Uzaktan bakıldığında şöhrete ulaşmak hele bunu çok genç yaşta başarmak ne kadar da güzel görünüyor. Ama işin iç yüzü tam olarak öyle değil.
Uzaktan bakıldığında şöhrete ulaşmak hele bunu çok genç yaşta başarmak ne kadar da güzel görünüyor. Ama işin iç yüzü tam olarak öyle değil elbette. Bu, aynı zamanda tehlikeli bir durum.
Çünkü bir tür “kurtlar sofrası” olan o pırıltılı dünyada bir yetişkinin bile ayaklarını sağlam şekilde yere basması zorken insanın bunu çocuk haliyle yapması imkansıza yakın bir şey.
İşte 2000’lerin başında ‘şöhret kurbanı’ olan Lindsay Lohan bunlardan biri.
Daha çocukken şöhrete ulaştı Lohan. Ailesi de onun bu durumunu abartı değil kullandı. Sonra yaşı büyüdükçe, gençlik ateşinin hızıyla yüreği daha hızlı attıkça o şöhreti idare edemez oldu. Kötü alışkanlıklar, aslında taşıyamadığı şöhreti, ardına yaptığı hatalar derken hayatı dağıldı.
Öyle ki bir ara onu sevenler ve hayranları hayatından bile endişe etmeye başladı. Sonunda bir sihirli el uzandı ve onun hayatını da tamamen değiştirdi.
Kocası ve biricik oğlunun babası Bader Shammas oldu o sihirli elin sahibi. Şimdi o eski günlerinden uzakta daha sakin bir hayat sürüyor Lohan.
Ama dönüş geçmişine baktığında bir zamanlar aslında nasıl da yardıma muhtaç kaldığını yine de kimsenin destek olmadığını fark edip bunu sorguluyor. Bugün artık 39 yaşında olan Lindsay Lohan, Vogue Arabia’ya verdiği röportajda bunu bir kere daha masaya yatırdı.
Spot ışıkları altında büyümekle ilgili olarak şunları söyledi Lohan “Şimdi geriye bakıyorum ve neden kimsenin gelip beni oradan almadığını, neden beni daha fazla korumadığını sorguluyorum. Ergenlik çağındayken bunu kendi başınıza nasıl yapacağınızı bilmiyorsunuz çünkü.”
Lindsy Lohan 1998 tarihli The Parent Trap adlı yapımla küçük bir çocukken ün kazandı. Sonra da birçok başka yapımda kamera karşısına geçti.
Oyunculuk kariyerinin yarı sıra aslında yaşına uygun olmayan gece kulüplerinin müdavimi olması, kötü alışkanlıkları, kimi zaman gözaltına alınması derken sayfalarının manşetlerinden inmez oldu.
İşte söylediğine göre de o dönemde yani tam da çok ihtiyacı olduğu sırada kimse ona yardım elini uzatmadı.
2014’te Dubai’ye taşındıktan sonra hayatı değişti. O çılgın hayattan uzaklaşmasının yanı sıra yaşla birlikte gelen özgüven de onu değiştirdi.
Elbette mesleğinden ve ABD’den tamamen elini eteğini çekmedi Lohan. Gerektiğinde yine gidip çekimlere katılıp sonra Dubai’ye, evine geri dönüyor. Onun bu durulup oturmuş hayatında kocası Bader Shamas’ın etkisi de tartışılmaz.
Lindsay Lohan evlendikten sonra mucize üstüne mucize yaşadı dense yeri.
40 yaşına girmesine bir yıl kaldı ama sanki Lohan 20’li yaşlarında olduğundan çok daha genç görünüyor. Zaman zaman yaptığı ve hayatından kesitler sunduğu sosyal medya paylaşımlarında da görüldüğü gibi bu yeni hayatı Lohan’a gayet olumlu etki etti.
Lohan ve Kuveyt doğumlu bir finansçı olan Bader Shammas, Dubai’de bir restoranda tanıştı.
Elbette sosyal medyanın vazgeçilmezi filtreleri ve kendisi gibi ünlülerin başvurduğu gençleşme yollarını da kullanıyor. Ama yine de bu yeni hayatı Lindsay Lohan’ın kelimenin tam anlamıyla gençlik yıllarından bile daha genç görünmesini sağladı.
Lohan bir süre önce Gulf News’a verdiği bir röportajda bu yeni hayatı sayesinde aradığı huzuru bulduğunu anlattı.Onun söylediğine göre Dubai’de paparazzi olmadığı için kendi hayatının kontrolünü elinde tuttuğunu hissediyor ve bu da Lohan’a çok iyi geldi.
Yine aynı röportajda bu durumu da şöyle anlatmıştı Lindsay Lohan: “Gerçekten bir özel hayatım olduğunu ve kendime zaman ayırabildiğimi fark ettim. Dubai’de kalmaya karar verdim çünkü işimi bitirdikten sonra normal bir hayat sürmenin ne demek olduğunu öğrendim.”
Söylediğine göre Lohan, Dubai’deki hayatında kendine daha fazla zaman ayırabiliyor, artık kendini ön plana koyabiliyor. Gerektiği zaman da “hayır” diyebiliyor. Kendisi için yapmak istediklerini rahatça yapıyor. Bütün bunlara mutlu bir evlilik ve güzel bir çocuk da eklenince ruhundaki huzur da yüzüne ve gülüşüne yansıyor Lohan’ın.
Lohan, Allure dergisine verdiği röportajda da Dubai’deki günlük hayatını nasıl oluşturduğunu anlattı. Düzenli egzersiz, cilt bakımı ve genel sağlığı konusunda çok daha bilinçli artık Lohan söylediğine göre. Aslına bakılırsa oğlu Luai’yi dünyaya getirdikten sonra cildi eskisine göre daha çok hassaslaştı ama beslenme düzenini değiştirip daha sağlıklı tercihler yaparak buna da çözüm bulduğunu anlattı.
Lindsay Lohan evliliği hakkında da sosyal medya üzerinden takipçilerini bilgilendirmişti. Kendi doğum gününde Shammas ile çekilen bir fotoğrafını paylaşıp ondan “kocam” diye söz etmişti. Lohan, Shammas ile evlendiği için kendini “dünyanın en şanslı kadını” hissettiğini saklamadı. Paylaşımında daha ilginç cümleler de vardı: “Kocam olmana şaşırdım. Hayatım ve her şeyim. Her kadın böyle hissetmeli” demişti.
Böylece de sürpriz bir şekilde evlendiğini duyurmuştu. Ondan bir sene önce de nişan haberi vermişti. Fakat Lindsay Lohan’ın eski hayatını bilenler ve onun daha önce bir bir kez nişanlanıp olaylı bir şekilde ayrıldığını hatırlayanlar onun gün gelip evleneceğine pek ihtimal vermemişti. Ama sonunda herkesi şaşırttı ve hem evlendi hem de anne oldu.