Ben kimim: Anonim bir anketle arkadaşlarına sormaya hazır mısın?

Bildiğiniz kendinizle yakın çevrenizdeki siz aynı insan mısınız? İnsanların sizi algıladığı halinizle sizin kendinizi tanımladığınız kişi birbirine ne kadar yakın? Bu soruların cevabıyla yüzleşmenin yolunu sunuyoruz: Kendi anketinizi yapmak.

Popüler 5 Mayıs 2024
Bu haber 3 ay önce yayınlandı
Ben nasıl biriyim sorusunun peşine düşerken karşı tarafa anonimlik sağlamak en iyisi. Fotoğraf: Shuttherstock

Nasıl bir insansınız? Zeki, güvenilir, komik, tembel, mesafeli, samimi, tatlı, itici? Bu sorunun cevabı hepimizde var. Peki bizdeki cevapla yakınlarımızdaki aynı mı? Güçlü olduğunu düşündüğünüz yanlarınız sahiden öyle mi? Zayıf yönlerinizin ne kadar farkındasınız?

Kafamda bu sorularla oturdum ve bir belge hazırladım: Aydil Durgun Değerlendirme Anketi. Arkadaşlarım ile annem ve ablam dahil 18 kişiye gönderdim.

Neden böyle bir şey yaptım, bana (size) ne faydası var, nasıl bir yol izledim, nasıl sonuçlar elde ettim hepsini tek tek anlatacağım.

Neyim ben özfarkındalığı yüksek falan mı?

Neden sorusunun cevabı çok basit aslında: Merak ettim. Gerçekten sandığım gibi bir insan mıyım bilmek istedim. Yine de dayanamayıp terapistime sordum. Neden böyle bir şey yaptım ya da büyük resim sevdalısı gibi şöyle sorayım: İnsan neden böyle bir şey yapar?

Bir süre önce mezun oldum diye tanımladığım terapi sürecimde, danışanı olduğum Medipol Üniversitesi öğretim üyesi Psk. Dr Gökçen Duymaz “Kendisi ile ilgili merak, kişisel gelişim ya da keşfe ihtiyaç” diyerek beni onaylayınca içim rahatladı. Duymaz’a göre özfarkındalığı yüksek insanlar  bunu daha çok merak ediyor. Bunu duymak daha  da iyi hissettirdi.

Anonim olmanın dayanılmaz hafifliği

Google’ın formlar aracını kullanarak çok kısa sürede anketi hazırladım. Ben yanıtların anonim olmasını istedim çünkü gerçekten nasıl algılandığımı bilmek istiyordum. Herkesin rahatça aklından geçen fikirlerini söylemesi için anonimlik şart.

Nasıl cevaplar geleceğini heyecanla beklemeye başladım. Sevgili annem anketin başında yazan “Bu anket arkadaşın Aydil Durgun’u değerlendirmek üzere hazırlanmıştır. Bildiğim kendimle yakın arkadaşlarımın gözündeki Aydil arasındaki farkı görmek istiyorum. Anket tamamen anonim olacağından dürüst fikirlerinizi çekinmeden yazmanız benim için çok kıymetli. Zaman ayırdığınız için şimdiden galp!” ifadelerini görünce telaşla aradı: Ama yavrucuğum ben senin annenim! “Arkadaşın gibi değerlendir” dedim, “Torpil yapma”…

Annesi her çocuğun ilk arkadaşıdır bence, dolayısıyla anneye göndermek gayet doğal. Benim gibi kardeşiniz en iyi arkadaşlarınızdan biriyse onun da yanıtlaması gayet mümkün.

Ankete katılan diğer kişileriyse yakın arkadaşlarımdan seçtim. 15 yıla yaklaşan geçmişim olan arkadaşım da yanıtladı, iki aydır tanıdığım arkadaşım da…

Sorulara gelince… Benimle tanıştıklarında ilk izlenimlerini de sordum, şimdiki düşüncelerini de… En sevdikleri özelliğim, en iticisi… Sonra kendimle ilgili çok merak ettiğim bende de tam olarak cevapları olmayan bazı soruları da sordum: Bir gün evlenecek miyim? Boşanırsam bunun nedeni ne olur? Hepsine kısa cevaplar istedim.

İkinci bölümde ise 1-5 arası değerlendirme yapacakları bazı ifadeler sundum. Bu ifadeleri seçerken güçlü olduğunu düşündüğüm yanlarımı ve zayıf taraflarımı seçmeye çalıştım.

Çok fazla soru sorup katılım oranını düşürmek istemedim. Daha da önemlisi arkadaşlarımın kıymetli vaktini çalmak istemedim. Çünkü anket sonuçlarının gösterdiği üzere Aydil arkadaşlarına değer verir ve bunu gösterir!

Ve yüzleşme anı

Cevapları beklerken, iyi olduğumu sandığım konularda ya öyle değilsem diye endişeye elbette kapıldım. Ama bu yüzleşme anına hazırdım. Cevaplar gelmeye başlayınca endişem yerini heyecana bıraktı.

