ederim. Zaten oyunculuk yapmam nedeniyle birçok esnafı tanırım. Yine bir gün yeşil reçeteli ilaç almıştım, üzerine de alkol tüketmiştim. Kendimde olmadığımı hatırlıyorum ve arbede olduğunu hatırlıyorum. Ayrıntılara vakıf değilim. Kayıtları izleyince müştekiye vurduğumu gördüm. Öfke kontrolüm gitmiş, üzgünüm. Ben müştekiye esasen kendisinin dükkanında oldukça yüklü bedeller ödeyerek oturmamıza rağmen kendisinin benim dükkanıma bir çay içmeye dahi gelmemesine sinirlenmemdir. Yağma kastıyla hareket etmedim” şeklinde konuştu.
Tutuksuz sanık Volkan Akbaş ise “Bayraktar’ı Cihangir’den tanırım. Ben Ufuk Bayraktar ile birlikte Ahmet P.’ye ait dükkana gittim. Yüklü miktarda hesap ödenmişti. Herhangi bir şekilde iddianamede geçen söylemlerin Ufuk Bayraktar tarafından söylendiğini duymadım. Bayraktar ile Ahmet’in kavga ettiğini görmedim” ifadelerini kullandı.
Dosyada şikayetçi olarak adı geçen Ahmet P. ise ” ‘Kartlar yeniden dağıtılıyor, oyunda biz de varız’ yazıyordu. Ben bunun ne olduğunu anlamadım. Ufuk Bayraktar oldukça sarhoştu. Mahallenin gençlerine ’10 bin lira para ver, tablanı silsinler, iş yapsınlar’ dedi. ‘Dükkanları korusunlar’ şeklinde bir şey söylemedi.
Bu olaydan sonra uzun bir süre gelmedi. Sonra geldiğinde direkt ‘Sen benim çay ocağıma hiç gelmedin, şerefsiz, seni burada barındırmayacağım’ dedi.
Daha sonra polise ifade verdim. Sanıklardan şikayetçi değilim, maddi ve manevi zararım yoktur. Ben Ufuk Bayraktar’ın sözlerini ilk başta yanlış anladım. ‘Mahallenin gençleri mahalleyi korusun’ şeklinde bir söylemi olmadı. ’10 bin liraya tablanı silsinler’ şeklinde bir söylemi oldu” dedi.
Mahkeme başkanı: “Sen iş bulma kurumu musun?”
Duruşmada mahkeme başkanı sanık Bayraktar’a dönerek “Sen iş bulma kurumu musun? Senin görevin mi bu, iş bulmak gençlere? Ben gelsem senden mahallenin gençlerine iş bul para ver desem ne yaparsın?” diye sordu. Bayraktar ise “Elimden gelen her şeyi yaparım, gelmiyorsa yapmam” diye yanıtladı.
Daha sonra söz alan Bayraktar sesi titreyerek “Bu şekilde burada durmak beni üzüyor. Ben kimsenin parasını gasp etmeye yönelik söylemde bulunmadım. Amacım gençlere iş bulmaktı. 3 milyon dolarlık iş yaptığımdan benim zaten paraya ihtiyacım yoktur. Ben o mahallede büyüdüm, ben yapmasam kim yapacak?” ifadelerini kullandı.
Ara kararını açıklayan mahkeme, sanık Ufuk Bayraktar’ın ‘yurt dışına çıkış yasağı’ şeklindeki adli kontrol tedbirinin devamına ve eksikliklerin giderilmesine hükmederek duruşmayı erteledi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede şüpheliler Bayraktar ve Akbaş’ın müşteki Ahmet P.’ye ait işletmeye giderek bir müddet orada oturdukları, bu sırada müştekinin kardeşi olan Halil P.’yi görüp onunla bir toplantı yapmak istediğini söyledikleri, daha sonra müşteki Ahmet P.’nin şüphelilerin yanına gittiğinde ekranında ‘kartlar yeniden dağıtılıyor oyunda biz de varız’ şeklinde yazı bulunan telefonu müştekiye göstererek ‘bu işletmeye çökmeye çalışıyorlar, mahallemizin gençleri burayı korusun, siz onlara haftalık 25 bin lira para verin, onların Whatsapp grupları var bütün mahalle bu çocukların, ben onlar para kazansın diye söylüyorum’ şeklinde sözler söyleyerek müştekiden koruma adı altında para istediği anlatıldı.
“Şikayetini geri çek ben hallederim konuyu” diyerek müşteki üzerinde baskı kurmaya çalıştığı belirtildi
Müşteki Ahmet P.’nin bunu kabul etmemesi üzerine bu kez kendisinden haftalık 10 bin lira kadar fiyatı düşürdüğü, ancak müştekinin kendilerinin polisin koruyacağını söyleyerek bu talebi reddettiğinin aktarıldığı iddianamede Ufuk Bayraktar’ın ise bu kez ‘sonra görüşeceğiz’ diyerek diğer şüpheliyle birlikte mekandan ayrıldıkları, bu olayın ardından geçen süre zarfında mekana birkaç kez gelen şüphelilerin ardından 1 ay kadar görünmedikleri ancak en son 20 Ağustos 2025’de tekrardan geldiklerinde Ufuk Bayraktar’ın sinirli bir şekilde müştekinin yanına gelerek tekrardan kendisiyle konuşmak istediğini belirttiği kaydedildi. Bayraktar’ın müştekinin kendisiyle konuşmak istememesi üzerine ‘seni burada barındırmayacağım, görürsün’ diyerek müştekiye saldırıp yumrukla vurduğu, müştekinin polis çağırmasıyla olay yerine polisler geldiğinde diğer şüpheli Volkan Akbaş’ın müştekinin yanına gelerek ‘şikayetini geri çek ben hallederim konuyu’ diyerek müşteki üzerinde baskı kurmaya çalıştığı belirtildi.
11’er yıl 3’er aya kadar hapis talebi
Hazırlanan iddianamede şüpheliler Ufuk Bayraktar ve Volkan Akbaş’ın ‘iş yerinde birden fazla kişi ile birlikte yağmaya teşebbüs’ suçundan 7’şer yıl 6’şar aydan 11’er yıl 3’er aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.