ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, yeni Epstein belgeleriyle ilgili sorulara yanıt verdi. Barrack’ın Epstein’ın servetinin kaynağına ilişkin “İsrail bağlantıları” vurgusu dikkat çekti.
ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Jeffrey Epstein ile ilişkilerine dair yeni belgeler üzerinden gelen sorulara yanıt verdi. Barrack’ın, Epstein’ın servetinin kaynağına ilişkin “İsrail bağlantıları” vurgusu dikkat çekerken, 2008 sonrası temaslarını “sınırlı” olarak tanımlaması tartışma yarattı.
ABD’nin Büyükelçisi ve Özel Temsilcisi Tom Barrack New York’ta düzenlenen “Breath of Freedom” görev gücünün lansmanında Jeffrey Epstein dosyasına ilişkin açıklamalarda bulundu. ABD Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı yeni belgelerde Barrack’ın Epstein ile 2008’deki mahkûmiyetinin ardından da temasını sürdürdüğüne dair bulgular yer almıştı.
Etkinlikte gazeteci Jessica Le Masurier tarafından yöneltilen sorulara yanıt veren Barrack, Epstein’ı bazı uluslararası isimlerle tanıştırdığı iddialarını reddetti. “1980’lerde iş dünyasında olan birçok kişi gibi ben de onunla bir şekilde temas halindeydim. Oldukça etkili bir figürdü” diyen Barrack bu ilişkilerin abartıldığını savundu.
Epstein’ın serveti ve uluslararası bağlantılarının kaynağına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Barrack o dönemde iş çevrelerinde farklı kanaatlerin dolaştığını belirtti. “Birçoğumuz onun gücünü ve ilişkilerini İsrail ile kurduğu bağlantılardan elde ettiğini düşünüyorduk. Bu, arka planda konuşulan bir konuydu” ifadelerini kullandı. Bu sözler, Epstein’ın küresel ağlarına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Barrack, Epstein’ın 2008 yılında reşit olmayan bir kişiye yönelik cinsel suçlardan hüküm giymesinin ardından da iletişimi sürdürmesiyle ilgili eleştirileri kabul etmedi. Barrack “Bana e-posta göndererek başkana erişim talep etmesi ya da finansal girişimleri için bilgi istemesi gibi durumlar söz konusuydu. Bunun ötesinde bir ilişki yoktu” dedi.
Ancak Barrack, Epstein ile yüz yüze görüşmeler yaptığı ya da onu bazı üst düzey isimlerle bir araya getirdiği yönündeki iddialara doğrudan yanıt vermekten kaçındı. Yeni belgelerin ortaya çıkmasının ardından Barrack’ın açıklamalarının, ABD’de ve iş dünyası arasındaki ilişkiler ile Epstein’ın etki ağına dair soru işaretlerini tamamen ortadan kaldırmadığı değerlendiriliyor.