İlk izlenim sorusuna gelen yanıtlardan oluşturduğum kelime bulutu.

Arkadaşlarımın bana dair ilk izlenimlerinde öne çıkanlar “mesafeli, cool, soğuk, havalı, zeki” gibi sıfatlar oldu. “Arkadaş olmak isteyeceğim kadar havalı ve eğlenceliydi ama bir yandan da iletişim kurmaya çekinmiştim” diyen ve “Çok cool beni arkadaş olarak seçmez” yanıtını veren arkadaşlarım, size sesleniyorum. Ne kadar yanıldığınızı fark etmeniz çok kısa sürmüştür eminim. İlk görüşte cadılık potansiyelimi fark eden arkadaşımı ise tebrik ediyorum! İlk izlenim tanımlamaları hoşuma gidiyor, beklediğim gibi cevaplar alıyorum. Fakat bir yandan da hiç cool bir insan olmadığımı çok iyi biliyorum.

Şimdiki düşüncelerine gelince hala cool olduğumu düşünenler neyse ki var. Zeki, komik, tatlı eğlenceli, vefalı, güvenilir, hoşgörülü, işini iyi yapar… Güzel beynimden öpen bile var! Daha ne olsun, acayip keyiflendim derken yüzleşme anı hafiften sahne almaya başlıyor: Kuyruğu dik tutar, sabit fikirli, inatçı, kendini olduğu gibi ortaya koyma konusunda kendine koyduğu engeller var… Üstelik en itici özelliğim sorusuna  gelmedim bile henüz.

‘Seni anlıyorum ama benim dediğim doğru’

İletişim kurma becerilerimin yüksek olduğunu düşünen bir insan olarak arkadaşlarımın benimle aynı fikirde olup olmadığı elbette en çok merak ettiğim sorulardan biriydi. “Samimi, sarkastik, destekleyici, anlayışlı, saygılı, mantıklı, dürüst, ilgili”… “Tamam” diyorum bu konuda en azından kendimi iyi tanıyormuşum. Üslubumu ‘Seni anlıyorum ama benim dediğim doğru’ olarak tanımlayan güzel kardeşim… Ne demek istediğini anlıyorum ama genelde benim dediğim doğru oluyor!

Arkadaşlarımın en sevdiği özelliklerimi tek tek okumak çok iyi geliyor. Güzel yanlarınızın takdir edildiği bir tür ödül töreni gibi, sahneye her çıkan sizi bir parça övüp iniyor. Ve şimdi en itici özelliklerimle yüzleşme zamanı: Sabitfikirli, tembel, her şeyi çok bilmen, dediğim dedik olman, sana zarar veren şeylerle arana mesafe koyamaman, yavaş hareket etmen, gereksiz evhamların, olumsuz düşünme eğilimin, bazen karşındaki için korkutucu olabilen açıksözlülüğün… Terapiyle biraz törpülediğimi umduğum ve bence de sahip olduğum bu özellikler hala karşıdan net bir şekilde görülebiliyor demek ki. Peki.

Anketime katılan arkadaşlarımdan yalnızca 3’ü evlenmeyeceğimi düşünüyor. Kalan  15 arkadaşımın yüzünü kara çıkarmamak için elimden geleni yapacağım. Bu soruyu sormamın nedeniyse 36 yaşına gelmiş bekar ve bırakın evliliği yıllardır ilişkisi bile olmayan bir kadın olarak bir umut ışığına ihtiyaç duymamdı.

Bekar kız kardeşlerim çok iyi bilir, günümüzde yeni bir ilişkiye başlamak neredeyse imkansız. Ancak bu başka bir yazının konusu olduğundan ankete geri dönüyorum. Bir gün boşanırsam sebebi ne olur sorusunu sormamın nedeniyse benim için ilişkide kırmızı bayrak olarak kabul ettiğim şeylerden uzaklaşma becerilerimi arkadaşlarımın gözünden görmekti. İçimi rahatlatan cevaplar aldığımı söyleyebilirim.

Cevap net: Aydil öyle bir insan değildir.

Anketin ikinci kısmında ise 1 (hiç)-5 (çok) arası puanlama yapmalarını istedim: Aydil komiktir, Aydil zekidir, Aydil arkadaşlarına değer verir ve bunu yeteri kadar gösterir, Aydil ne istediğini bilir ve bunun için gerekeni yapar, Kararsız kaldığım, tavsiyeye ihtiyaç duyduğum bir konuda Aydil’e danışırım…

Komik olmam konusunda hep 5’e basıp geçeceklerinden çok emindim, yanıldım. 4’ü seçen altı arkadaşım, sizi yeterince güldüremedim demek ki… Ne istediğini bilen ve bunun için gerekeni yapan bir insan olamadım hiç. Bu konuda kendimi tanıdığım kadar arkadaşlarım da beni tanıyor. En fazla 3 puanı bu soruda kapmayı başardım.

Bu anket ne işe yarar?

Kurumsal hayat geçmişi olanlar, özellikle global kurumda çalışanlar bilir; bu anketlerden bolca yapılır. Yöneticileri, çalışma arkadaşlarını, işyeri atmosferini değerlendirdiğiniz bu anket sonucu kurumda bazı düzeltmeler, geliştirmeler yapılır. Tabii bu, ideal bir kurum için geçerli. Benim 1.5 yıl süren global kurum çalışanı deneyimimde bu söz konusu olmadı ne yazık ki. Peki bireysel olarak bu anketi yaparak bir insan kendini geliştirebilir mi? Daha iyi, kendinden daha razı bir insan olmasını sağlar mı?

Sözü yine Dr. Duymaz’a bırakıyorum: “Her birimiz, kendimizi belli şekillerde tanımlar ve algılarız. Hatta bazen bu tanımlar çerçevesinde davranabilmek için, kendimizi epey sıkıntıya soktuğumuz da olur. Sahip olduğumuz özellikler ve sahip olmayı arzu ettiğimiz ‘ideal kişilik’ bazen de çatışmaya girer. Kişiler arası ilişkilerde, pek çoğumuz kendimizi belli özelliklerde tanıtmak isteriz. Jung, bunu persona olarak adlandırır. Kimseyle paylaşmadığımız karanlık taraflarımızı ise bazen biliriz, bazen farkında bile olmayız. Peki kendimizi algılama şeklimiz, diğer insanların bizi algılama şekli ile aynı mıdır? Öncelikle kendimizi algılarken bile bilişsel yanlılıklarımız vardır. Kendimizi bazen olduğumuzdan daha kötü, bazen ise daha iyi algılama eğiliminde olabiliriz. Duygular bu noktada bizi farklı düşüncelere itebilir. Girdiğimiz farklı ortamlarda, nasıl göründüğümüz ile ilgili kaygı arttıkça, kendimizi ideal olduğunu kabul ettiğimiz bazı davranış kalıpları içinde bulabiliriz. Yakın ilişkilerde ise bağlanma açısından kaygımız ne kadar az ise, daha içimizden geldiği gibi davranabiliriz.”

‘Oradan ne görüyorsun’ diye sormanın faydası

Duymaz diğerlerinin bizi nasıl algıladığının sadece bizim davranışlarımızla değil, diğer insanların da algılama süreçlerinden etkilendiğinin altını çizmeyi ihmal etmeden söze şöyle devam ediyor: “Pek çok araştırma, kendilik algımız ile yakın olduğumuz diğer insanların bizi algılama şeklinin çoğunlukla paralel olduğunu söylüyor. Ancak bunun tersine, 2012 yılında Social Psychological and Personality Science dergisinde yayınlanan bir araştırma, yakın ilişki kurduğumuz insanların kişiliğimiz hakkında bize bilgi kaynağı olabileceğini öne sürmüştür. Burada kişisel kanaatim, yakın ilişkide olduğumuz insanlardan kendimiz hakkında bilgi almak ve ortak temalar olup olmadığına bakmanın farkındalık kazandırabileceği yönünde. Örneğin, çok konuşkan biri olduğunuzu düşünürken, insanların ‘iyi bir dinleyicisin’ geri bildirimi, kendimizle ilgili algıyı tekrar değerlendirmemize vesile olabilir. Akılda tutmamız gereken, bizim ve ötekilerin algılarının her zaman yanılsamaya açık olduğu, ancak bazen ‘Oradan ne görüyorsun?’ sorusunun kendimize farklı bir perspektiften bakma şansı verebileceğidir.”

‘You shall not pass’ diyen Gandalflarım

Benim için ‘Aydil Durgun Değerlendirme Anketi’ seçim anketi sonuçlarını beklemekten daha heyecanlı bir deneyim oldu. Elbette arkadaşlarımızla sohbetlerimizin doğal akışında kişiliğimiz hakkında geri bildirimleri alıyoruz ancak anonim bir şekilde ve yapılandırılmış bir yöntemle bunu yapmak daha başka.

Anket sayesinde iyi taraflarımı görmek, değerimin bilindiğini bir kez daha hissettirdi. Kabullenmekte zorlandığım bazı özelliklerimi  yazılı bir şekilde yeniden karşıma çıkardı. Kaçmaya çalıştığım bu yanlarım karşısında arkadaşlarım yanıtlarıyla “You shall not pass” diyen Gandalf gibi karşıma dikildi. Kesinlikle yapmanızı öneririm, daha iyi bir versiyonunuz olmanıza katkı sağlamasa bile çok eğleneceğiniz garanti.

Uzmanı yanıtlıyor: Bugünlerde aşkı bulmak neden daha zorUzmanı yanıtlıyor: Bugünlerde aşkı bulmak neden daha zor

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.